İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, tıbbi cihaz sektöründe otomatik ventilatörlerin yay malzemesi kaynaklı haksız rekabet iddialarını inceleyerek istinaf kararını değerlendiriyor.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, medikal malzeme sektöründe faaliyet gösteren davacı şirketin, solunum cihazları üreten davalı şirketin ürünlerinde kullandığı yayların iddia edildiği gibi "berilyum bakır" yerine manyetik alandan etkilenen farklı bir metalden imal edildiği ve bu durumun bir raporla tespit edilmesinin haksız rekabet teşkil ettiği iddiasıyla açtığı bir davadır. Davacı, haksız rekabetin tespiti, davalı ürünlerinin satışının ve piyasaya sunulmasının yasaklanması, kamu ihalelerinden men edilmesi ve mevcut ürünlerin toplatılıp imha edilmesi gibi çeşitli taleplerde bulunurken, davalılar iddiaları reddetmekte, kendi ürünlerinde berilyum bakır kullandıklarını savunmakta ve davanın kötü niyetli olduğunu belirtmektedir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/388
KARAR NO : 2026/1307
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/11/2023
NUMARASI : 2022/246 E. 2023/835 K.
DAVANIN KONUSU : Haksız Rekabetin Tespiti Ve Meni
KARAR TARİHİ : 10.09.2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 10.09.2026
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.11.2023 tarih 2022/246 E. 2023/835 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin "....Şirketi" ("..."), medikal malzemelerin tedariki konusunda faaliyet gösteren bir limited şirketi olduğunu, üniversite hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri, anestezi, yoğun bakım ve acil servis klinikleri başta olmak üzere, acil sağlık hizmetleri’nin sağlandığı .., .. birimleri ve ulusal güvenlikten sorumlu kurumlara ihtiyaçlarını karşılamak üzere, Avrupa ve Amerikan menşeli medikal malzeme üreticileri ile bağlantı kurmakta, bu firmaların Türkiye distribütörlüklerini üstlendiğini, piyasa sürdüğü “otomatik ventilatör” ya da “resüsitatör” olarak adlandırılan; solunumu tamamen durmuş veya yetersiz olan hastalara, sürekli akışlı, basınç döngülü ventilasyon desteği (solunum ve gerekli oksijen desteği) sağlayan medikal bir cihaz olduğunu, söz konusu edilen cihazı üretip pazarlayan piyasadaki diğer bir şirket, davalılardan ".. ... Şirketi" olup “...” markalı tek kullanımlık mekanik vantilatör olduğunu, bu cihazda kullanılan yayların “Berilyum Bakır”dan imal edilmiş olduğunu, ... tarafından üretilmiş olan üründe kullanılan yaylarının Berilyum Bakır’dan imal edilmediğini bu üründe, manyetik alandan önemli ölçüde etkilenen başka bir metal cinsinin kullanılmış olduğunun tespit edildiğini, diğer davalı ...’ın hazırlamış olduğu raporun haksız rekabet fiilinin konusunu oluşturduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitini, davalı ... tarafından dava konusu .. ..markalı ventilatörlerin satışının ve diğer yollar ile piyasaya sunmasının yasaklanmasına, Kamu ihalelerinden yasaklanması için davalı ... hakkındaki kararın T.C. Sağlık Bakanlığı'na bildirilmesine, ...'ın elinde bulunan ve kamu hastanelerine satılan dava konusu ... markalı ürünlerin toplatılarak imha edilmesine, Sağlık Bakanlığı Çiğli Araştırma Hastanesi veya Tepecik Araştırma Hastanesi'ndeki dava konusu ürünler üzerinde yapılacak ivedi bilirkişi incelemesi sonucuna göre İhtiyati tedbir yoluyla, ...'ın elinde bulunan...markalı ürünlere el konulmasına, İhtiyati tedbir yoluyla kamu hastanelerinde yer alan ... markalı ürünlerin kullanılmasına engel olunmasına ve yargılama sonuna kadar bunların muhafaza altına alınmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... vekili, tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu vaka ile ilgili diğer davalı şirketin iş bu ürünü geliştirme safhasında yaptığı testlerden sadece birine katıldığını, test aşamasından sonra diğer davalı şirketin üretip piyasaya sunduğu ürünler incelendiğinde hangi malzemeleri kullandığı, içerik olarak hataşlı ve yanıltıcı beyanlarda bulunup bulunmadığı gibi hususların davalının bileceği husus olmadığını belirterek gerek davacı gerek ise diğer davalı şirkete karşı davalının kişilik hakları ile Bilimsel kariyerine tecavüz içeren eylem ve iddialar sebebiyle her türlü şikâyet ve dava açma hakkları ile maddi ve manevi tazminat davası açma hakları saklı kaldığını, davalıya yöneltilmiş haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama masrafları ile ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesinin istemiştir.
