Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen istinaf ret kararına karşı sanık temyizini suç vasfı ve delil yetersizliği iddialarıyla reddederek hükmü onadı.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine, sanık müdafiinin suç vasfında hata yapıldığı, eylemin kullanma hırsızlığına uyduğu, indirim nedenlerinin uygulanmadığı ve yeterli delil bulunmadığı iddialarına dayanan temyiz itirazları incelenmiş; ancak, hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde ve istinaf başvurusunun reddi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle sanık müdafiinin temyiz istemi reddedilerek bölge adliye mahkemesinin kararı oy birliğiyle onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2024/5832 E.  ,  2026/10743 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/4319 E., 2023/3959 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, suç vasfında hataya düşüldüğüne, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 146. maddesinde düzenlenen kullanma hırsızlığına uyduğuna, TCK'nın 62. maddesinin uygulanmama gerekçesinin hatalı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, bu nedenle sanığın öncelikle beraatine olmadığı takdirde ise hakkında tüm lehe olan hükümlerin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, usûl ve yasaya uygun olan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Yozgat 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.