Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından CMK 308 itirazı üzerine FETÖ/PDY üyeliği suçunda ankesör, 5 kodlama ve himmet gibi delillerin organik bağ kurmaya yeterliliğinin değerlendirilmesi.
Özet: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının onanması gerektiği yönünde itirazda bulunarak, sanığın örgüt içi kodlaması, ardışık ankesör aramaları, örgütsel para ve oy toplama faaliyetleri, örgüte müzahir şirketteki üst düzey konumu ve yurt dışına kaçışını örgüt üyeliğini gösteren deliller olarak ileri sürmüştür. Ancak yapılan incelemede, sanığın örgütsel nitelikte sabit hat aramalarına maruz kalmadığına dair emniyet raporu, ardışık aramanın örgütsel olmadığına dair tanık beyanı ve tek bir arama kaydının örgütsel bağı kanıtlamadığı tespit edilerek, başsavcılık itirazının değerlendirilmesi gereği ortaya konmuştur.
3. Ceza Dairesi         2025/8668 E.  ,  2026/2761 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/162 E., 2021/1382 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/303 E., 2020/340 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 16.10.2025 tarihli ve 2023/6299 esas, 2025/24215 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2025 tarihli ve 3-2021/144236 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 308. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
İtirazın konusu, sanığın sübut bulan eylemlerinin .../PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusunda, ''Havacı astsubay olarak görev yaparken 2004 yılında emekli olan sanığın en son örgüte müzahir ... inşaat şirketinde görev yaptığı, bir kısım örgüt mensubu olan askeri personele ilişkin elde edilen dijital materyal içeriğinde sanığın "Emekli l" şeklindeki dosya içerisinde "Sivile devredildiği ve keyfiyet durumunun 5" şeklinde kayıt edildiği, bu şekilde örgüt içinde "5" olarak kodlanan örgüt mensuplarının "örgütün emir ve talimatlarını sorgusuz olarak yerine getirdikleri, örgüte itaat ettikleri, örgütsel toplantılara katıldıkları, örgüt tarafından belirtilen miktarlarda örgüte maddi destek sağlamak amacıyla himmet verdikleri ve örgüt adına önem arz edebilecek faaliyetlerde görevlendirildikleri" şeklinde tanımlandıkları, yine örgüt mensubu sivil imamlar tarafından kullanıldığı anlaşılan asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullanıldığı tespit edilen.... numaralı ankesör/sabit hat üzerinden 08.03.2010 günü saat 12.18'de sanığın kullandığı cep telefonu hattının arandığı, akabinde ardışık olarak aynı gün saat 12.16'da ...'ın kullandığı cep telefonu hattının arandığı, arama tarihinde her iki şahsın da emekli TSK mensubu olduğu, dolayısıyla aramanın ardışık arama olduğunun tespit edildiği, ayrıca tanık ... Ç'nin beyanında; "sanığın kendisinden, eşinden ve .... isimli arkadaşından ....Y. için oy istediğini, yine sanığın 2014-2015 yıllarında eşinden himmet adı altında örgüte yardım istediğini" beyan ettiği, son olarak dosyaya kazandırılan EGM TEM Daire Başkanlığı tarafından gönderilen araştırma tutanağına göre sanığın yasa dışı yollardan Yunanistan'a kaçtığının değerlendirildiği, bu kapsamda örgüt tarafından 5'lik olarak kodlanan, ardışık aranması bulunan, örgüt mensuplarına oy ve örgüte himmet toplayan, örgüte müzahir Dumankaya inşaat şirketinde üst konumda görev alan ve hakkındaki yargılamayı ve silahlı terör örgütü üyeliğinden aldığı hapis cezasını sonuçsuz hale getirmek amacıyla yasa dışı yollardan Yunanistan'a kaçtığı değerlendirilen sanığın bu şekilde gerçekleşen ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilen bu eylemlerinin örgüt hiyerarşisine organik bağ ile dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk içerdiği, üzerine atılı .../PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun oluştuğu anlaşılmakla, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine dair hükmün onanması gerektiği" şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik bozma kararının kaldırılması ile mahkûmiyete ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararının onanmasına aksi takdirde itirazın incelenmesi için, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
II. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık savunmaları, ankesör/büfe sorgu raporları, araştırma tutanakları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı itibarıyla; bir dönem asker olup 2004 yılında isteğiyle emekli olan sanık hakkında İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün 17.10.2020 tarihli cevabi yazısı ekinde yer alan ankesör analiz raporunda sanığın sabit hatlardan örgütsel yöntemlerle arandığına dair bilgi bulunmadığının bildirildiği, dosya kapsamında 08.03.2010 tarihinde sanıkla birlikte ardışık surette arandığı iddia edilen kişinin de emekli asker olduğu ve mahkemece dinlendiği, ifadesinde aramaların örgütsel nitelikte olmadığını, sanıkla hemşehri olduklarını ve aynı sitede oturduklarını beyan ettiği, tanığın dosyaya celbedilen soruşturma evraklarının içeriği itibarıyla da sanık hakkında aleyhe beyanlarının bulunmadığı, aranmada sanığın 69 sn ardışığının ise 128 sn görüşme kaydı olduğu, söz konusu bir tek aranmanın örgütsel nitelikte olduğunu sabit kılan herhangi bir tespit yahut delilin elde edilmediği, 2006 yılında İzmir ilinde belediye otobüsünde bulunan, daha sonra .... Ö. tarafından 2007 yılında Kara Kuvvetleri Komutanlığına iletilen flash bellek içerisinde, 2004-2006 dönemine ilişkin 540 hava kuvvetleri personeli ile ilgili bilgilerin yer aldığı kayıtlarda adları geçmesi sebebiyle haklarında aynı dönem işlem yapılan diğer şahıslara ait soruşturma evraklarının dosyaya getirtildiği, yapılan incelemede sanıkla ilgili anlatımlarının bulunmadığının tespit edilmiş olduğu, tanık... Ç'nin beyanlarının dinlenen diğer tanık anlatımları ile doğrulanmadığı, sair delillerin de suçun sübutunu sağlayacak mahiyette olmadığı ve sanığın savunmalarının aksini kanıtlayan mahkûmiyetine yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli başkaca delil de elde edilemediği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik bozma kararının kaldırılması ile mahkûmiyete ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararının onanmasına dair itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 16.10.2025 tarihli ve 2023/6299 esas, 2025/24215 sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.