İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari satıştan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasına ilişkin kararı.
Özet: Ticari mal satımından kaynaklanan cari hesap borcunu ödemeyen davalıya karşı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebini içeren bu dava kapsamında, bilirkişi raporu davacının yasal defterlerinin düzenli olduğunu ve davalıdan 21.570,73 TL tutarında asıl alacağı bulunduğunu saptamıştır; davalı elektronik faturalara süresinde itiraz etmemiştir.

T.C.

İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2025/715
KARAR NO : 2026/712
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08.10.2025
KARAR TARİHİ : 14.09.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin davalı şirkete iş güvenliği ve inşaat malzemeleri satışı yaptığını, davalının cari hesap borcunu ödememesi üzerine ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari mal satım ilişkisine dayalı cari hesap borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı davaya cevap vermediğinden, taraflar arasında uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura içeriğindeki malları davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Hak Düşürücü Süre Yönünden;
2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 24. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 17.09.2024 tarihinde, davalı aleyhine, cari hesaba dayanarak, 21.570,73.-TL asıl alacak, 7.548,27.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.119,00.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya 12.10.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 10.10.2024 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 08.10.2025 tarihinde 21.570,73.-TL asıl alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce alınan 20.08.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2022 - 2023 - 2024 - 2025 yılı ve 2026/6 dönemi ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların süresinde alındığı, usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davacıyla davalı arasında ticari ilişkinin 2022 yılına dayandığı, davacı davalıya 2022 yılında iş güvenliği teknik malzemeleri (boru, kablo, halat) faturaları düzenlediği, davalının ise peyder pey ödemeler gerçekleştirdiği incelenen cari hesapta ve faturalar üzerinde görüldüğü (Ek fatura görüntüleri), davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri 2022-2023-2024-2025 yılı defter ve kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediği, davacı; raporun tespitler kısmında yer verilen yevmiye kayıtları ile detayı verilen tüm faturalardan ve ödemelerden sonra 18.09.2025 takip tarihi itibariyle 21.570,73 TL'sı defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğü, dava tarihi itibariyle de aynı tutarda alacaklı gözüktüğü, alacağın likit alacak olduğu, iş bu davanın konusu cari hesap alacağını oluşturan e -ticari faturaların 433 sayılı VUK ve devam eden maddelerindeki mevzuat hükümleri gereği elektronik ortamda davalıya otomatik tebliğ edildiği, faturalara; TTK.21-2 maddesince davalıca noter huzurunda veya iade fatura şeklinde düzenlenerek yasal 8 gün süre içerisinde bir itirazın olmadığı, Netice İtibariyle; Huzurdaki davada davacı toplam 21.570,73 TL asıl alacağına ve 7.548,27 TL'sı işlemiş faiz alacağına 18.09.2024 tarihinde ... 24. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığı, davacının alacağı davacı defterlerinde, faturalarda tespit edildiği, işlemiş faiz talebinin ise taraflar arasında yazılı bir sözleşme dosya içeriğinde görülememiş olup, davacının cari hesap tutarını davalıyı temerrüde düşüren ihtar mektubu dosya içeriğinde görülememiş olup, davacının incelenen muhasebe hesaplarında faturaları kapata kapata ödediğini gösteren ödeme alışkanlığı tespit edilemediği, yani cari hesap toplam tutardan ödemeler mahsuplaştırma şeklinde bir alışkanlığın olduğu, bu sebeplerle temerrüt tarihindeki belirsizlikten dolayı davacının işlemiş faiz talebinin doğruluğunun hesap edilemediği yönünde görüş bildirilmiştir.
Davalı usulüne uygun tebligata rağmen defter ve belgelerini inceleme gününde ibraz etmemiştir.
6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Davacı kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının usulüne uygun defter kayıtlarına göre davalıdan toplamda 21.570,73.-TL faturalardan kaynaklı bakiye alacağı bulunduğu, davalının defter ve belgelerini ibraz etmediği anlaşıldığından davacının davalıdan 21.570,73.-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir.
Davacı taraf icra takibinde işlemiş faiz talep etmiş ise de dava asıl alacağa yönelik olup dava asıl alacak miktarı olan 21.570,73.-TL üzerinden açılmıştır. Faize yapılan itirazın iptali istenmemiştir. Bu nedenle bilirkişinin faiz yönüyle tespitlerine iştirak edilmemiş, dava ve usul ekonomisi gereği değerlendirmeye gerek görülmemiştir.
Davacının talebine konu asıl alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
Davacının ... 24. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE,
Takibin 21.570,73.-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA,
İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (21.570,73.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 4.314,14.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 1.473,49-TL olup, peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 858,09-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 614,50-TL ve bilirkişi ücreti 12.000,00-TL'den oluşan 12.614,50-TL yargılama gideri ile 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç toplamı 13.845,30-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 21.570,73-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK.nun 341/2.maddesi gereğince, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/09/2026
KATİP - HAKİM -
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır