Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, konut dokunulmazlığını ihlal suçunda temyiz edilemezlik nedeniyle ret ve hırsızlık suçunda istinaf kararının hukuka uygun bulunarak onanmasına dair temyiz kararı.
Özet: Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve hırsızlık suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarının istinaf sonrası temyize taşınması üzerine, Yargıtay tarafından yapılan incelemede, konut dokunulmazlığının ihlali suçuna ilişkin temyiz talebi, ceza muhakemesi kanunundaki sınırlamalar gereği temyiz edilemezlik nedeniyle reddedilmiştir; hırsızlık suçuna yönelik temyiz talebinde ise, sanık müdafiinin delil yetersizliği ve araştırma eksikliği iddiaları incelenmiş ancak istinaf mahkemesinin kararında hukuka aykırılık bulunmadığı tespit edilerek hüküm onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2619 E., 2023/3171 K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onamaI-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 29.11.2023 tarihli ve 2022/2619 Esas, 2023/3171 Karar sayılı kararının, sanık müdafiinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddeleri uyarınca; ''İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları''nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, "somut delil bulunmadığına, kamera kaydının olup olmadığının araştırılmadığına, sanığın telefon sinyalinin istenmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan cezanın süresine göre 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.