7. Hukuk Dairesi, mirasın hükmen reddi davasında terekenin borca batık olup olmadığının murisin ölüm tarihindeki malvarlığı ve borçları açısından yeterince araştırılmamasını bozma sebebi yapmıştır.
Özet: Mirasçıların, murisin ölüm tarihinde terekenin borca batık olduğu iddiasıyla mirasın hükmen reddini talep ettiği bu davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davanın kabulüne yönelik kararları, Yargıtay tarafından murisin ölüm anındaki malvarlığı ve borçlarının (banka hesap bakiyeleri, SGK ve Sağlık Bakanlığı gibi kurumlara olan borçlar dahil) detaylı ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde araştırılarak terekenin aktif ve pasifinin tam olarak belirlenmesi konusunda eksik inceleme yapıldığı ve bu durumun hüküm kurmaya elverişli olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
7. Hukuk Dairesi         2026/963 E.  ,  2026/1227 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/51 E., 2025/1892 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/70 E., 2023/487 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; murisleri ...'ın 03.10.2020 tarihinde öldüğünü, murisin ölüm tarihi itibariyle terekesinin borca batık olduğunu belirterek, mirasın borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Kurumu vekili cevap dilekçesinde; davanın 3 aylık yasal süre içerisinde açılmadığını, davacıların borçtan kurtulmak için bu davayı açtıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ile terekenin borca batık durumda olduğunun sabit olduğu vicdani kanaatine varılarak, davanın kabulüne, davacıların muris ... mirasını hükmen reddettiklerinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olduğundan, başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını,
2. Davacıların borçtan haberdar olmalarına rağmen borçtan kurtulmak için bu davayı açtıklarını,
3. Dosyaya sunulan kurum kayıtları bütünüyle değerlendirildiğinde mirasın hükmen reddi şartlarının oluşmadığını ve yerel Mahkemece eksik incelemede bulunarak karar verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2. maddesi gereğince mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
Ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Mirasçılar Türk Medeni Kanunu'nun 610. maddesinde yazılı aykırılık da bulunmadıkça yani zımnen mirası kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça her zaman murisin ödemeden aczinin tespitini isteyebilir. Türk Medeni Kanunu'nun 606. maddesinde belirtilen süre bu davada uygulanmaz. Dava alacaklılara husumet yöneltilerek görülür. Bu davada yetkili mahkeme ise alacaklıların davanın açıldığı zamandaki ikametgahı mahkemesidir. Ayrıca Türk Medeni Kanununun Velayet Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğü'nün 39/2. fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname sunulması da zorunludur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve incelemeler hüküm kurmaya yeterli değildir. Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi halde terekenin murisin ölüm tarihinde borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının ölüm tarihi esas alınarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler, tapu müdürlüğü vb. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi, mirasçının mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığının araştırılması gerekir.
Somut olayda, ...'tan gelen müzekkere cevaplarında, muris ...'a ait hesapların bulunduğu belirtilmiş ise de, bu hesaplarda murisin ölüm tarihi itibariyle ne kadar bakiye bulunduğunun belirtilmediği görülmüştür. Dosya içerisine ... ...Sosyal Güvenlik Merkezinden gelen cevabı yazıda, Hakkari Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde muris adına ...Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti.'nin 112.599,40 TL borcunun bulunduğu belirtilmiş,...Dairesi Müdürlüğünden gelen cevabı yazıda, murisin dairelerinde mükellefiyet kaydına rastlanılmadığı, adı geçenin herhangi bir borcunun bulunmadığı belirtilmiş, Hakkari Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden murisin ölüm tarihi itibariyle borcu sorulmamıştır. Mahkemece, murisin davalılara ölüm tarihi itibariyle ne kadar borcunun bulunduğunun tereddüte neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekir. Dosyada murisin borcuyla ilgili Sağlık Bakanlığından yapılan araştırmada, murisin ölüm tarihi itibariyle borcu sorulmamıştır. O halde Mahkemece yapılması gereken iş, murisin terekesinin pasifinin belirlenmesi amacıyla murisin 03.10.2020 tarihi itibariyla borçlarının tespitinin sağlanmasıdır.
Mahkemece, davacıların Avukat ...'na verdiği mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletnamenin temin edilmeden hüküm verilmesi de doğru değildir.
Açıklanan hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının bu nedenle BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.