Yargıtay 3. Ceza Dairesi, sanığın mutad bankacılık işlemleri ve örgütün amacı bilinmezken katıldığı sohbet toplantılarının silahlı terör örgütü üyeliği için yeterli ve somut delil teşkil etmemesi nedeniyle mahkumiyet hükmünü bozdu.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararını, sanığın rutin bankacılık işlemleri dışında örgütle organik bir ilişki kurduğunu, ByLock kullandığını veya kod adıyla hareket ettiğini gösteren kesin ve yeterli delil bulunmadığı, örgütün gerçek amacı ortaya çıkmadan önceki dönemdeki sohbet toplantılarına katılımının tek başına örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği ve eylemlerinin sempati düzeyinde kaldığı gerekçeleriyle hukuka aykırı bularak bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/729 E.  ,  2026/2777 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/845 E., 2021/847 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/60 E., 2020/126 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dosyaya mübrez 08.07.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre sanık tarafından yapılan tüm işlemlerin mutad bankacılık işlemi olduğunun belirtilmesi karşısında; gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceği nazara alınarak;
... kullanıcısı olmayan ve kod adı kullanmayan sanığın, dosya kapsamında yer alan tanık beyanlarına göre örgütün nihai amacının kamuoyunca bilinebilir hale geldiği döneme kadar örgütsel içeriği kanıtlanamayan sohbet toplantılarına katılması dışında örgütle organik ilişki içine girip süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı, dosyaya yansıyan mevcut deliller göz önünde bulundurulduğunda sanığın eylemlerinin örgüte sempati düzeyinde kaldığı gözetilmeden atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçundan beraati yerine yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.