Hırsızlık suçundan temyiz edilen kararda, sanığa beş yıl üstü cezayı gerektiren durumlarda zorunlu müdafi atanmaması sebebiyle savunma hakkı kısıtlandığından hükmün bozulması.
Özet: Bu hukuki evrakta, hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümlere ilişkin sanık temyiz başvurularından, iki sanığın başvurusunun yasal süreyi aşması nedeniyle reddedilirken, bir diğer sanığın iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarına yönelik temyizlerinin yasa gereği temyiz edilebilir nitelikte olmaması sebebiyle reddine karar verilmiş; ancak aynı sanığın hırsızlık suçundan aldığı cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması nedeniyle zorunlu müdafii atanmadan yargılamaya devam edilerek savunma hakkının kısıtlandığı tespit edildiğinden, bu sanık hakkındaki hırsızlık hükmünün bozulmasına hükmedilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/11149 E.  ,  2026/7559 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/2626 E., 2020/1699 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 10.09.2020 tarihli ve 2019/2626 Esas, 2020/1699 Karar sayılı kararının, sanıklar tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
I- Sanıklar ... ve ...'ün temyiz istemlerinin incelenmesinde
02.12.2020 tarihinde sanık ...'e, 04.12.2020 tarihinde sanık ...'ye usûlüne uygun olarak tebliğ edilen kararı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291. maddesinde öngörülen yasal 15 günlük süreden sonra sanık ...'ün 15-18.04.2022 tarihlerinde, sanık ...'nin 27.11.2023 tarihinde temyiz ettikleri sanıkların temyiz istemlerinin süresinde olmadığı anlaşıldığından; 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde öngörülen on beş günlük yasal süreden sonra hükümleri temyiz eden sanıkların temyiz istemlerinin aynı Kanun’un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen;“İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
III-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemine gelince
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, "cezasının 5 yılın üstünde kaldığı için müdafii atanması ve lehine hükümlerin uygulanması gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesi gereğince ek savunma verilen duruşmada zorunlu müdafii atanması ve müdafii huzurunda savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Gaziosmanpaşa 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.