Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararını; sanığın kimlik tespiti, yurt dışı hareketleri, sosyal medya araştırmasındaki eksiklikler ve temel cezada teşdit uygulanması nedeniyle bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkûmiyet kararını temyiz inceleyen Yargıtay, sanığın kimlik tespiti, eski fotoğraflarının adli tıpça mukayesesi, sosyal medya paylaşımları ve yurt dışı giriş çıkış kayıtları gibi konularda eksik araştırma yapılması, temel cezanın alt sınırdan ayrılmasını gerektiren somut gerekçe olmaksızın orantısız teşdit uygulanması ve gerekçeli kararda gözaltı sürelerinin eksik belirtilmesi nedenleriyle ilk derece mahkemesi hükmünü bozarak dosyanın yeniden incelenmek üzere ilgili mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
3. Ceza Dairesi         2025/4648 E.  ,  2026/2764 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1743 E., 2025/28 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/95 E., 2024/345 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyetkararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Atılı suçun sanık tarafından işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından;
1. Sanığın savunmasında Türkiye'ye 2012 yılında ailesi ile birlikte geldiğini ve o tarihten bu yana aynı yerde ikamet ettiğini beyan ettiği anlaşılmakla, öncelikle sanık veya sanık yakınlarından sanığa ait eski tarihli fotoğraflarının da temin edilerek, sanığa ait olduğu iddiası bulunan fotoğraf ve ayrıca cezaevinden gönderilen fotoğraf ile mukayesesinin Adli Tıp Kurumunca yaptırılması, yaptırılacak incelemede; sanık müdafiinin birinci celsede dosyaya sunmuş olduğu sanığa ait sosyal medya hesabından alınma fotoğrafların ve sanığın sağ yanağının üst kısmında doğum lekesi bulunduğu açıklamasının da ayrıca değerlendirilmesi,
2. Sanığın yabancı uyruklu olması karşısında; sanığın tüm yurt dışı giriş çıkış tarihlerinin araştırılarak, fotoğrafın çekildiği tarihlerde bulunduğu yerin tespitinin teyit edilmesi,
3. Sanığın varsa sosyal medya hesapları incelenerek PKK/YPG silahlı terör örgütü ve eylemleri lehine bir paylaşımının bulunup bulunmadığının, bu hesaplar üzerinden iletişim kurduğu (arkadaş olup takip ettiği ve kendisini takip eden) kişilerin tespit edilip, bunların adı geçen silahlı terör örgütüyle olan ilişkilerinin araştırılması ile tüm bu bilgi ve belgelerin CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması,
4. Kabul ve uygulamay göre de;
a. Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütler ile aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun olarak sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan tayin edilmesi gerekirken teşdit uygulanması,
b. İlk derece mahkemesinin gerekçeli karar başlığında sanığın gözaltında kaldığı tarih ve sürelerin yazılmaması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendine muhalefet edilmesi,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz talebi bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMK'nın 104/3 maddesi gereğince tahliye talebinin reddine, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.