İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin, kasko sigortalı araç trafik kazası tazminatında sigorta şirketinin sürücü değişikliği savunmasına ilişkin ilk derece kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, kasko sigortalı bir aracın trafik kazasında hasar görmesi üzerine sigorta şirketinin sürücü değişikliği şüphesiyle tazminat talebini reddetmesi, ancak ilk derece mahkemesinin bu iddiayı somut delillerle desteklenmediği gerekçesiyle reddederek davacı lehine tazminata hükmetmesi sonrasında, davalının kaza anında araçtaki diğer kişinin ehliyetinin geçici olarak iptal edilmiş olması gibi kuvvetli şüphelerin yeterince araştırılmadığını belirterek kararı istinaf etme sürecini özetlemektedir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/362
KARAR NO : 2026/1317
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11.01.2024
NUMARASI : 2022/819 E. - 2024/17 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 11.09.2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 11.09.2026
İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.01.2024 tarih 2022/819 E. - 2024/17 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, 03.07.2022 tarihinde, davalı sigorta şirketinin kasko sigortacısı olduğu, müvekkiline ait ... plakalı aracın seyir halinde iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı sigorta şirketine ihbarda bulunulduğunu, hasar dosyası açıldığını, davalı şirketin aldırdığı eksper raporunda hasar bedelinin 453.983,76 TL olduğunun belirlendiğini, ancak davalı şirketin ödeme yapmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 500,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 21.12.2023 havale tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 350.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, ekspertiz raporunda, kazada sürücü değişikliği yapıldığının tespit edildiğini, aracı araçta bulunan diğer kişi olan ...'nun kullanıyor olabileceği şüphesinin oluştuğunu, bu nedenle hasar tazmin talebinin reddedildiğini, ticari faiz talebinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; otomotiv uzmanı bilirkişiden alınan 15.08.2023 havale tarihli bilirkişi raporunda, davacıya ait aracın onarımının ekonomik olamayacağı, pert-total işlemine tabii tutulması gerektiği, aracın kaza tarihi itibariyle 2. el rayiç değerinin 650.000,00 TL, sovtaj bedelinin 300.000,00 TL olduğu, böylece gerçek hasar bedelinin 350.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, aynı bilirkişiden alınan ek raporda, davacının dava konusu aracı 01.09.2023 tarihli araç satış sözleşmesi ile 180.000,00 TL bedelle sattığı iddiası dikkate alındığında, hasar bedelinin 470.000,00 TL olabileceği yönünde kanaat bildirildiği, aracın pert total işlemine tabi tutulması gereken muadillerinin serbest piyasa satış ilanlarının bulunması ve araç satışı işlemlerinde tarafların çeşitli sebeplerle araç bedelini düşük göstermeleri nedeniyle araç satış sözleşmesinde belirtilen satış bedelinin gerçek satış bedeli olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı; davalı tarafın kazada sürücü değişikliği olduğu yönündeki savunmasının soyut nitelikte olduğu, sürücü değişikliğine dair herhangi bir somut delil sunulmadığı, kazanın meydana geldiği yerin otoyol olduğu ve mahali gösterir kamera bulunduğuna dair dosya muhteviyatında herhangi bir bilgi ve belgenin yer almadığı, otoyol içerisinde sürücü değişikliği yapılabileceği gözetildiğinde otoyol gişelerinde bulunan kameralardan kazanın aynı sürücünün sevki sırasında meydana geldiğinin ispatlanmasının mümkün bulunmadığı, davacının başvuru evrakının 07.07.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine tebliğ edildiği, davalı şirketin başvuru tarihinden itibaren 45 günün sona erdiği 22.08.2022 tarihinde temerrüte düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile, 350.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 22.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, yargılama aşamasında, araçta bulunan diğer kişi ...'nun daha önce trafik kazası yapıp yapmadığı, alkollü araç kullanma durumunun olup olmadığı ve herhangi bir nedenle ehliyetine el konma gibi hususların olup olmadığının ilgili Trafik Şube Müdürlüğünden sorulmasını talep ettiklerini, İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün 10.02.2023 tarihli müzekkere cevabında ....'nun kaza tarihini de kapsayan 29.01.2022 – 29.07.2022 tarihleri arasında sürücü belgesinin geçici olarak iptal edildiğinin bildirildiğini, bu durumun kaza anında sigortalı aracı ....'nun kullandığına dair kuvvetli şüphe niteliğinde olduğunu, ...'nun geçmiş kazaları ve alkollü kaza yapma alışkanlığının araştırılması gerekirken, bu konuda hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadığını, kaza tarihi ve saati itibariyle kazanın meydana geldiği yeri ve daha öncesini gören otoyol kamera görüntülerinin temini gerektiğini, kaza esnasında araçta ...., eşi .... ve çocuklarının bulunduğunu, aracı kullanmaya ehil iki kişiden biri olan ...'nun kaza tarihi itibariyle ehliyetinin bulunmadığını, ülkemizdeki genel alışkanlığın erkeğin aracı kullanması yönünde olduğunu, tek taraflı bir kazanın alkol etkisi ile meydana gelmiş olması ihtimalinin bulunduğunu, otoyolu işleten firmanın cevap yazısının dosya kapsamı ile ilgisiz olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, kasko poliçesine dayalı olarak davacıya ait araçta oluşan hasar bedelinin davalı kasko sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, hasarın benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla davacının kasko sigorta poliçesi kapsamında hasar tazminatına hak kazanmasınına, zarar kalemlerinin olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak hesaplanmasına, gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına, hasar bedelininden kasko poliçesi kapsamında sigorta şirketinin sorumluğunun bulunmasına, mal sigortalarından olan kasko sigortasında zarar bedelinin tamamen karşılanmasının asıl olmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının, davacının ihbar yükümlülüğüne kasten aykırı davrandığının, sürücü değişikliği yapıldığının ve tenzili muafiyet koşullarının oluştuğunun davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 23.908,50 TL'den peşin alınan 5.977,13 TL'nin mahsubu ile bakiye 17.931,37 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 11.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.