Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, rüzgar enerjisi katkı payının Türkiye İstatistik Kurumu TÜFE endekslemesiyle yanlış hesaplanmasından kaynaklanan istirdat ve alacak davası.
Özet: Rüzgar enerjisi santrali sahibi davacı şirket, davalı idare ile imzalanan katkı payı anlaşması kapsamında, idarenin elektrik üretiminden alınacak katkı payı tutarını TÜFE oranında güncelleştirerek haksız yere fahiş faturalar düzenlediğini, anlaşmanın ilgili maddelerinin yanlış yorumlandığını ve bu yanlış hesaplama sonucu ödemek zorunda kaldığı meblağların istirdatını talep ederek, söz konusu faturanın anlaşmaya uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini savunmaktadır.

T.C. ...5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/233 Esas
KARAR NO : 2026/329
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
DAVA : İstirdat
DAVA TARİHİ : 22/03/2023
- Birleşen ...13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin
...Esas Sayılı Dosyası -
DAVACI : ... - ...
DAVA : İstirdat ve Alacak
DAVA TARİHİ : 27/01/2025
KARAR TARİHİ : 07/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 04/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat ve Alacak davalarının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 24.03.2020 tarihli “...Katkı Payı Anlaşması” imzalandığını, anlaşmanın 1. maddesinin, "Bu anlaşma, mülga Rüzgar Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda yapılan yarışma sonucunda Sütlüce Havza TM’nin 154 kV barası üzerinden sisteme bağlantı hakkı kazanan, isim ve/veya unvanı ile kanuni ikametgahı adresi aşağıda belirtilen Şirkete ait Ilgardere ...üretim tesisinin ilk ünitesinin geçici kabulünün yapıldığı tarihten başlamak üzere ve tüm tesisin geçici kabulünün yapıldığı tarihten itibaren yirmi yıl süre boyunca ...’a ödemeyi taahhüt ettiği ...Katkı Payı bedelinin ödenmesi ile ilgili gerekli hüküm ve şartları içermektedir” şeklinde olduğunu, aynı anlaşmanın 3. maddesinde katkı payı ödemelerinin nasıl hesaplanacağı düzenlendiği ,yine Anlaşmanın 10. maddesinde de;” …Bu anlaşma, Şirketin ...’dan aldığı lisansında belirtilen tarihte yürürlüğe girecek olup ödeme yükümlülüğü üretim tesisinin ilk ünitesinin geçici kabulünün yapıldığı tarihten başlayacaktır.” şeklinde anlaşmaya varıldığı, davalı İdarenin E-95224937-104.01.06.-10561883 sayılı yazısı ile; “… ...katkı payı faturası; Yönetmelik ve ekleri olan Taahhütname, Teklif Mektubu Formu ile anlaşma hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, tesisinizde yıllık üretilecek net elektrik enerjisi için kWh başına şirketinizce teklif edilen ve anlaşma ile akde bağlanmış olan teklifiniz ile yıllık net elektrik enerjisi üretiminizin çarpılması ile bulunacak olan toplam ...katkı payı tutarının teklif yılından ödemeye esas üretim yılına kadar Türkiye İstatistik Kurumu( TÜİK) tarafından açıklanan 2011-2012-2013-2014-2015-2016-2017- 2018- 2019- 2020-2021-2022 yıllarında ilan edilmiş olan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) oranında güncelleştirilerek hesaplanmış olup bahse konu tesisinizin 2021 yılındaki net elektrik enerjisi üretiminin 21.990.895,000 kWh olduğu tespit edilmiştir....katkı payı faturası, tesisinizin ilk ünitesinin geçici kabulünün yapıldığı tarihten başlamak üzere ve tesisinizin tamamının geçici kabulünün yapıldığı tarihten itibaren yirmi yıl boyunca yukarıda belirtilen ilgili mevzuat uyarınca TÜFE oranında güncelleştirilerek hesaplanacak ve Teşekkülümüzce düzenlenerek şirketinize gönderilecektir...” denilerek 21.01.2022 tarihli ve TEA2022015800406 seri no.lu KDV toplam 735.177,04 TL tutarındaki faturanın ödenmesini talep ettiğini, söz konusu faturaya itiraz edildiğini, ancak kabul edilmeyince davacı tarafından 31.01.2022 tarihinde ödemek zorunda kalındığını, bilahare, davalı İdarenin E-95224937- 104.01.06.- 1658384 sayılı yazısı ile; “… ...katkı payı faturası; Yönetmelik ve ekleri olan Taahhütname, Teklif Mektubu Formu ile anlaşma hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, tesisinizde yıllık üretilecek net elektrik enerjisi için kWh başına şirketinizce teklif edilen ve anlaşma ile akde bağlanmış olan teklifiniz ile yıllık net elektrik enerjisi üretiminizin çarpılması ile bulunacak olan toplam ...katkı payı tutarının teklif yılından ödemeye esas üretim yılına kadar Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2011-2012- 2013-2014- 2015-2016-2017-2018- 2019-2020-2021-2022 yıllarında ilan edilmiş olan Tüketici Fiyat Endeksi ( TÜFE) oranında güncelleştirilerek hesaplanmış olup bahse konu tesisinizin 2022 yılındaki net elektrik enerjisi üretiminin 43.021.627,663 kWh olduğu tespit edilmiştir. ...katkı payı faturası, tesisinizin ilk ünitesinin geçici kabulünün yapıldığı tarihten başlamak üzere ve tesisinizin tamamının geçici kabulünün yapıldığı tarihten itibaren yirmi yıl boyunca yukarıda belirtilen ilgili mevzuat uyarınca TÜFE oranında güncelleştirilerek hesaplanacak ve Teşekkülümüzce düzenlenerek şirketinize gönderilecektir…” denilerek 19.01.2023 tarihli ve TEE2023015800190 seri no.lu KDV toplam 2.362.621,36 TL tutarındaki faturanın ödenmesinin talep edildiği, davacı şirketin, davalı Kurum’un 1658384 sayılı yazısının kendisine tebliğini takiben 01.02.2023 tarihinde yazdığı yazı ile fatura bedelinin yanlış hesaplandığını, hesaplamanın yeniden anlaşmaya uygun şekilde yapılmasının talep edildiğini, davacının itiraz yazısının davalı İdare ulaşmasının ardından İdare E-95224937-104.01.06-168785 sayılı yazısı ile itirazlarının reddedildiğini, anlaşma hükümlerine açıkça aykırı olarak hesaplanan 21.01.2022 tarih ve TEA2022015800406 no.lu faturanın davacı tarafından 31.01.2022 tarihinde, 19.01.2023 tarihli ve TEE20223015800190 seri no.lu fatura bedelin de 03.02.2023 tarihinde ihtirazi kayıtla ödendiğini, davacı ile davalı Kurum arasında imzalanan ve yukarıda ilgili maddelerine yer verilen 24.03.2020 tarihli ...Katkı Payı Anlaşmasının 10.maddesinin; ”…Bu anlaşma, Şirketin ...’dan aldığı lisansında belirtilen tarihte yürürlüğe girecek olup ödeme yükümlülüğü üretim tesisinin ilk ünitesinin geçici kabulünün yapıldığı tarihten başlayacaktır” hükmü gereğince, 29.06.2021 yılında geçici kabulü yapılan Ilgardere ...üretim tesisimizin katkı payı ödemelerinin hesaplanmasında 2021 yılının başlangıç olarak alınması gerekirken 2011 yılının başlangıç olarak alınmasının sözleşmeye açıkça aykırılık teşkil ettiğini, anlaşmanın 3. Maddesine göre 2021 yılı için ...Katkı Payının 164.931,71 TL, 2022 yılı için ...Katkı Payının 529.166,01 TL olarak hesaplanması gerekirken hatalı olarak 2011 yılı esas alınarak yanlış hesaplama yapıldığını belirterek sözleşmeye aykırı olarak hesap edilen ve davacı tarafından ödenmek zorunda kalınan, davalı Kurum tarafından ...katkı payı için düzenlenen 21.01.2022 tarih ve TEA2022015800406 no.lu faturanın sözleşmeye aykırı olarak hatalı hesaplanan 570.245,33TL lik, 19.01.2023 tarih ve TEE2023015800190 no.lu faturanın sözleşmeye aykırı olarak hatalı hesaplanan 1.833.455,35 TL’ lik kısmı olmak üzere toplam 2.403.700,68 TL için davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ve 2.403.700,68 TL’nin davalı Kurumdan alınarak davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 01/02/2024 tarihinde UYAP üzerinden gönderdiği dilekçesinde, iş bu dosyada taraflarınca, sözleşmeye aykırı olarak hatalı hesaplanan tutarlar için davacının borçlu olmadığının tespiti ve iadesinin talep edildiğini, ancak faiz taleplerini sehven dava dilekçesinde yazmadıklarını belirterek ıslah taleplerinin kabulü ile toplam 2.403.700,68 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davacı vekili 01/02/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; faiz taleplerinin sehven dava dilekçesinde belirtilmediğinden bahisle fazladan ödenmek zorunda kalınan fatura bedelleri için dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkememizin 12/12/2024 tarihli celse ara kararı ile davacının davasını faiz yönünden ıslah etmesi karşısında maktu karar ve ilam harcının ikmal etmesi için davacı vekiline kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından kesin süre içerisinde ıslah harçlandırılmamış, davacı vekili 13/02/2025 tarihli celse beyanında da ıslah yolunu tercih etmeyerek birleşen ek davanın açıldığını beyan etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın çözümünde idari yargı mercilerinin görevli olduğunu, davanın (yargı yolu) görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olursa davanın esasına ilişkin olarak, davacı tarafın alacak iddiasını kabul etmemekle beraber söz konusu hesaplarında 2021 yılında üretilen elektrik enerjisi için ...Katkı Payı Anlaşmasında yer alan formül gereği ödenmesi gereken 2021 yılı ...katkı payı tutarı 164.931,71 TL olup ilgili yılın TÜFE oranının ve KDV tutarının hiç dikkate alınmadığını, 2022 yılı ...katkı payı tutarı 529.166,01 TL olup ilgili yılın TÜFE oranının dikkate alındığını ancak KDV tutarının hesaba katılmadığının tespit edildiğini, davacının teklif mektubu hükümlerini dikkate almadığı için doğru hesap yöntemi olmadığı değerlendirilmekle birlikte, 2021 yılı için yapılan hesapta 2021 yılının TÜFE'si olan % 36,08 oranı kullanılarak davacı taraf talebine göre doğru hesaplama yapılması halinde Şirkete yansıtılacak olan 2021 yılına ilişkin ...katkı payı tutarının 264.838,11 TL, 2022 yılı için 2022 yılının TÜFE'si olan %64,27 oranı kullanılarak davacı taraf talebine göre doğru hesaplama yapılması halinde Şirkete yansıtılacak olan 2022 yılına ilişkin ...katkı payı tutarının 625.443,91 TL olarak hesaplandığını, (mülga) 4628 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 3. maddesinin 5. fıkrası hükmü doğrultusunda, ... tarafından onaylanan, "Rüzgâr Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği"nin (Yönetmelik) 22.09.2010 tarihli ve 27707 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, yönetmelik kapsamında, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, 1 Kasım 2007 tarihinde alınan Rüzgar Enerji Santralı başvuruları arasından, aynı saha ve/veya aynı trafo merkezi için birden fazla başvurunun yapıldığı durumlarda sisteme bağlanacak olan/olanları belirlemek amacıyla, Teşekküllerince 15.02.2011 - 13.09.2011 tarihleri arasında, 13 farklı pakette ve teklif edilen ...katkı payı miktarları üzerinden ...kapasite tahsis yarışmaları gerçekleştirildiğini, söz konusu yarışmalar ile yaklaşık toplam kurulu gücü 5.500 MW ...için kapasite tahsis edildiğini, ... tarafından söz konusu projelerin lisanslandırma süreci başlatıldığını, davacı şirketin, gerçekleştirilen yarışmalar sırasında sunduğu teklifleri doğrultusunda, ...tesisi için sisteme bağlantı hakkı kazandığıni, anılan tesis için lisans alarak faaliyetlerine başladığını, ayrıca, taraflar arasında, davacıya ait üretim tesislerinin ilk ünitesinin geçici kabulünün yapıldığı tarihten başlamak üzere ve tüm tesisin geçici kabulünün yapıldığı tarihten itibaren yirmi yıl süre boyunca, davalı ...'a ödemeyi taahhüt ettiğini, Rüzgar Enerjisine Dayalı Elektrik Üretimi Santrali (RES) katkı payı bedelinin ödenmesini konu alan, "...katkı payı anlaşması"nın akdedildiğini, davalı tarafından, “Rüzgâr Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği” çerçevesinde yarışmaya katılan ve kazanan şirketlerle imzalanan ...katkı payı anlaşması gereğince; Yönetmelik ve ekleri olan taahhütname, teklif mektubu formu ile anlaşma hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda ...katkı payı faturalarının hesaplandığını, davaya konu edilen faturanın düzenlendiği ...projesi için gerçekleştirilen yarışmada, (unvan değişikliğinden önce) davacı tarafından sunulan teklif mektubunda; "İdarenizce 06/09/2011 tarihinde, Ilgardere ...Projesi için, üretilen kilowatsaat (kWh) başına ...Katkı Payı teklifi verilmesiyle ilgili bütün belgeler ve mevzuat tarafımızdan tamamen okunup incelenidğini, bütün şartlarıyla kabul edildiğini, Ilgardere ...projesinde yıllık üretilecek net elektrik enerjisi için kilowatsaat (kWh) başına 0,75 kuruş teklifleri ile ... tarafından, yıllık net elektrik enerjisi üretimlerinin çarpılmasıyla bulunacak toplam ...Katkı Payı tutarını, teklif yılından ödemeye esas üretim yılına kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından Ocak ayında açıklanan yıllık Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) oranında güncelleştirerek takip eden yılın Ocak ayı sonuna kadar, tüm tesisin geçici kabulünün yapıldığı tarihten itibaren yirmi yıl süre boyunca ...'a ödemeyi kabul ve taahhüt ederiz." taahhüdünün yer aldığını, tüm içeriği ile bir bütün olan Yarışma Yönetmeliği ve eklerinde (teklif mektubu, taahhütname, ...katkı payı anlaşması) yer alan söz konusu düzenlemelerde, yapılan yarışmalar sonucu kapasite kazanan RES'ler tarafından, tesisin geçici kabulünün yapıldığı tarihten başlamak üzere 20 yıl boyunca davalı ...'a ödeme yapılması ve ödenecek bedelin değer kaybına uğramaması adına da, verilen teklif bedelinin teklif yılından itibaren her yıl TÜFE oranında (kümülatif) güncellenerek arttırılması hususunun açıkça öngörüldüğünü, belirtilen düzenlemeler uyarınca, davalı tarafından (dava konusu fatura da dahil) ...katkı payı faturalarının, Yönetmeliğin 9. maddesi ile yönetmelik eki anlaşma ve teklif mektubu hükümleri birlikte dikkate alınarak hesaplandığını, tüm ilgili şirketlere aynı şekilde gönderildiğini, başka bir deyişle katkı payının Yönetmelik gereği bu şekilde hesaplanmasının bir zaruret arz ettiğini, Teşekküllerince gerçekleştirilen ...kapasite tahsis yarışmalarına ilişkin tüm hususlar, “Rüzgâr Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği” çerçevesinde belirlendiğini, gerek taraflar arasında imzalanan ...katkı payı anlaşması gerekse davacı şirket tarafından sunulan teklif mektubu formunun, bu Yönetmeliğin aynı tarihte yayımlanan ekleri olduğu, hal böyle iken, sürecin mevzuatsal dayanağı olan Yönetmelik, ekleri ve içeriği birbirinden ayrı değerlendirilerek, aralarında hiyerarşik bir ilişki kurmak suretiyle teklif mektubunun yok sayılmasının, hukuka uygun bir yaklaşım olmadığını, Yarışma Yönetmeliğinin “Başvuru esasları” başlıklı 6. Maddesinde, yarışmaya katılma hakkı elde eden şirketlerin tekliflerini, Yönetmeliğin ekinde yer alan teklif mektubu formu imzalanmak suretiyle ve kapalı zarf içerisinde verecekleri, zarflar teslim edildikten sonra ise sunulan teklifte değişiklik yapılamayacağı hususlarının düzenlendiğini, bu halde, örneği Yarışma Yönetmeliği ekinde yer alan teklif mektubu söz konusu yarışmaların asıl unsuru olup, kapalı zarf ile teslim edildikten sonra, sunulan teklifte değişiklik yapılamayacağının (bağlayıcı olduğu) Yönetmelikte açıkça belirtildiği, Yönetmelik ekinde yer alan ...katkı payı anlaşmasının, yarışmayı kazanan davacı şirketin sunmuş olduğu ve yine aynı Yönetmelik ekinde örneği bulunan teklif mektubunu temel alan bir anlaşma olduğu, davacı şirket tarafından, taahhütname, teklif mektubu formu ve anlaşma içerikleri önceden bilinmekte olup, bu şartlarda yarışmaya katılım sağlanarak teklif verildiğini, anlaşma metni gibi içeriği önceden Yönetmelik ekinde yayımlanan ve davacı tarafından çekincesiz şekilde imzalanarak, tüm şartları ile kabul ve taahhüt edilen teklif mektubu formunda, “teklif fiyatının teklif yılından itibaren TÜFE oranında güncellenerek hesaplanacağı” açıkça ifade edildiğini, yarışmayı kazanan RES'ler ve davalı kurum arasında, Yarışma Yönetmeliği çerçevesinde imzalanan ...katkı payı anlaşması ile ödemelerin taahhüt altına alındığın, yönetmelik ve anlaşmanın ilgili maddelerindeki formülde de bir çarpan olarak yer alan TÜFE'nin, dava konusu anlaşmanın yıllara yayılan bir anlaşma olması nedeniyle, verilen teklif rakamının yıllar içinde yaşanan ekonomik değişimler karşısında güncellenmesi için öngörüldüğünün açık olduğunı teklif mektubu çerçevesinde ödemeye esas toplam tutarın belirlenmesinde kullanılan katkı payı teklifi, teklif tarihinden itibaren geçen süre dikkate alınarak kümülâtif olarak TÜFE oranında güncellendiği, katkı payının Yönetmelik gereği hesaplanmasının aynı zamanda bir zaruret arz ettiği, Yönetmeliğe uygun şekilde yapılan hesaplama ile düzenlenen dava konusu ...katkı payı faturasında, hukuka aykırılık bulunmadığını, davacı şirketin, belirlenen hesaplama yöntemi ile zarar edeceğini öngörerek, pekala dava konusu yarışmaya katılmamasının da mümkün olduğunu, bu