İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, kasko sigortası kapsamında araç hasar bedeli tazminat davasında ilk derece mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine verdiği karar.
Özet: Bu hukuki evrak, park halindeyken istinat duvarına çarparak hasarlanan bir aracın sahibi tarafından kasko sigortacısına karşı açılan tazminat davasına ilişkin bir istinaf incelemesidir; ilk derece mahkemesi, sürücünün park pozisyonunu ve el frenini kullanmaması nedeniyle aracın hareket ederek hasarlandığını ve bu zararın sigorta teminatı kapsamında olduğunu belirterek davacının talebini kabul etmiş, davalı sigorta şirketi ise olayın oluş şekli, hasarın tespiti, aracın üçüncü şahıslara satılması nedeniyle kontrol edilememesi, tazminat miktarındaki indirimler ve KDV sorumluluğu gibi gerekçelerle kararı istinaf etmiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/337
KARAR NO : 2026/1319
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/10/2023
NUMARASI : 2023/28 E. 2023/847 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 11.09.2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 11.09.2026
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.10.2023 tarih 2023/28 E. 2023/847 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, 13.08.2022 tarihinde, davalı şirketin kasko sigortacısı, davacı şirketin maliki ve dava dışı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın park halinden seyir haline geçmesi esnasında istinat duvarına çarpması sonucu hasarlandığını, bağımsız sigorta eksperinden alınan uzman görüşüne göre araçta KDV dahil 176.585,37 TL hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, bu tutar üzerinden onarım yapıldığını, davalı şirkete 10.11.2022 tarihinde başvuru yapıldığını, ancak hasarın teminat dışı kaldığından bahisle ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 100,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 11.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 400,00 TL ekspertiz masrafının yargılama giderleri kapsamında davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 07.09.2023 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değerini 176.585,37 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, müvekkili şirketin genel müdürlük adresinin Sarıyer/İstanbul olması nedeniyle yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının aracının hususi araç olması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin poliçe limiti ile sınırlı ve sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, hasar ile davacının hasarın oluşu bakımından iddiaları arasında tutarsızlıklar bulunduğunu, faize esas alınması gereken sürenin 45 günlük süre olduğunu, müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davacının talebi fahiş olduğunu, ekspertiz ücretinin teminat kapsamında olmadığını, en az %30 oranında parça ve işçilik iskontosu uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin KDV’den sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; hasar ve sigorta bilirkişisinden alınan 21.07.2023 tarihli rapora göre, dava dışı sürücü ...'ın otomatik vitesli aracı aracı park esnasında otomatik vites konumunu park pozisyonuna getirmediği ve el frenini çekmediği, park yerinin eğimli arazi olması nedeniyle aracın sürücü olmadan kendi halinde geri yönde hareket ederek arka kısımdaki istinat duvarını aşarak sağında bulunan ahşap direğe sağ ön ayna, kapı ve arka kapısını çarptığı, polis tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre kazanın belirtilen yerde meydana geldiği, araçta yedek parça 111.149,62 TL, işçilik 38.500,00 TL olmak üzere KDV dahil toplam 176.586,55 TL hasar meydana geldiği, hasarın kasko sigortası teminatı kapsamında bulunduğu yönünde kanaat bildirildiği; davalının poliçeden kaynaklı sorumluluğunun olmadığına ilişkin iddiasını ispatlar nitelikte herhangi bir delilin dosyada tespit edilemediği, davalı şirkete başvuru tarihi itibariyle TTK 1477-2 hükmüne göre; temerrüdün 19.10.2022 tarihinde oluştuğu, eksper ücreti isteminin yargılama giderleri içinde değerlendirilmesinin uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 176.585,37 TL tazminatın 19.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, olayın davacının ifade ettiği yerde ve şekilde meydana gelmediğini, davacının iddiaları ile hasarın uyuşmadığını, düzenlenen ekspertiz raporunda sigortalı aracın kaza sonrasında ilk olarak .... yetkili servisine getirildiğini, servisin aracın pert olması nedeniyle garanti vermemesi üzerine sürücü ... tarafında servisten çektirildiğini,
... ile yapılan görüşmede aracı hasarlı hali ile hasar haklarıyla birlikte dava dışı ....'e sattığının öğrenildiğini, bu kişinin oto servis sahibi olduğunu ve aracı kendi servisinde onardığını ve aracın Antalya`da bir kişiye sattığını, hasarın uyumu müvekkili şirketçe kontrol edilemediğini, mahkemece eksik inceleme neticesinde davanın kabulüne karar verildiğini, tazminat tutarından iskonto uygulanması gerektiğini, davacı tarafından onarım faturası sunulmadığını, müvekkili şirketin KDV’den sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun sınırlı olduğunu, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE: Dava kasko sigortası poliçesi kapsamında hasar tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusurun olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar tazminatına hak kazanmasına, kusur ve zarar kalemlerinin benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak hesaplanmasına, tazminat tutarının poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememesine, gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın, hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına (Yargıtay 17 HD 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K.), davalı ile anlaşmalı ya da yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanmasının davacı sigortalıyı bağlamayacak olmasına (Yargıtay 4. HD 06.07.2021 tarih ve 2021/3294 E. - 2021/4214 K.), taraflar arasındaki ilişkinin ve davanın kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanmasına ve bu tür sözleşmelerin 6102 Sayılı TTK'nın 3. ve 4. maddeleri uyarınca tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın mutlak ticari işlerden olmasına, bu nedenle davada temerrüt faizi olarak isteme uygun biçimde avans faizine hükmedilmesinin yerinde bulunmasına (Yargıtay 17. HD 23.11.2015 tarih 2015/8751 Esas, 2015/12542 K. sayılı ilamı), tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 12.062,54-TL'den peşin alınan 3.016,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 9.046,54-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/09/2026