Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, silahlı terör örgütü üyeliği davasında ankesörlü hat kayıtları, tanık beyanları ve örgütsel belgeler üzerinden ek delil toplanmasını emreden kararı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinde, mevcut delil durumunun vicdani kanaatin oluşumu için yetersiz olduğu belirtilerek; ankesörlü/sabit hat görüşme kayıtlarının detaylı bilirkişi incelemesi, bu kayıtlarda ve tanık beyanlarında geçen şahısların kimlik tespiti, sorgulanması ve ifadelerinin alınması, sanığın örgütsel dokümanlarda adının geçip geçmediğinin araştırılması ve ilgili veri tabanlarında kapsamlı sorgulamalar yapılması gibi eksik soruşturma işlemlerinin tamamlanması gerektiğine hükmedilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/16181 E.  ,  2026/2763 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/934 E., 2022/517 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/404 E., 2020/349 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM :TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyetkararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek;
Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 Soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan Ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde Ankesör/Büfe raporlama modülü ... programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ... programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması,
2. Sanığın savunma ve beyanlarının denetlenmesi bakımından, tanık ...A'nın alınan ifadesinde " ...A.. Ş. isimli şahsın yine ... Lisesi ve Harp Okulundan devre arkadaşları olan ... ve ... Ç. ile grup yapıldığı" beyanında adı geçen şahıslar hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilerek sanık hakkında beyanları bulunup bulunmadığının tespitine, gerektiğinde şahısların mahkemece sanık ve müdafiinin huzurunda veya SEGBİS kullanılmak suretiyle tanık sıfatıyla dinlenilmesi,
3. Sanığın .../PDY askeri yapılanması kapsamasında ele geçen ve askeri yapılanma çalışmalarını raporlayan bilgi ve belgelerde adının bulunup bulunmadığı hususlarının ilgili birimlerden sorulması, şayet var ise buna ilişkin belgelerin ilgili birimlerden istenmesi ile 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, diyecekleri sorulması,
4. Emniyet Genel Müdürlüğü KOMBİS-TEMBİS veri bankaları, ... veri havuzu içeriğinde ve UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından etraflıca araştırma yapılıp sanık hakkında herhangi bir beyan olup olmadığının belirlenmesi, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi sonrasında gerektiğinde ilgili tüm şahısların mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması ile tüm delillerin 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılması neticesinde sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
5. Kabul ve uygulamay göre de;
Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütler ile aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun olarak sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan tayin edilmesi gerekirken teşdit uygulanması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görüldüğünden, belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti ile sanığın adli kontrol hükümlerini ihlal ederek yasa dışı yollardan yurt dışına kaçarken yakalanmış olması gözetilerek tutukluluk halinin devamına, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.