Yargıtay, taşınmazdaki hissenin trampa yoluyla devri nedeniyle önalım hakkı davasının muvazaa ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine ilişkin kararı onadı.
Özet: Davacı tarafın, diğer hissedarın hissesini kendisinden habersiz olarak davalıya sattığını iddia ederek kanuni ön alım hakkını kullanmak suretiyle tapu iptali ve tescil talebiyle açtığı davada, davalı vekilinin taşınmazı trampa yoluyla edindiği savunması üzerine ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, trampanın geçerli olduğu, taşınmaz değerlerinin yakınlığı ve muvazaa delili sunulmaması gerekçeleriyle davayı reddetmiş; davacının değerleme farklılıkları, muvazaa iddiaları ve emsal eksiklikleri gibi temyiz gerekçelerine rağmen, Yargıtay bölge adliye mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3592 E., 2025/285 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/162 E., 2024/152 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 03.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde duruşma talebiyle hükmü temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 291 29... parsel sayılı taşınmazın hissedarı olduğunu, taşınmazın diğer hissedarı Konya Büyükşehir Belediyesinin 1051/2400 oranındaki hissesini 28.04.2021 tarihinde müvekkilinin haberi olmadan davalıya sattığını, müvekkilinin kanuni ön alım hakkını kullanmak istediğini belirterek dava konusu taşınmazda davalıya ait tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı trampa yolu ile aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı, taşınmazı trampa ile devraldığı için ön alım hakkının kullanılamayacağı, trampa edilen taşınmazların değerlerinin birbirlerine yakın olduğu, muvazaaya dair davacı tarafından herhangi bir delil sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermiştir.V.TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının hisseyi aldıktan kısa bir süre sonra ortaklığın giderilmesi davası açmasının muvazaanın en büyük delili olduğunu, tespitlerin dayanağı ve emsalinin raporda belirtilmediğini, dava konusu işlemin encümen kararı ile yapıldığını ve gözetilen kamu yararının ne olduğunun açık ve net olmadığını, bilirkişi raporunda satış tarihinde her iki taşınmazın değerine ilişkin tespit edilen bedeller arası yüzde 17 fark olduğunu, resmî senette belirtilen bedel ile raporda belirtilen bedel arasında ise yüzde 30-55 fark olduğunu, trampa edilen taşınmazın 1800 m²’si için değer biçildiğini, bunun gerekçesinin raporda belirtilmediğini, taşınmazların kullanım imkânları, sağlanan yararlarının da denklik için değerlendirilmesi gerektiğini, 11 parselde yola terk ve yeniden imar düzenlemesi yapılması gerektiğini, bu hâliyle altından su kanalı geçen ve şehrin altyapısı nedeniyle kapatılması mümkün olmayan bir taşınmaz ile kendi taşınmazının aynı değerde olamayacağını, hükmün bozulması gerektiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.