Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, tanınmış marka sahibinin benzer ibareli tescil başvurusuna itirazın reddi kararının iptali ve hükümsüzlük talepli marka davası.
Özet: Tekstil ürünlerinde kullanılan tanınmış "..." markasının sahibi davacının, araç kiralama hizmetleri için tescil başvurusu yapılan davalıya ait "..." markasının hükümsüzlüğünü ve kendi itirazını reddeden kararın iptalini talep ettiği; davacının, davalı markasının görsel ve işitsel olarak benzerliği, tüketici nezdinde karıştırma ihtimali, ayırt edici karakteri zayıflatması ve haksız menfaat sağlama potansiyelini iddia ettiği, buna karşılık davalının ise markaların farklı ticari sınıflarda olması, görsel ve işitsel ayrılıkları ile renk ve okunuş farklılıklarını gerekçe göstererek davanın reddini istediği bir hukuki uyuşmazlıktır.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/133 Esas - 2026/117

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/133
KARAR NO : 2026/117
DAVA : Marka ... sayılı ... Kararı İptali - Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ : 07/04/2025
KARAR TARİHİ : 23/03/2026 Yazım Tarihi: 01/04/2026
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE:“1960’lı yılların başında ...’ın ...’te, ısmarlama ayakkabı üretimine başladığı, 1985’de ...’yı kurarak ilk spor ayakkabısını ürettiği, 2001’de kurulan "..."nun Türkiye genelinde "..." markası altında 600’ü aşkın sayıda mağazalar zincirini işlettiği, "..." mağazalarında "..." markalı ayakkabı, bot, çizme terlikler, patikler, kemer, çanta ve benzeri ürünlerin satıldığı, Davacının "...", "....’’ vb markaların sahibi olduğu, "..." markasının tanınmış olduğu, Davacının 33 ülkeye ihracat yaptığı, Davalının ... sayılı başvuruyla ile "..." markasını 39. sınıfta tescil ettirmek istediği, itirazlarının ...numaralı ... kararıyla reddedildiği; oysa, davalı markasının görsel ve işitsel olarak davacının markalarına benzediği, bırakın orta bilinç düzeyini üst düzey ilgi ve bilinç seviyesindeki tüketici nezdinde karıştırabileceği; Davacının milyonlarca doları aşan reklam yatırımlarıyla "..."markasının, tüm iş dallarında ve iştigal alanlarında meşhur bir marka haline getirdiği, Davacının 1 yıllık reklam harcamaları ve kamuoyu araştırmalarının davacının markasına muazzam yatırımlarını ortaya koyduğu; “..." markasının, Davalı Kurum nezdinde "tanınmış marka" olarak tespit edildiği, Davacı markalarından habersiz olması mümkün olmayan Davalının, "..."nun okunuşunu iktibas ederek oluşturduğu, "..." markasını aynı ya da benzer ürünlerde kullanılmasının "..." markasının ayırtedici karakterini zayıflattığı, Davacının ticari çıkarlarına zarar verebileceği ve davacının tanınmış markasının tüketiciye sağladığı güvenden haksız kazanç elde edebileceği” ileri sürülerek ...sayılı ... kararının iptali ile ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Şahıs Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: “Davalı markasının "..." olup; alamet-i farika itibariyle de "..." şeklinde olduğu; 24.08.2023 tarihinde yaptığı ... numaralı başvurunun "39-Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri..."ni kapsadığı, Davacının ... marka tescil sınıfı ise davalının markasıyla aynı sınıfta olmayıp genel itibariyle tekstil ürünleriyle ilgili olduğu ve davalının sınıfıyla uzaktan yakından ilgisi bulunmadığı, Davalının otomotiv ve aynı zamanda "araç kiralama" ile iştigal ettiği; markasının .... araç kiralama anlamına gelen "..." kelimesinden türetildiği, "..." markasının, şekli itibarıyla "..." markasıyla alakasının bulunmadığı, Davacının markasının şekli gibi "..." şeklinde okunurken, Davalı markası "..." şeklinde okunduğundan okunuşlarının da farklı olduğu; Davalı markasının Davacı markası gibi koyu turuncu değil, açik kavun içi renginde olduğu” ileri sürülerek davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markasına yönelik davacı firmanın ... ibareli mesnet markaları dolayısıyla SMK 6/1 maddesine göre iltibas, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım-gerçek hak sahipliği, SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/6 maddesine göre unvan, isim ve diğer fikri hak iddia ve itirazlarının reddi konusunda verilen ...'in ...sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde ise hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 12/02/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 07/04/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ...sayılı kararında; “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun, .... ait markalar ile karıştırılma ihtimali, eskiye dayalı kullanım, gerekçesiyle SMK'nın 6. maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itirazın incelendiği; yapılan değerlendirmede, başvuruya konu markanın bütünsel izlenim itibariyle itiraz gerekçesi ...., ..... sayılı markalardan farklılaştığı ve ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği değerlendirildiğinden, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasında SMK 6/1 anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı görüşüne ulaşıldığı; ..., ..., ... sayılı markalar bakımından yapılan değerlendirmede ise, başvuruya konu markayla itiraz gerekçesi ..., ... sayılı markaların benzer olduğu tespit edilmiş olsa da çekişme konusu mal/hizmetler arasındaki farklılıklar dikkate alındığında ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği ve markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı görüşüne ulaşıldığı; itiraza konu başvurunun tescilinin SMK 6/5 hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmediği; SMK 6/3 kapsamındaki hak sahipliği yönünde yeterli kanaate ulaşılamadığından, bu iddianın kabulünün de mümkün olmadığı” ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir..",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
....
17/02/2026 tarihli Bilirkişi Raporunda ÖZETLE; "(1) Davaya konu marka başvurusunun yapıldığı 24.08.2023 itibarıyla, Davacının halihazırda yenilenmeyerek hükümden düşmüş olan .... tescil sayılı markaları ile hiç tescil edilmeyen ... ve sonraki tarihli ... sayılı marka başvurularının, davaya konu başvuru markası için SMK 6/1 kapsamında tescil engeli/karar iptal veya hükümsüzlük sebebi oluşturmadığı;
(2) SMK 6/1 kapsamında, ... esas unsurlu başvuru markasının, Davacının ... sayılı ... markasıyla ve ... sayılı “...” markasıyla bütünsel genel izlenimde görsel ve işitsel olarak orta düzeyde benzer olduğu; ancak, başvuru markasının tescil edildiği “39. Sınıf: Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri” ile Davacının bu markalarının tescil edildiği “25.Sınıf: Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler” mallarının FARKLI MAL VE HİZMET niteliği taşıdığı ve markaların iltibas yaratmadığı;
(3) SMK 6/1 kapsamında, ... esas unsurlu başvuru markasının, Davacının“...” kelimesinden ibaret .... sayılı markalarıyla bütünsel genel izlenimde görsel ve işitsel olarak en azından orta düzeyde benzerlik taşımakla birlikte, Başvuru markasının tescil edildiği 39. Sınıf hizmetlerin, Davacının bu markalarının kapsadığı 02, 03, 04, 05, 06, 07, 08, 09, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17,18, 19, 20, 21, 23, 24, 25, 26, 27, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 38, 41,42, 44 ve 45. sınıflara konu mal ve hizmetlerle FARKLI MAL VE HİZMET niteliği taşıdığı ve markaların iltibas yaratmadığı;
(4) SMK 6/1 kapsamında, ... esas unsurlu başvuru markasının, Davacının ... esas unsurlu .... sayılı markalarıyla bütünsel genel izlenimde görsel ve işitsel olarak orta düzeyde benzerlik taşımakla birlikte, Başvuru markasının tescil edildiği 39. Sınıf hizmetlerin, Davacının bu markalarının kapsadığı 07, 09,14, 16, 18, 24, 25, 27, 28, 35 ve 41. sınıflara konu mal ve hizmetlerle FARKLI MAL VE HİZMET niteliği taşıdığı ve markaların iltibas yaratmadığı;
(5) SMK 6/1 kapsamında, ... esas unsurlu başvuru markasının, Davacının "..." veya “...” esas unsurlu .... sayılı markalarıyla ve Davacının ... esas unsurlu .... sayılı markalarıyla bütünsel genel izlenimde görsel, işitsel veya kavramsal olarak benzer bulunmadığı gibi, Başvuru markasının tescil edildiği 39. sınıf hizmetlerin, Davacının bu markalarının kapsadığı 07, 09, 10, 18, 25, 28 ve 35. sınıflara konu mal ve hizmetlerle FARKLI MAL VE HİZMET niteliği taşıdığı ve markaların iltibas yaratmadığı;
(6) SMK 6/1 kapsamında, ... esas unsurlu başvuru markasının, Davacının ... sayılı “....” esas unsurlu markasıyla, ... sayılı "...."esas unsurlu markasıyla, .... sayılı "... " markalarıyla bütünsel genel izlenimde görsel, işitsel veya kavramsal olarak benzer bulunmadığı gibi, başvuru markasının tescil edildiği 39. Sınıf hizmetlerin, Davacının bu markalarının kapsadığı 09, 10, 14, 16, 18, 25, 28, 35, 35 ve 41. sınıflara konu mal ve hizmetlerle FARKLI MAL VE HİZMET niteliği taşıdığı ve markaların iltibas yaratmadığı;
(7) SMK 6/3 kapsamında, dosya münderecatında, davaya konu markanın sının başvuru tarihi/24.08.2023’den daha önce, Davacı/... tarafından, başvuru markasının esas unsuru olan “...” ibaresinin (ve hatta ... ibaresinin) başvuru markasının tescil edildiği 39. sınıfa konu herhangi bir hizmet bakımından sembolik olmayan fiili markasal kullanımla ayırtedici hale getirildiği ve böylece Davacının ... markasının 39. Sınıf hizmetler bakımından gerçek haksahibi sıfatının kazanıldığına dair delile rastlanmadığı;
(8) SMK 6/6 kapsamında, dosya münderecatında, davaya konu marka başvurusunun yapıldığı 24.08.2023’den önce, Davacı tarafından ... ibaresini ihtiva eden ve hatta ... ibareli bir tabela/ticaret ünvanı, işletme adı, intrnet alan adı, tasarım, telif, isim altında başvuru markasının tescil edildiği 39. Sınıf hizmetlerden herhangi birisinin veya bu hizmetlerin iltibas yaratabileceği herhangi bir mal veya hizmetin fiilen tanıtılıp sunulduğuna dair hiçbir delile rastlanmadığı;
(9) SMK 6/5 kapsamında, dosya münderecatında, davaya konu markanın başvuru tarihi 24.08.2023 itibarıyla tanınmışlık düzeyini gösterecek ... markasının parasal değerine, pazar payına, kamu oyu yoklama, ankete, herhangi bir mal/hizmet için alınmış ödül’e, ... markasının 25. Sınıf mallar ve bu malların 35. Sınıfta toptan/perakende satışı hizmetleri dahil herhangi bir mal veya hizmet bakımından fiili markasal kullanımına, yani tanınmışlık kriterlerinden “Markanın fiili kullanımının süresinin uzunluğu ve yoğunluğu”, “Markanın fiilen kullandığı coğrafi alanın genişliği”veya“dağıtım kanallarının genişliği” veya “markanın tanıtım, reklam ve promosyon çalışmalarının yoğunluğu ve harcamaların yüksekliği” kriterlerinin karşılandığına dair fiziki herhangi bir delile rastlanmadığı;
(10) SMK 6/5 kapsamında, Raporumuzdaki Davalı Kurum ve Yargı Kararları çerçevesinde, ... markasının 25. sınıf mallar ve bu malların 35. sınıfta toptan/perakende satışı hizmetleri bakımından “refleks halinde müdahaleye ihtiyaç duymadan hatırlanan tanınmış marka” olarak kabulü halinde dahi; başvuru markasının 39. Sınıf hizmetler bakımından tescili ve kullanılması halinde; bu hizmetlerin hitap ettiği potansiyel Alıcıların Davacıya ait .... markasıyla veya 39. sınıf hizmetlerle ilgi veya alakası olmayan 25. Sınıf mallar ve bu malların 35. Sınıf kapsamında biraraya getirilerek satışı hizmetleri ile bir bağlantı kuracağının, bu bağlantının yaratacağı olumlu izlenim ve çağrışımla satın alma tercihleri değişerek başvuru markasına yöneleceğinin ve böylece Davacının haksız menfaat sağlayacağının veyahut Davalı markasının itibarı veya ayırtedici niteliğine zarar görebileceğinin somut olgu veya delillerle ortaya konulamadığı; " şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının "... + ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik oluşmakla birlikte;
Davacının itiraz mesnedi markalarının kapsamında olan emtialar ile davalının marka başvuru kapsamındaki 39 sınıftaki hizmetler açısından aynı/benzerlik veya ilişkili ve bağlantılı mallar/hizmetler bulunmadığından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı değerlendirildiğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu bulunmadığı kanaati oluştuğu;
Davacı tarafın "... + ..." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı,
SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Davacı tarafın "... + ..." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı;
Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.. 23/03/2026
Katip .... Hakim ....
E- imzalıdır E- imzalıdır