durumun davacı tarafından, objektif özenin gösterilmediğini ve basiretli bir tacir gibi davranılmadığını açıkça ortaya koyduğunu, davacının, imzaladığı metinlerdeki son derece açık taahhüdüne rağmen, yüksek teklif verip yarışmayı kazandıktan sonra, aşırı ifa güçlüğü oluştuğunu ileri sürmesine anlam verilemediğini, Yargıtayın yerleşik kararlarında da, sözleşmenin uyarlanması ile ilgili talepte bulunan tarafın tacir olup olmamasına göre bir ayrıma gidildiği ve devalüasyon, enflasyonist etkiler, döviz artışı gibi unsurların tacirler tarafından öngörülmesi gereken durumlar olduğunun belirtildiğini, aynı konu hakkında adli ve idari yargı mercilerinde Teşekkülleri aleyhine açılan davalarda, teklif mektubundaki taahhüdünün davacı için bağlayıcı olduğu ve Teşekküllerince uygulanan hesaplama yönteminde hukuka aykırılık bulunmadığı yönünde mahkeme kararlarının bulunduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafça talep edilen faiz türü, oranı ve faiz başlangıç tarihine de itiraz ettikleri, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, Igardere Rüzgar Enerjisi Santralini işlettiğini, Taraflar arasında Rüzgar Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Başvurulara İlişkin Yarışma Yönetmeliği hükümleri uyarınca Davalı ...Ş. ile Davacı şirket arasında Rüzgar Enerjisi (RES) Katkı Payı Anlaşması imzalandığını, Anlaşmanın 3 üncü maddesinde belirtilen esaslara göre hesaplanacak yıllık Toplam ...Katkı Payı Tutarı her yıl Davalı tarafından faturalanacak ve Davacı tarafından ödeneceğini, Davacı, 2021 üretim yılı için 21.01.2022 tarihli ve TEA2022015800406 seri no.lu KDV toplam 735.177,04 TL bedelli faturayı 31/01/2022 tarihinde ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalmamak adına ödediğini, bu fatura taraflar arasındaki Anlaşma ve dayanağı olan Yönetmeliğe aykırı düzenlendiğini, bu fatura için davacının ödemesi gereken tutar 70.218,69 TL olduğunu, fazladan alınan miktar 664.958,35 TL olduğunu belirterek öncelikle tarafları ve konusu aynı olan iş bu davanın, ...5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/189 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine, davalı tarafından düzenlenen 21.01.2022 tarihli ve TEA2022015800406 seri no.lu KDV toplam 735.177,04 TL bedelli fatura için 94.713,02 TL'nin ödemenin yapıldığı 31/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı tarafından düzenlenen 2022 yılı üretim dönemi için düzenlenen 19.01.2023 tarihli ve TEE2023015800190 seri no.lu KDV toplam 2.362.621,36 TL bedelli fatura için 284.463,50-TL'nin ödemenin yapıldığı 03/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen ...13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında davacı vekili 13/02/2025 tarihli celse beyanı ile birleşen ek dava yönünden ayrı bir arabuluculuk süreci işletilmediğini, asıl davanın arabuluculuk tutanağının ek dava için de geçerli olduğunu beyan etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ek davanın işbu dava ile birleştirilmesine itiraz ettiklerini, ayrıca ek davanın süresi içinde açılmadığını, davacı tarafın ...5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/189 Esas sayılı dosyasından açılan davada, 3 adet bilirkişi raporu alınmasına rağmen, ek alacak tutarını ıslah yolu ile artırmadığını, ...5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/189 Esas sayılı dosyasından açılan davada sadece faiz yönünden ıslah talebinde bulunduğunu, iş bu ek davayı kabul etmediklerini, ayrıca davacı tarafın hiçbir alacağı olduğunu kabul etmemekle birlikte davacı tarafça ödenen faturalarda ihtirazi kayıt bulunmamadığını, bu sebeple faiz talebini ve ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebini kabul etmediklerini, davanın esasına ilişkin asıl davadaki cevap dilekçelerini tekrar ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Asıl dava; ...katkı payı bedeline ilişkin iki faturadan dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve ödenen fazla bedelin istirdatı, birleşen dava; asıl davada istirdat talebine yönelik ek dava ve faiz alacağı istemlerine ilişkindir.
Mahkememizin 13/03/2025 tarihli 2023/189 Esas 2025/201 Karar sayılı kararı ile "asıl dava yönünden davalı idare tarafından Rüzgar Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Başvurulara İlişkin Yönetmelik hükümleri doğrultusunda yapılan yarışma sonucunda davacı şirket tarafından davalıya sunulan teklif mektubu sonrasında ...Katkı Payı Anlaşması imzalandığı, sözleşmede ...Katkı Payı'nın hesabının teklif mektubundaki hesaplamadan farklı olarak düzenlendiği, ...Katkı Payı'nın hesabı ile ilgili teklif mektubunun sözleşmeye geçirilmeyip farklı bir hesap içerecek şekilde sözleşmenin imzalandığı, tacir olan tarafların serbest iradeleri ile imzaladıkları anlaşma hükümleri ile bağlı oldukları, teklif mektubundaki hesap şeklinin bağlayıcı olamayacağı, ...Katkı Payı ile ilgili faturaların sözleşme hükümlerine göre hesaplanması gerektiği, kaldı ki, yönetmelikteki hesap şeklinin de sözleşme ile aynı olduğu anlaşılmakla, hükme esas alınabilir nitelikteki bilirkişi kök ve ek raporları ile hesaplandığı üzere 2021 ve 2022 yılı ...üretimi kapsamında sözleşmedeki birim fiyatın sabit olduğunun kabulü gerektiği, bununla birlikte 08/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporu hükme esas alınabilir nitelikte kabul edilmekle her yıl TÜFE olmaksızın ödenmesi gereken katkı payına uygulama yılına ait varsa TÜFE oranında bedelin ilave edilerek güncellenmesi gerektiği, bu çerçevede davacı yanın kök raporda yer alan " 1+Tüfe" hesaplamasına ilişkin itirazının Yönetmeliğe uygun bulunmadığı kabul edilmekle, asıl davanın kısmen kabulü ile davacının, davalı kurum tarafından tahakkuk edilen dava konusu TEA2022015800406 seri numaralı 22/01/2022 tarihli faturadan dolayı 470.338,94 TL, TEE2023015800190 seri numaralı 19/01/2023 tarihli faturadan dolayı 1.737.177,45 TL olmak üzere toplam 2.207.516,39 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Asıl davada davacı vekili 01/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile faiz taleplerinin sehven dava dilekçesinde belirtilmediğinden bahisle fazladan ödenmek zorunda kalınan fatura bedelleri için dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkememizin 12/12/2024 tarihli celse ara kararı ile davacının davasını faiz yönünden ıslah etmesi karşısında maktu karar ve ilam harcının ikmal etmesi için davacı vekiline kesin süre verilmiş (benzer yönde ...Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 2022/1834 Esas 2024/881 Karar sayılı ilamı), davacı vekili tarafından kesin süre içerisinde ıslah harçlandırılmamış, davacı vekili 13/02/2025 tarihli celse beyanında da ıslah yolunu tercih etmeyerek birleşen ek davanın açıldığını beyan etmiş olmakla, asıl dava yönünden faizin usulüne uygun ıslah dilekçesi ile talep edilmediği anlaşılmakla faize hükmedilmemiştir. Birleşen ...13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı davası yönünden; davacı vekili asıl davadaki her iki faturaya yönelik istirdat talebi yönünden ek dava ve asıl davadaki taleplere faiz işletilmesi yönünden alacak talebinde bulunmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/19-1628 Esas 2018/1098 Karar sayılı ilamı ile "Somut olay bakımından dava dilekçesinde istenmeyen fakat ıslah dilekçesinde istendiği için dava tarihi ile ıslah tarihi arasında işleyen faiz alacağına hükmedilmeyen ilk davadan sonra, bu dönem faiz alacağının yeni bir dava ile istenip istenemeyeceği ve bunun şartlarının ne olduğu hususu üzerinde de durulmalıdır. Bunun için öncelikle faiz alacağı, bunun ferî niteliği, talep edilme şartları ve özellikle sona erme bakımından asıl borçla arasındaki ilişkinin açıklanması gerekir. Kanunlarımızda faizin tanımı yapılmamıştır. Farklı kaynakları ve farklı uygulama alanları bulunduğundan faizin yeterli bir tanımını vermek de zorluk arz eder. Genel olarak faiz, konusu para olan borçlarda alacaklının parayı kullanmaktan mahrum kaldığı süre için borçludan almaya hak kazandığı bir karşılıktır (Von Tuhr, A.: Borçlar Hukukunun Umumi Kısmı, C.I-II, Çev. C. Edege, ...1983, s.61; Eren, F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 22.b., ...2017, s.1005; Serozan, R./Kocayusufpaşaoğlu, N./Hatemi, H./Arpacı, A.: Borçlar Hukuku Genel Bölüm, C.III, 6.b., İstanbul 2014, s.106; Helvacı, M.: Borçlar ve Ticaret Kanunu Bakımından Para Borçlarında Faiz Kavramı, İstanbul 2000, s.43 vd.; Barlas, N.: Para Borçlarının İfasında Borçlunun Temerrüdü ve Temerrüt Açısından Düzenlenen Genel Sonuçlar, İstanbul 1992, s.127 vd.). Hukuk Genel Kurulunun 15.05.2015 gün ve 2013/2249 E., 2015/1362 K. sayılı kararında da bu hususa işaret edilmiştir. Faiz asıl alacağa bağlıdır fakat bir kez doğmakla bir yan edim olarak varlık kazanır. Asıl alacak tamamen sona erdiğinde faiz borcu da sona erer (TBK m.131/1, BK m.113/2). Faiz alacağı doğduktan sonra, açıkça vazgeçilmedikçe ayrı dava ve takip konusu edilebilir. Nitekim somut olayda davacı vekili 17.10.2001 tarihinde açtığı ilk davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş fakat dava tarihinden itibaren faiz istememiştir. Islah dilekçesinde ıslah tarihinden önceki dönem için de faiz istemiş, mahkemece bu yönde karar verilmiştir. Özel Daire o davaya ilişkin 14.7.2011 gün ve 2010/12753 E., 2011/10060 K. sayılı kararında ancak ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilebileceği gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama üzerine asıl alacağa ve ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. İlk davada, dava tarihi ile ıslah tarihi arasında geçen sürede işleyen faiz alacağı ise eldeki davanın konusudur. Mahkemece talebin kabulüne ilişkin karar Özel Dairece yukarıdaki gerekçe ile bozulmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki ilk davada verilen kararın bozulmasına ilişkin Özel Daire kararında “…faize ıslah tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi isabetsiz olduğundan…” gerekçesi gösterildiğinden, faiz alacağının hiç istenemeyeceğine dair bir kesin hükümden söz edilemez. Bu durumda somut olay bakımından faizin istenebilir olup olmadığı değerlendirilmelidir. İlk davanın davacı yararına sonuçlanması üzerine davacı yanca ... .... .... sayılı dosya ile ilamlı takibe girişilmiş, davalı borçlu tarafından icra dairesinin banka hesabına 06.06.2012 günü ödeme yapılmış; davacı eldeki davayı bu ödemeden önce 04.06.2012 günü açmış ve bilahare 20.06.2012 günü “takip konusu alacağa ilişkin faizle ilgili açmış ve açacak olduğumuz dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla dosyaya yatan paranın tarafıma ödenmesini talep ederim” şeklindeki çekincesi ile dosyadaki parayı çekmiştir. Yukarıda faizin niteliğine ilişkin olarak yapılan açıklamalar ile somut olay da dikkate alındığında, davacının ilk davanın dava tarihi ile ıslah tarihindeki alacağından açıkça vazgeçmediği ve asıl alacağın da tam ödenmek suretiyle sona ermediği bir dönemde eldeki davayı açtığı tartışmasızdır. Bu durumda davacının anılan dönem faizine hak kazandığı ve bunun hüküm altına alınmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmaktadır." şeklinde belirtilmiş olmakla, faiz asıl alacağa bağlı ise de ek dava ile talep edilmekle faizin yan edime dönüştüğü, bu haliyle faiz alacağının eldeki birleşen davada ayrı bir alacak olarak talep edildiği, Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi gereği ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, buna karşın davacı tarafça eldeki birleşen dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin işletilmediği, yine bakiye fatura bedellerinin istirdatına yönelik talep yönünden de dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, buna karşın davacı tarafça eldeki birleşen dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin işletilmediği bununla birlikte asıl davanın açıldığı 22/03/2023 tarihi itibariyle istirdat talebinin arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı, asıl davada yürütülmüş bir arabuluculuk sürecinin bulunmadığı anlaşılmakla, birleşen davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile; davacının, davalı kurum tarafından tahakkuk edilen dava konusu TEA2022015800406 seri numaralı 22/01/2022 tarihli faturadan dolayı 470.338,94 TL, TEE2023015800190 seri numaralı 19/01/2023 tarihli faturadan dolayı 1.737.177,45 TL olmak üzere toplam 2.207.516,39 TL tutarında borçlu olmadığının tespiti ile, davacı tarafça ödenen toplam 2.207.516,39 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Birleşen ...13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı davasının arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, iş bu kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine ...Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 04/02/2026 tarihli 2025/996 Esas 2026/219 Karar sayılı ilamı ile "Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; asıl davanın tarihi 22.03.2023 olup, dava ihtirazi kayıtla ödenen bedelin istirdadına ilişkin olduğundan arabuluculuğa tabi bir uyuşmazlıktır. Birleşen dava da arabuluculuğa tabi olup, ilk derece mahkemesince her iki davadaki uyuşmazlık yönünden davaların birlikte görülüp bir sonuca gidilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise arabuluculuğa başvuru bulunmadığından usulden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/(1).a.4 madde uyarınca, esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş, kararın kaldırılması nedenine göre taraf vekillerinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkememiz kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden görülmesi için mahkememize gönderilmesine karar verilmiş, dosya bu kez mahkememizin 2026/233 Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ...Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 04/02/2026 tarihli 2025/996 Esas 2026/219 Karar sayılı ilamı ile işaret edildiği üzere asıl davanın da arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, davacı vekilinin mahkememizin 07/05/2026 tarihli celse beyanında asıl dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığını beyan ettiği, bu haliyle asıl davada da arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği anlaşılmakla asıl ve birleşen davaların arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
1.a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 732 TL karar ve ilam harcının, 41.049,20 TL peşin harçtan mahsubu ile Hazineye irat kaydına, bakiye 40.287,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, davalı tarafından mahkememizin 13/03/2025 tarihli gerekçeli kararı gereği yatırılan 109.746,24 TL bakiye karar ve ilam harcının talebi halinde davalıya iadesine,
1.b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
1.c-Davalı tarafından yapılan 394 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
1.ç-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2. maddesi uyarınca takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
2-Birleşen ...13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı davasının arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2.a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 732 TL karar ve ilam harcının, 6.475,39 TL peşin harçtan mahsubu ile Hazineye irat kaydına, bakiye 5.743,39‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2.b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
2.c-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2. maddesi uyarınca takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/05/2026
Başkan ...
e-imza
(M)
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
KARŞI OY
22/03/2023 tarihinde açılan asıl davanın ...katkı payı bedeline ilişkin iki faturadan dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve ödenen fazla bedelin istirdatı, 27/01/2025 tarihinde açılan birleşen davanın ise asıl davada istirdat talebine yönelik ek dava ve faiz alacağı istemlerine ilişkin olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin birinci fıkrasında 28/03/2023 tarihli 7445 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile menfi tespit ve istirdat davalarının da arabuluculuk dava şartına tabi olacağının düzenlendiği, yine anılan 7445 Sayılı Kanun Geçici 1. maddesi ile menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hükmün 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanacağı düzenlenerek yürürlük tarihinin belirlendiği, kanun koyucunun menfi tespit ve istirdat davaları yönünden açıkça dava türü itibariyle sınırlı sayıma gitmekle 7445 Sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önce menfi tespit ve istirdat davaları yönünden arabuluculuğun dava şartı olmadığını kabul ettiği (benzer yönde ...Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nin 2024/1504 Esas 2024/1734 Karar sayılı ilamı, ...Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 2024/1175 Esas 2025/443 Karar sayılı ilamı) nitekim mahkememizin ilk kararına esas 13/03/2025 tarihli gerekçeli kararı ile de 22/03/2023 asıl dava tarihi itibariyle istirdat talebinin arabuluculuk dava şartına tabi olmadığının gerekçelendirildiği, bu haliyle asıl davanın dava tarihi itibariyle arabuluculuk dava şartına tabi olmaması nedeniyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Başkan ...
e-imza