Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, marka benzerliği, karıştırılma ihtimali, önceki hak ve kötüniyet iddialarıyla TPI kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü talepli dava.
Özet: Davacı, kendi köklü ve tanınmış markalarıyla iltibas yaratması, kötüniyetli olması ve ticari itibarından haksız faydalanmaya çalışılması nedeniyle davalı şirkete ait "..." ibaresini içeren marka başvurusuna ilişkin kararın iptali ile markanın tescil halinde hükümsüzlüğünü talep ederken, davalı şirket başvurularının zaten reddedildiği için davanın konusuz kaldığını savunmuş; böylece dava, marka tescilinin önceki haklara, iltibasa ve kötüniyete dayanarak iptali veya hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği üzerine odaklanmıştır.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/134 Esas - 2026/116
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2025/134 KARAR NO : 2026/116 DAVA : Marka .... Kararı İptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 21/03/2025KARAR TARİHİ : 23/03/2026 Yazım Tarihi: 01/04/2026İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE:“Davalı Şirket’e ait ... sayılı “... ... + ...” marka başvurusunun itiraza dayanak markalarının esas unsuru ...” ibaresini aynen asli unsur olarak içerdiği; Davalı Şirketin "... ..." markasında "..." ibaresinin sektörel özellik taşıyarak tali nitelikte iken markanın ... unsurundaki “...” ibaresinin markanın en üst konumunda büyük puntolarla yazılarak ön plana çıkartılan ve tüketiciler bakımından dikkatini çeken esas unsur olmasının sağlandığı; taraf markalarında ortak unsur konumunda bulunan “...” ibaresinin markaların başlangıç kısmında yer alması benzerliği artırdığı; tüketicilerin “...” ibaresine konsantre olacağı, markalar arasında bariz bir kavramsal benzerlik bulunduğu ve taraf markalarının karıştırılma ihtimaline yol açtığının kabulü gerektiği; davaya konu markanın tescilii halinde, Davacı markalarının ayırt ediciliğinin zayıflaması ve pazardaki konumunun olumsuz etkilenmesinin kuvvetle muhtemel olduğu; tüketici kesiminde iki marka arasında bağlantı ya da ticari ilişki bulunduğu yönünde yanıltıcı bir algıya yol açacağından, Davalı Şirket’in Davacı markalarının sektörde yıllar içinde elde ettiği ticari itibar ve bilinirliğinden haksız şekilde faydalanacağı; Davacının uzun süredir yürüttüğü ticari faaliyetler, reklamlar, iş birlikleri ve sektöründe öncü konumu sayesinde SMK m. 6/3 anlamında gerçek hak sahibi olup, markalarının yoğun kullanımı ve çeşitli projelerle elde ettiği tanınırlık sayesinde gün geçtikçe bilinirliği artırdığından, üstün bir hakka sahip olduğu ve tescil kapsamındaki sınıflarda hukuken önceki hak sahibi sıfatını taşıdığı; Davacının “... ...” projesi elde ettiği başarı sayesinde Türkiye’nin önde gelen gazeteleri .... gibi prestijli yayınlarda defalarca haber yapıldığı; ... web sitesi 1.5 milyonun üzerinde kullanıcı tarafından ziyaret edildiği; “... ” projesinin ...’nin .... (....) kapsamında hibe almaya dahi layık görüldüğü; Davalı Şirket tarafından "..." ibaresi kullanılarak tanınırlık düzeyinden fayda sağlanmaya çalışıldığından, kötüniyet barındıran başvurunun reddi gerektiği”ileri sürülerek 23.01.2025 tarihli ... sayılı ... kararının iptali ile ... sayılı “... ...” marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı Firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: “Davalı Şirketin ... başvuru numaralı "... ... + ..." ibareli marka başvurusuna ilişkin yapılan resmi incelemeler neticesinde, Davalıya "tescil edilemez" yönünde bir bildirim ulaştığı ve başvurunun kendiliğinden düştüğü için davanın konusuz kaldığı ve davacının işbu davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığı” ileri sürülerek davanın reddini talep etmiştir.MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... KARARININ İPTALİ YÖNÜNDEN; davalı firmanın ... sayılı başvuru markasına yönelik davacı tarafın itiraz mesnedi markaları dolayısıyla SMK 6/1 maddesine göre iltibas, SMK 6/4-5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/6 maddesine göre diğer fikri hak iddia ve itirazlarının reddi konusunda verilen ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği;HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ AÇISINDAN; Dava dilekçesinde belirtilen davalının markasının tescili halinde davacı tarafa ait SMK 6/1 maddesine göre taraf markaları arasında iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım, SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddia ve itirazlarının yerinde ve doğru olup olmadığı, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 02/02/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 21/03/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; “... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ..., .... sayılı "... " ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle SMK'nın 6/1, 4, 5, 6. maddeleri uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itirazın incelendiği; yapılan incelemede, uyuşmazlık konusu markalarda ''...'' ibaresinin ortak olarak yer aldığı görülmekle birlikte, yayına itiraz incelemesi neticesinde halen başvuru kapsamında kalan hizmetlerle itiraz gerekçesi markaların kapsamında yer alan mal/hizmetlerin farklı tür olduğu, başvurunun ''...'' ibaresinin yanı sıra ilave unsurlar da ihtiva etmesi hususları birlikte dikkate alındığında, markalar kapsamında farklı tür mal/hizmetler bakımından markaların karıştırılmayacağı sonucuna varıldığı; SMK'nın 6/4, 6/5, 6/6. maddelerine dayalı itirazın kabulüne yönelik yeterli kanaat oluşmadığından belirtilen maddelere dayalı itirazlar kabul edilmediği” belirtilmiştir." ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur.SMK 6/4 maddesine göre tanınmış markada ;... sözleşmesi kapsamında tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, işaret ve emtia açısından aynı veya benzerinin Türkiye'de aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından başvurusunun yapılması halinde itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmektedir.SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir.Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı başvuru Markası Davacı Markaları...+... ... (...) ... 22/02/2026 tarihli Bilirkişi Raporunda ÖZETLE; "(1) Davacının karar iptal ve hükümsüzlük talebine mesnet gösterdiği SMK 6/1 kapsamında, hem “... ...” kelimelerinin esas unsur olarak içeren ... sayılı başvuru markasının hem de Davacının .... sayılı “..... sayılı “... A.Ş.” ibareli markalarının marka kompozisyonlarında “...” ibaresinin ayrı ve bağımsız ayırt edici role sahip olan esas unsur olarak kullanıldığı; taraf markalarının ortak unsur niteliğindeki ... kelimesi sebebiyle bütünsel genel izlenimde görsel, işitsel ve kavramsal olarak orta düzeyde benzerlik taşıdığı;(2) ... sayılı başvuru markasının, tesciline karar verilen 35. sınıfa konu hizmetlerden sadece “Müsterilerin malları elverisli bir sekilde görmesi ve satın alması için Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, eristeler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, pogaça, pide, sandviç, katmer, börek, yas pasta, baklava, kadayıf, serbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keskül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çesni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nisastalar. Toz seker, kesme seker, pudra sekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Sekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmis çerezler, patlamıs mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, islemden geçirilmis bugday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez; Biralar, bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, mesrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginlestirilmis sporcu içecekleri.Alkollü içecekler (biralar hariç): Saraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri”nin, Davacının ... sayılı markasının kapsadığı 29 ve 31. Sınıf, .... sayılı markalarının kapsadığı 29, 31, 35 ve 43. sınıf gıda sektörüne ilişkin mallar ve hizmetler ile yüksek düzeyde benzerlik taşıdığı ve belirtilen bu hizmetler bakımından SMK 6/1 uyarınca ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu; (3) Davacının karar iptal ve hükümsüzlük talebine mesnet gösterdiği SMK 6/5 kapsamında, dosya münderecatında, Davacının ... ibaresini içeren herhangi bir markasının ilgili sektördekiler tarafından refleks halinde müdahaleye ihtiyaç duymadan hatırlanan tanınmış bir marka”olduğunun veya başvuru markasının tesciline karar verilen 35. Sınıf hizmetlerde kullanılması halinde; bu hizmetlerin hitap ettiği potansiyel Alıcıların Davacıya ait markaları veya iddia edildiği gibi yapı/gayrimenkul/inşaat sektörü ile bağlantı kuracağının, bu bağlantının yaratacağı olumlu izlenim ve çağrışımla satın alma tercihleri değişerek başvuru markasına yöneleceğinin ve böylece Davalının Davacı markalarından haksız menfaat sağlayacağının veyahut Davacı markalarının itibarı veya ayırtedici niteliğine zarar verilebileceğinin somut olgu ve delillerle ortaya konulamadığı; (4) Davacının karar iptal ve hükümsüzlük talebine mesnet gösterdiği SMK 6/6 kapsamında, davaya konu marka başvurusunun yapıldığı 05.06.2023’den daha önce, Davacının adına tescilli ... ibareli bir işletme adı, internet alanı veya tasarım vb. tescili bulunduğuna ve bu nevi bir işaret altında fiilen başvuru markasının tesciline karar verilen 35. Sınıf hizmetlerin iltibas yaratabileceği herhangi bir mal üretimi veya hizmet sunumu bulunduğuna dair hiçbir delile rastlanmadığı; (5) Davacının ilk kez huzurdaki davada hükümsüzlük talebine mesnet gösterdiği SMK 6/3 kapsamında, dosya münderecatında, davaya konu marka başvurusunun yapıldığı 05.06.2023 tarihinden daha önce, Davacının, başvuru markasını veya markada esas unsur olarak kullanılan ... ibaresini, başvuru markasının tescil edildiği 35. konu herhangi bir hizmet bakımından fiilen markasal olarak kullandığına, bu hizmetler bakımından ayırtedici hale getirdiğine ve böylece gerçek haksahibi sıfatı kazandığına dair delile rastlanmadığı;(6) Davacının ilk kez huzurdaki davada hükümsüzlük talebine mesnet gösterdiği SMK 6/9 kapsamında, Davacının iddia ve delilleri ile tespitlerimizin yukarıda belirtildiği; " şeklinde ifade edilmiştir.Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir. GEREKÇE:Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;Davalının "...+... ... " ibareli marka başvurusu ile davacının " ..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu;Diğer yönden bilirkişi heyeti raporunda sayfa 5-15 deki karşılaştırma tablosuna göre dava konusu başvuru markasının kapsamındaki yukarıda belirtilen 35. Sınıftaki " Müsterilerin malları elverisli bir sekilde görmesi ve satın alması için Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, eristeler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, pogaça, pide, sandviç, katmer, börek, yas pasta, baklava, kadayıf, serbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keskül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çesni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nisastalar. Toz seker, kesme seker, pudra sekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Sekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmis çerezler, patlamıs mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, islemden geçirilmis bugday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez; Biralar, bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, mesrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginlestirilmis sporcu içecekleri.Alkollü içecekler (biralar hariç): Saraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri" yönünden davacı markalarının kapsamındaki mallarla aynı/benzer/ilişkili emtialar olduğundan kısmen emtia benzerliği de gerçekleştiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu yukarıda belirtilen mallar/hizmetler açısından ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacıların itiraz mesnedi " ... " ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasındaki benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, benzerlik nedeniyle bu mallar/hizmetler açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği , taraf markaları arasında bu mallarda/hizmetlerde SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu; Bu emtialar açısından aksi yöndeki ... kararı yanlış olarak değerlendirildiği;Bunun dışında kalan emtialarda ise SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı;Diğer yönden ise ;Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı;Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;Ancak bu durumlar yukarıda açıklanan kısmi iltibası ortadan kaldıran sebepler oluşturmadığından dava kısmen kabul edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1- Davanın KISMEN KABULÜNE,2- Dava konusu .... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... sayılı markanın kapsamında yer alan 35. Sınıftaki " Müsterilerin malları elverisli bir sekilde görmesi ve satın alması için Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, eristeler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, pogaça, pide, sandviç, katmer, börek, yas pasta, baklava, kadayıf, serbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keskül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çesni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nisastalar. Toz seker, kesme seker, pudra sekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Sekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmis çerezler, patlamıs mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, islemden geçirilmis bugday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez; Biralar, bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, mesrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginlestirilmis sporcu içecekleri.Alkollü içecekler (biralar hariç): Saraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri" yönünden ... kararının kısmen iptaline, marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına,3- Diğer kısımlar yönünden davanın reddine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,6-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine, 7-Davacının yaptığı; 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 265,00 TL tebligat gideri, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 16.880,40 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 8.440,20 TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 23/03/2026 Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır