Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin trafik kazası sonucu vefat eden görme engelli yaya için eşinin talep ettiği destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istinaf incelemesi kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 12/04/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında görme engelli eşini kaybeden davacının, aşırı hız ve dikkatsizlik nedeniyle sürücüyü kusurlu bularak destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebini konu edinmektedir; davalılar ise ceza dosyasındaki adli tıp raporuna dayanarak sürücünün kusursuz olduğunu, kazanın görme engelli yayaların hatasından kaynaklandığını ve talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:23/01/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:13/07/2021
DAVANIN KONUSU:Tazminat
GEREKÇE TARİHİ:21/02/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/04/2017 günü sürücü ...'ın, mülkiyeti ...'a ait olan ... plakalı araç ile yayalar ... ... ve ...'a çarptığını, bu çarpma sebebiyle ...'ın öldüğünü, davacı ...'nin %90 müteveffanın ise %100 görme engelli olduğunu, davalının seyir halinde bulunduğu yolda sürücünün olay yerini bir km önceden görebileceğinin açık olduğunu, o saatlerde trafiğin yoğun olmadığı gibi, olay anında yolda başka aracın da bulunmadığını, davalı sürücünün aracını yüksek hızda kullandığını, yolu ve yayaları görmediğinden yayaları çarpma anında fark ettiğini, hem yayaları aracın önüne sürüklediğini, hem de çarpma anından itibaren fren yapmaya başladığını, kaza tespit tutanağında sürücünün hızının 70 km/saat olduğunu, sürücünün kaza öncesi korna da çalmadığını, trafik kazası sırasında araç sürücüsünün ..., araç sahibinin ... olan aracın ... Sigorta şirketince sigorta ettirildiğini, sigorta şirketine dava konusu trafik kazasının bildirildiğini, sigorta şirketinin "dosyanın incelemede" olduğunu bildiren SMS gönderdiğini, sigorta şirketince davaya kadar bir cevap verilmediğini belirterek kazada kusuru olmayan davacı ... ... için eşi ...'ın kusuru olmaksızın vuku bulan ölümü nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... ...'ın olay günü eşinin ölümü nedeniyle acı, üzüntü çektiğini, psikolojik sorunlar yaşadığını, davacının ortak çocukları olmadığından eşinin ölümü ile tamamen yalnız ve evde tek başına yaşamak zorunda kaldığını belirterek 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi ile birlikte ortaklaşa ve zincirleme işleten ve sürücüden tahsilini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılmasına neden olan trafik kazası ile ilgili olarak Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılamanın devam ettiğini, ceza dosyası içinde Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan adli tıp raporunda müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığının belirtildiğini, müvekkilinin kusuru olmadan meydana gelen kaza sonrasında kendisinden hukuken tazminat talep edilemeyeceğini, kusurun davacıda ve eşinde olduğunu, davacının da vefat eden eşinin de görme engelli olduğunu, hatta ceza dosyalarında yer alan ifadelere göre davacının eşine göre çok az da olsa gördüğünü, dolayısıyla vefat eden eşi değil davacının eşine destek olduğunu, görme engelli olan davacının eşinin gerek maddi olarak gerekse sair şekilde davacıya nasıl destek olduğunun dava dilekçesinde açıklanmadığını, meydana gelen kazada müvekkilinin her hangi bir kusurunun olmaması nedeniyle manevi tazminat ile de sorumlu tutulamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek haksız ve hukuka aykırı şekilde açılan davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın Trafik Sigorta Poliçesi ile 15/04/2061/2017 tarihleri arasında müvekkili şirketçe sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin ZMMS gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğu gibi masraf, vekalet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limitinin maktuen ödenecek rakam olmadığını, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının 05/07/2017 tarihli ATK raporu ile kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığını, kazanın tamamen yayaların kusuru neticesinde meydana geldiğinin açık olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı yanın, müteveffanın ölmeden önceki sürekli ve düzenli desteğinin maddi olgularla ispat etmesi gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple mahkemece faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu belirterek aleyhlerine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı davaya süresinde yanıt vermemiş duruşmadaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “…alınan ve birbirini destekleyen ATK kusur raporlarına göre sürücünün uygun hızda aracını sürmemesi zamanında etkin fren tedbirine başvurmaması sebebiyle %20 oranında tali kusurlu olduğu, müteveffanın ise görme engelli olması ve bu engele sahip olduğunu gösterir herhangi bir işareti sürücüye açık şekilde taşımaması, taşıt trafiğine kontrolsüzce girip dikkatsiz şekilde karşıya geçmeye çalışması sebebiyle %80 oranında asli kusurlu olduğu, müteveffanın gerek sosyal ekonomik durum araştırmasında gerekse SGK hizmet döküm cetvelinden işçi olarak çalışıp kazanç sağladığının tespit edildiği, müteveffanın ölümü ile davacı eşinin destekten yoksun kaldığı, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca davacının ancak desteğin kusuruna denk gelen tutardan fazla bir zarar söz konusuysa bunu talep edebileceği, son çıkan Yargıtay kararlarına uygun olması gerekçesinin tatminkar ve hüküm kurmaya elverişli olması sebebiyle dikkate alınması gereken aktüer uzmanı 3.ek raporuna göre davacının %80 kusur indirimi sonrası talep edebileceği destekten yoksunluk tazminatının 84.039,54.-TL olduğu, ancak taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının talep arttırım dilekçesindeki 62.539,97.-TL'ye hükmedilmesi gerektiği…Manevi tazminat davası yönünden, meydana gelen ölüm neticesinde müteveffanın eşi olan davacının bu nedenle duyduğu acı elem ve ızdırabı telafi etmek ve manevi çöküntüyü gidermek amacıyla tarafların ekonomik ve sosyal durumları, günün ekonomik koşulları, sürücünün olaydaki kusur oranı, hakkaniyet ilkesi göz önüne alınarak mahkememizce takdiren 5.000,00.-TL manevi tazminatın davalı sürücüden ve işletenden tahsiline..” karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı sigorta şirketi vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince maddi meselenin takdirinde hata yapıldığını ve eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğunu,17.07.2020 tarihli Anayasa Mahkemesi kararından sonra oluşan yeni hukuki durum dikkate alınarak PMF tablosu ve %10 artış %10 iskonto yönteminin kullanılmasının hatalı olduğunu, zira Anayasa Mahkemesi kararı ile 01.06.2015 tarihli Genel Şartların ortadan kaldırılmadığını, Yargıtay’ın tazminat davalarına bakan dairelerinin çoğunluğunun TRH yaşam tablosu uygulamasına geçtiklerini ve %1,8 faiz oranını esas aldıklarını, davacı tarafın Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesine aykırı olarak başvuru ön şartını yerine getirmediğini, başvuru evraklarının ilgili yönetmeliğe göre sunulmadığını, davacının ne şekilde destekten yoksun kaldığını dosya kapsamında ispatlayamadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, ölümlü trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf incelemesi maddi tazminat talebine yöneliktir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı gereği, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve % 1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, aktüer hesabının progresif rant tekniği kullanılarak yapılmasının yerinde olmasına, yerleşik Yargıtay uygulaması ile yaşam sürelerinin tazminat hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınması gerektiği kabul edilmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenen bakiye ömür süresi istinafa başvuran davalı sigorta şirketi yararına olup aleyhine değerlendirme yapılamayacağına, davalı sigorta şirketinin mahkemeye sunduğu bila tarihli ve 11/05/2018 havale tarihli yazıda da davacının başvuruda bulunduğunun belirtilmesine ve bu durumda başvuru için gerekli şartın yerine getirildiğinin anlaılmasına, davacının dava konusu olayda dava dışı eşinin ölmüş olması nedeniyle bu kişinin desteğinden yoksun kaldığının kabulü karşısında usul ve esas yönünden hukuka uygun olan karara karşı davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.272,10 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.008,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.263,38 TL istinaf karar harcının davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından tarafların leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi.
...