Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararının orantısız ceza tayini ve etkin pişmanlık hükümlerinin eksik değerlendirilmesi nedeniyle bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkum edilen sanık hakkındaki kararın temyiz incelemesi sonucunda; cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi ilkeleri ile orantılılık prensibine aykırı olarak fazla ceza tayin edilmesi ve sanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında kolluk ifadesinde belirttiği kişilerle ilgili fotoğraf teşhis işlemlerinin yapılmayarak durumunun yeterince değerlendirilmemesi nedeniyle hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/804 E., 2022/585 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 25. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2020/36 E., 2021/201 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 221/4-2.c 62/1, 53/1-2-3, 221/5, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak; 1. Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, 2. Sanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamındaki kolluk ifadesini ... İl Jandarma Komutanlığında verdiği, sanık anlatımlarının ise ... Astsubay Meslek Yüksek Okulu dönemine ait olduğu, sanığın ifadesinde geçen 10 kişiye yönelik fotoğraf temin edilemediği yönündeki 24.10.2019 tarihli tutanak da nazara alınarak; sanığın Yalova Emniyetine davet edilerek bu kişiler hakkında fotoğraftan teşhis işlemi yapılması ile birlikte Emniyet tarafından tutulan tutanak içeriğine göre sanığın durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Hukuka aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, CMK'nın 302/2. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.