Davalı .... Şirketi vekili, tarafından davanın sebebinin hasmane duygu ve düşüncelere dayalı olduğunu, davaya konu ürünün geliştirilmesi ve üretilmesinde berilyum bakır yayların kullanıldığını, yay konusunda haksız rekabet yapanın davacı olduğunu ayrıca diğer davalı .. . .. tarafından hazırlanan 4 sayfalık raporun sadece 4. Sayfasından bahsedilmesinin davanın kötü niyetle açıldığını gösterdiğini, diğer davalının bu çalışmada her iki metali de kullanıp raporunda aradaki farkı açıkça belirtmiş olmasına rağmen, davacı tarafın kötü niyetli olarak bunu görmezden geldiğini yapılan bu çalışmanın CE belgesinin alınmasından önceki tarihte olduğunu, CE belgesinin dosyasının içeriğinde de konulması zorunlu olduğunu, ayrıca CE belgesinin onaylanma süresinin rapor tarihinden 10 ay sonra olduğunu belirterek davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, görevlendirilen bilirkişilerden .... tarafından bizzat davalı tarafça dava dışı hastaneye satılan ve numunelerin müzekkere gereği el konulmakla birlikte incelenen 5 adet üründeki yayların berilyum, bakır ve gümüş elementlerinden oluştuğu, bunların insan sağlığına olumsuz bir etkisinin olmadığı, söz konusu yayaların cinsinin ürünün güvenliğine bir etkisinin bulunmadığı, bunların manyetik alandan etkilenmeyen malzemeler olduğu göz önüne alındığında davalı tarafça üretilip serbest piyasa arz ile serbest piyasa tarafından kullanıldığı anlaşılan medikal malzeme olan ventilatörlerin hastalara kullanımı bakımından hastaların sağlığına herhangi olumsuz bir durumu barındırmadığı gibi kullanım yönünden güvenlik anlamında da olumsuz bir durum oluşturmadığı bu nedenle davacının davalı . ... A.Ş. yönünden ileri sürdüğü iddiaların somut dosya kapsamında soyut bir iddiadan öteye geçemediği, davalı şirketin ürettiği ürünlerin serbest piyasada kullanımı bakımından gerek davacı gerekse dava dışı kamu açısından olumsuz bir durumu barındırmadığından davacının haksız rekabet niteliğindeki iddiasına katılma olanağı olmadığı ayrıca yine yukarıda açıklanan hususlar kapsamında davalı tarafça üretilen ürünler yönünden bilimsel görüş alındığı anlaşılan .... tarafından sunulan Mütala raporunun hükme esas alınan rapor karşısında gerek içeriği gerekse sonuç kanaatinin birbirlerine örtüştüğü bu nedenle davalı ... yönünden ileri sürülen haksız rekabet iddialarının yine soyut bir iddiadan öteye geçemediği bu anlamda ... yönünden de davacı iddiasına katılma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla davacı yanın haksız rekabetin tespiti yönündeki isteminin yerinde olmadığı gibi davalı yanca satılan ve piyasa sunulup kullanıldığı anlaşılan ürünlerin gerek yasaklanması gerek imha edilmesi ve gerekse el konulmasına yönelik taleplerinin yerinde görülmemekle birlikte her ne kadar davacı tarafça bu talepler yanında davalı yanın ihaleden yasaklanmasına yönelik istemden bulunulduğu anlaşılmakla birlikte Mahkememizce 6102 sayılı TTK'nın 56/1-d maddesinde belirtilen kusur ve zarar konusunda aksi tespit değerlendirmesi yapıldığından bu madde çerçevesinde davalının ihalelerden yasaklanmasına dair karar verilemeyeceği anlaşılmakla ileri sürülen bu talep yönünden yasa maddesi gereği karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, dava, ek beyan ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde yer vermiş olduğu açıklamaların hiçbirinin ilk derece mahkemesince dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda varılan teknik sonucun tam aksi yönde olan başka bir teknik rapor daha varken, teknik olarak doğruluğu şüpheli olan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edildiğini, bilirkişilerin tetkiki birlikte yapıp yapmadıkları, test numunelerinin ne şekilde elde edildiği ve ne şekilde açıldığı konularında belirsizlik olduğu gibi tereddüt yaratacak birtakım hususlar bulunduğunu, mevcut dava açılmadan önce davacı taraf ilk önce, delil tespiti yolunu işletmiş; ancak bu talepler reddedilmekle kalmayıp, taleplerin reddedildiği hususu davalı tarafa da tebliğ edilmesinin delil tespitinin amacına tamamen aykırı olan ve delillerin karartılmasına açık bir ortam oluştuğunu, bu doğrultuda davalı tarafın da hastanelerdeki stokları değiştirmek yönünde çabaları olduğu konusunda pek çok şüphe bulunduğunu, numunelerin teslim alınması safhasında her türlü şüpheyi ortadan kaldıracak mıknatıs testinin yapılmasının gerekli olduğu hususunda Mahkeme’den bir talepte bulunulmuş olsa da bu talebin dikkate alınmadığını, birbirinin aksi yönde iki teknik raporun varlığına rağmen mahkeme hükmünü, yalnızca mevcut bilirkişi raporuna dayanarak tesis edildiğini, numune alımında söz konusu olan şüphelerin giderilmesi adına üçüncü bir raporun alınmasının zaruri olduğunu, davalı .... A.ş.’nin dosyaya sunmuş olduğu birbiriyle tutarsız fatura ve irsaliyeler bulunduğunu, dosyaya sunulan irsaliyeler, davalının ürünleri hakkında talep edilen delil tespitinin reddi ve bu kararın davalıya tebliğ edilmesinden sonra düzenlendiğini, bu hususlar mahkemece hiçbir şekilde inceleme konusu yapılmadığını, çelişkili hususları giderecek açıklamalara hükmün gerekçesinde yer verilmediğini, davalı ... A.Ş.’nin dosyaya sunmuş olduğu 15 Mayıs 2020 tarihli üç faturada (fatura no: 0054483-IN, 0054484-IN, 0054485-IN), sırasıyla 14 libre, 55 libre ve 11 libre bakır tel sipariş edildiği, kilogram hesabıyla bunlar yaklaşık, 6.3 kg, 24,9 kg ve 4,9 kg.’a tekabül ettiği, davalının, bu telleri yay hâline getirmek üzere anlaşmış olduğu....Şirketi (bundan böyle ... olarak anılacaktır) lehine düzenlemiş olduğu 4 Şubat 2022 tarihli e-irsaliye (İrsaliye no: 2022000000537) incelendiğinde, bu irsaliyedeki gösterilen bakır tel miktarının da 25 kg, 5 kg ve 6 kg olduğunun görüldüğü, faturalarda belirtilen tel miktarı ile e-irsaliyede belirtilen miktarların aynı olduğunu, teller 2020 yılında sipariş edilmiş; bu tellerin yay hâline getirilmesi için irsaliye düzenlenmesi ise 2022 yılında, nasıl bir tesadüf ise, müvekkilinin davalı aleyhinde birtakım hukukî girişimlerde bulunmasından ve bu hukukî girişimlerden davalının haberdar olmasından sonra gerçekleştirildiğini, müvekkilinin Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nden 26.01.2022 tarihinde, davalının üretmiş olduğu üründeki yayların metal cinsinin tespiti için delil tespiti talebinde bulunduğu ancak bu talebin 28.01.2022 tarihli karar ile reddedildiği, (Esas No: 2022/19 D.İş, Karar no: 2022/19) ve karar davalı tarafa da tebliğ edildiği, tebliğden sonra 4 Şubat 2022 tarihinde, 2020 yılında edinmiş olduğu bakır tellerin yay hâline getirilmesi için irsaliye düzenlendiğini, davalının kendisi hakkında yürütülen hukukî süreci öğrendikten sonra davanın konusunu oluşturan haksız rekabet fiiline sebep olan olguyu değiştirme çabası içine girdiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, haksız rekabetin tespiti ve meni
istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İzmir 3 ATM nin 2022/246 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama ile davacının her iki davalı aleyhine açtığı davaların reddine karar verilmiştir.
Davacının dava dillekçesinde ventilatör olarak belirtilen ve solunumu duran hastalara uygulanan medikal bir cihaz olduğunu ve bu cihazın davalı şirket tarafından üretildiğini ancak chazda yer alan yayların berilyum bakır dan imal edilmediğini başka bir metal kullanıldığını TTK m.55/a-2 ye aykırı olarak "2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek, "gerçek dışı ve yanıltıcı açıklamalarla haksız rekabete yol açtığı ve TTK m.55/a-9 hükmüne göre ventilatörlerde kullanılan ürünlerin MR sonuçlarında değişikliğe yol açacağını, diğer davalı ... ..'ın ise verdiği bilimsel raporun gerçeği yansıtmadığı ve parazit haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek dava acılmıştır. Mahkemece yapılan yargılamada taraflar arasında daha önce dava konusu olan İzmir Fikri Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/29 E.2017/168 K. Sayılı dosyası ile.. . ve ... Şti'nin patent sahibi ...'a karşı açtığı “Faydalı Model Belgesi'nin Hükümsüzlüğü” davasının red edildiği, yine Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/12 E. 2018/17 K. Sayılı dosyası ile davalı ... A.Ş. tarafından ... ve davacı... Şti. ye karşı “Faydalı Model Belgesi'nin Hükümsüzlüğü” davası açıldığı ve davanın kabul edildiği belirlenmiştir.
Bu davalarla söz konusu ürünün davalı adına yeni bir faydalı model olmadığı iddiasının reddi ile yine Ankara Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin kararı ile de davacı ... ...nin davalı ... ve .... Şti.nin TR 2012 0... sayılı başvuruya konu faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü davası kabul edilerek 2012/679 sayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/33 E. Sayılı dosyasında... A.Ş.,nin .. ..Şti. ye karşı “Haksız rekabetin tespiti” davası açtığı belirlenmiştir. Dava sırasında alınan bilirkişi raporun da da bu alette kullanılan yayların vasıfları incelenmiş ve berilyum gümüş ve bakır elementlerinden oluştuğu belirlenmiştir.
Mahkemecede alınan rapor ile iddia ve talepler değerlendirilerek üründe kullanılan yayların hastaların sağlığının olumsuz etkileyip etkilemediği, bu yayların güvenli olup olmadığı bu anlamda davalı şirketin davacının iddia ettiği gibi eyleminin haksız rekabet teşkil edip etmediği ve yine diğer davalı ....ın fiilinin verdiği olduğu raporun yanıltıcı unsur içerip içermediği, parazit rekabet teşkil edip etmediği incelenmiş alınan bilirkişi raporu ile de ürünlerde demir elementine rastlanılmadığı, berilyum bakır ve gümüş malzemelerinin olduğu, davalı...ın fiilinin de parazit rekabet teşkil etmediği belirlenerek dava red edilmiştir.
Davacının istinaf sebebi olarak gösterdiği bilirkişi tayin ve tesbiti ile teste tabi tutulan aletlerdeki parçaların değiştirildiği iddiasını ispatlayacak bir delil mevcut olmadığından ayrıca davacının teknik rapor çelişkisinin mevcut bilirkişi raporu ile de aksi tespit edilmekle taeplerinin reddi gerektiği belirlenmiştir.
Doyayısıyla mahkeme kararırnda . bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10.09.2026