2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti davasında, taşınmazın niteliği, değerleme yöntemleri, kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışı hususlarında yapılan temyiz incelemesi.
Özet: İdare tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve yol olarak tescili davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararı istinaf üzerine bölge adliye mahkemesince bir kez kaldırılarak yeniden yargılama için geri gönderilmiş, yeniden yargılamada ilk derece mahkemesinin tekrar davanın kabulüne karar vermesi üzerine, tarafların yaptığı ikinci istinaf başvuruları bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek, kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmazlara net ürün gelirine göre değer biçilmesindeki yöntemin, uygulanan kapitalizasyon ve objektif değer artışı oranlarının, bilirkişi raporundaki münavebe ürünleri ve verilerinin bölgesel yapıyla uyumunun ve kısmi kamulaştırma sonrası kalan yerler için belirlenen değer düşüklüğü oranlarının hukuka uygun olduğuna karar verilerek ilk derece mahkemesi hükmü onanmıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/10546 E.  ,  2026/1806 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2620 Esas, 2025/956 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gelibolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/719 Esas, 2024/443 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili ve yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Çanakkale ili, ..., ... köyü13 59... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların arsa olup olmadığının araştırılmasının zorunlu olduğunu, taşınmazlar tarım arazisi ise kuru ve sulu tarım arazisi olup olmadığının ve taşınmazların kıymetini etkileyecek her bir unsurun ayrı ayrı gösterilmesi gerektiğini, objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, kamulaştırmadan sonra kalan kısımda değer azalışı olacağını, bilirkişilerce Tarım Müdürlüğü verileri de dikkate alınarak rapor düzenlenmesini talep ettiklerini, taşınmazların ve kamulaştırılacak alanın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; objektif değer artış oranının % 40 alınmasının doğru olmadığını, taşınmazlar "kuru tarım arazisi" olarak nitelendirildiği halde kapitalizasyon faiz oranın yüzde 5 olarak alınmasının yanlış olduğunu, üretim giderlerinin brüt üretim gelirinin 1/3'ünden fazla olamayacağı yönündeki görüşün yanlış olduğunu, arta kalan kısımda değer düşüklüğü kanaatinin doğru olmadığını, ayrıca idare adına vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kamulaştırma bedelinin oldukça düşük olduğunu, taşınmazlar arsa ise emsal satışlar üzerinden bedel tespitinin zorunlu olduğunu, taşınmazın tarım arazisi olarak kabulü halinde ise bedelin kabulünün mümkün olmadığını, emsallerine göre bedelin oldukça düşük olduğunu, münavebeye esas alınacak ürünlerin doğru uygulanmasının taşınmazın gerçek değerinin tespitini kolaylaştıracağını, bilirkişi kurul raporuna esas alınan tarım verilerinin 1 yıl öncesinin verim ve birim fiyatı olduğunu, kapitalizasyon faizinin hatalı olduğunu, %40'lık objektif değer artışının çok az olduğunu,
fark bedelin 2019 yılı bedelleri ile hesaplanmasının taşınmazın değerinin çok altında bir bedelin tespitine sebep olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kuru taban arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara net ürün gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi oranı ile objektif değer artışı oranının uygun olduğu, bilirkişi heyeti raporunda belirtilen münavebe ürünleri ve verilerinin bölgenin münavebe yapısı ve resmi tarım verileri ile uyumlu olduğu, kısmi kamulaştırmalar sonucu arta kalan yerler için kesilen değer düşüklüğü oranı kalan yerlerin şekline ve ekonomik tarım yapılmasını zorlaştırma derecesine göre; 1359 parselden kalan yerin 1338,81 m² olması sebebiyle % 45... parselden kalan yerin 3928,40 m² olması sebebiyle %20 olarak belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ilaveten kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz veye mevduata uygulanan en yüksek faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara net gelir metoduna göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda 2020 yılı Gelibolu İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin uygulanması, dava konusu taşınmazın belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre belirlenen kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artışı uygun görülmüştür.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Taraf vekillerinin yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.