İnanç sözleşmesi kisvesi altında tapulu taşınmazın harici satışından kaynaklanan tapu iptali ve tescil isteminin, resmi şekil şartına aykırılık nedeniyle Yargıtayca onanması.
Özet: Davacı tarafından, inanç sözleşmesi olarak nitelendirilen bir belgeye dayanarak, davalı adına kayıtlı tapulu taşınmazın 90 m²lik kısmının iptali ve adına tescili talep edilmiş; davalı ise belgenin hukuken geçersiz olduğunu ve davacının taraf sıfatı bulunmadığını savunmuştur; ilk derece mahkemesi davayı kabul etse de, Bölge Adliye Mahkemesi resmi şekil şartına uyulmayan harici satışın geçersizliğini vurgulayarak davayı reddetmiş; Yargıtay, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tapulu taşınmazın harici satışına dayalı tapu iptali ve tescil istemi olduğunu belirterek, resmi şekil şartı eksikliği nedeniyle geçersiz saydığı ve davanın reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararını hukuka uygun bularak onamıştır.
7. Hukuk Dairesi         2025/2432 E.  ,  2026/1204 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/224 E., 2025/248 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/119 E., 2024/290 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 03.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşma talebiyle hükmü temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile dava dışı ... ... arasında 30.04.2013 tarihli taşınmaz satış sözleşmesi (inanç sözleşmesi) imzalandığını, sözleşmeye istinaden davacıya devredilen taşınmazın bahçesi olarak kullanılan kısmın 27.000,00 TL karşılığında ... ...’a satışı konusunda anlaşıldığını, satış bedelinin davalıya ödendiğini,...’nın 27.01.2022 tarihinde, geride tek mirasçısı olarak dava dışı ... ...’ı bırakmak suretiyle öldüğünü, ... ...'ın dava konusu taşınmaza komşu 3 16... parsel sayılı taşınmazdaki hissesini davacıya devrettiğini, ardından taraflar arasında akdedilen 15.08.2022 tarihli temlik sözleşmesi ile inanç sözleşmesinden doğmuş ve doğacak tüm hak ve alacaklar ile dava açma hakkının da davacıya devredildiğini, dava konusu taşınmazın davacı ve ailesi tarafından uzun yıllardır kendilerine ait taşınmazın bahçesi olarak kullanıldığını, inançlı işlemin ispatı için yazılı delil şartının yerine getirildiğini belirterek 3 16... parsel sayılı taşınmazın 90 m²’lik kısmına tekabül eden davalı hissesinin iptalini ve davacı adına tescilini dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taşınmaz satış sözleşmesi (İnanç Sözleşmesidir) başlıklı belgede taraf sıfatı olmadığından bu davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, belgede inanç sözleşmesi yazmasının inanç sözleşmesi olduğunu göstermeyeceğini, haricen yapılan satış sözleşmelerinin hukuken geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı ... ...'ın dava konusu inanç sözleşmesindeki hak ve alacaklarının davacı tarafından temlik alınması nedeniyle davacının dava açma hakkına sahip olduğu, taşınmazın inançlı olarak davalı adına tescilli bırakılmasının inançlı temlik ilişkisi olarak kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının dayandığı belgenin inanç sözleşmesi olduğu belirtilmiş ise de, sözleşmeye konu taşınmazın 90 m²'lik kısmının satışına ilişkin düzenlendiği açık olduğundan davanın tapulu taşınmazın harici satımına dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğu, resmî şekil şartına uyulmadan haricen yapılan satışın geçersiz olduğu, satış ilişkisi ikrar edilmiş olsa dâhi davalının açık kabulü bulunmadığından sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından inanç sözleşmesindeki imzaların inkar edilmediğini, sadece hukuken geçersiz olduğu yönünden beyanda bulunulduğunu, inanç sözleşmesi akdedildiği esnada hisseli olarak tapu devri yapılması mümkün olmadığı için davalı adına kayıtlı bırakıldığını, tapu devri mümkün hâle gelince devirden kaçınılamayacağına dair davalıya inanıldığını, davanın kabulü gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.