Alt işveren işçisinin belediyeye karşı açtığı işçilik alacakları davasında Yargıtayın, yıllık izin kullandırıldığını ispat yükünün işverene ait olduğunu vurgulayan temyiz kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir belediyede alt işverenler aracılığıyla sürekli çalışan ve emekli olan işçinin, eksik ödenen kıdem tazminatı ile kullanılmayan yıllık ücretli izin alacaklarının tahsili talebiyle açtığı davayı ele almakta; belediyenin husumet, zamanaşımı ve alacakların ödendiği yönündeki savunmalarına rağmen, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin işçi lehine karar verdiği ve temyiz incelemesinde, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık izin ücretinin ödeneceği ile yıllık izinlerin kullandırıldığına dair ispat yükünün işverende olduğu yasal ilkesinin vurgulandığı bir süreci yansıtmaktadır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1564 E., 2025/2511 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 7. İş MahkemesiSAYISI : 2024/390 E., 2025/41 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı asıl işveren ... (....) nezdinde dava dışı alt işverenler aracılığı ile yaptırılan işlerde alt işveren işçisi olarak çalışmaya başladığını, alt işveren şirketler değişmesine rağmen aralıksız şekilde, aynı işyerinde aynı işi yapmaya devam ettiğini, 2024 yılında emekli olarak işten ayrıldığını, davacının işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlandığını, davacının çalıştığı süre zarfında yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili Belediyenin davacının işvereni değil, ihale yapmak sureti ile davacının işvereni olan dava dışı Şirketlerden hizmet alan ihale makamı olduğunu, işçilik alacaklarından ihale alan Şirketlerin sorumlu olduğunu, müvekkili Belediye ile dava dışı alt işveren Şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının hak ettiği kıdem tazminatının eksiksiz şekilde ödendiğini, yıllık izinlerini kullandığını, davacının kullanmadığı izinlerin ücretinin son ücret bordrosunda tahakkuk ettirilerek ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dosyaya sunulan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davalı ... bünyesinde alt işveren Şirketler nezdinde 15.07.1998-05.08.2024 tarihleri arasında çalıştığı, davacının işten çıkış kodunun emeklilik sebebiyle Kod (08) olarak bildirildiği, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, ödenen kıdem tazminatının mahsubu ile bakiye kıdem tazminatı alacağı bulunduğu, davalının yıllık izinlerin kullandırıldığına dair ispata elverişli belgeleri dosyaya sunduğu bu kapsamda davacının hizmet yılı itibarıyla 536 gün yıllık izin hakkının bulunduğu, 84 gün yıllık ücretli iznin kullanıldığına dair izin formlarının sunulduğu, bakiye 452 gün kullanılmamış yıllık izin hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı Belediyenin ihale makamı olduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, davacının işçilik alacaklarından müvekkili Belediyenin sorumluluğu bulunmadığını,2. Davacının kıdem tazminatının nezdinde çalıştığı dava dışı alt işveren Şirketlerce ve ayrılırken de ödendiğini, talebin reddi gerektiğini,3. Davacının yıllık izinlerini kullandığını, kalan izin ücretlerinin işten ayrılışında kendisine ödendiğini, davacının 25 yıllık çalışması boyunca 84 gün dışında yıllık izin kullanmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yıllık izin ücretinin gerekli kesintiler yapılarak nete çevrilmemesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalı tespitler içerdiğini,4. Alacakların zamanaşımına uğradığını, 5. Faiz başlangıç tarihleri ile faiz türünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; husumet, zamanaşımı, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının ispatı ile hükmedilen faize ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü, işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 31. maddesinde, hâkimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup madde uyarınca, hâkim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.İşçinin uzun süre yıllık ücretli izin kullandırılmadığı iddiaları karşısında 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde belirtilen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde hâkimin, davacı işçiyi bizzat dinleyerek çalışma ve dinlenme süreleri konusunu açıklığa kavuşturması gerekir. Dairemizce uzun süre kavramı beş yıl ve daha fazla süre olarak değerlendirilmiş olup kullandırılmadığı iddia edilen izin süresinin toplamda beş yıl veya daha fazla olması hâlinde anılan hüküm çerçevesinde uygulama yapılması gerekir.Davacı dava dilekçesinde, çalıştığı süre zarfında yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hizmet süresine göre hak kazandığı yıllık izin gün sayısından, sunulan yıllık ücretli izin kullanım belgelerine göre izin kullanılan günler düşülerek bakiye süre için yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmıştır.Davacının çalışma süresi içerisinde 2020-2024 yılları arasında kullandığı yıllık izinleri gösteren belgeler dışında diğer çalışma dönemlerine dair yıllık ücretli izin belgesi sunulmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre davacının davalı işyerinde çalışmaya başladığı 1998 yılından 2020 yılına kadar hiç izin kullanmadan çalışması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesi uyarınca hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında, davacı asıl duruşmaya davet edilerek özellikle belirtilen tarihler arasında herhangi bir zamanda yıllık ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün kullandığı hususunda beyanı alınmalı, 2020-2024 yılları arasında mahsup edilen günler dışında kullandığı başka yıllık ücretli izin olup olmadığı da sorularak netleştirilmeli, bundan sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmelidir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.