Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin, alevler içinde tek bir büyükbaş hayvan figürü içeren enerji içeceği markası başvurusu reddinin iptali davası.
Özet: Enerji içecekleri sektöründeki tanınmış bir markanın boğa figürlü tescilli markalarına dayanarak yaptığı itiraz üzerine reddedilen, ... ibareli ve alevler içinde bir sığır görseli içeren marka başvurusunun tescili için açılan davada, davacı tarafların markaları arasında görsel, işitsel veya kavramsal benzerlik ve karıştırılma ihtimali olmadığını iddia ederek ret kararının iptalini talep ederken, davalılar ise her iki markanın da sığır figürleri içermesi, aynı emtiaları kapsaması ve davalının markasının yüksek tanınmışlığı nedeniyle karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davacının haksız kazanç sağlayacağını savunmaktadır.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/81 Esas - 2025/281
T.C.ANKARA2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİKARAR TÜRK MİLLETİ ADINAEsas No : 2024/81Karar No : 2025/281....Dava : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptaliDava Tarihi : 19/02/2024Karar Tarihi : 10/07/2025Gerekçeli KararınYazıldığı Tarih : 10/07/2025Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili .... Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA :Davacı vekili dilekçelerinde özetle; davacının “...” ibaresini ihtiva eden ....sayılı markanın tescili için dosyaladığı marka başvurusunun davalı firmanın .... sayılı markasına dayalı olarak yaptığı itiraz üzerine diğer davalı ... tarafından bütünüyle ve nihai olarak reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira redde mesnet alınan marka ile davacının markasının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığını, davacının markasının "...” kelimesini ve alevler içerisinde yalnız başına bir ... görselini ihtiva ettiğini, davalının markasının ise üstlerine güneş doğmuş kafa kafaya gelmiş iki boğa görseli ve arka fonda mavi ve gri renklerden oluştuğunu, şekil, yazı ve renkler bir bütün içerisinde değerlendirildiğinde taraf markalarının benzemediğinin kabulünün gerektiğini, büyükbaş hayvan figürünün markasal kullanımının davalının tekeline verilemeyeceğini, dolayısıyla markaların karıştırılma ihtimalinin olmadığını ifade ederek, ... .....'nın 19/12/2023 tarih ve .... sayılı kararının iptaline, başvuru markasının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP :Davalı ... vekili cevaplarında özetle; taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde birbirleriyle karıştırılma ihtimali doğuracak derecede benzer olduğunu, zira her iki markada da boğa/... şeklinin kullanılmış olduğunu, ayrıca davalının “boğa şekli” markasının, davacının markasının kapsamında yer alan “enerji içecekleri” için artırılmış ayırt ediciliğinin bulunduğunu, dolayısıyla taraf markalarının ilgili tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, ayrıca davalının markasının bahsi geçen emtialar yönünden kazandığı tanınmışlığın, SMK m. 6/5 hükmü kapsamında düzenlenmiş durumlardan birini ortaya çıkabileceğini, bu nedenlerle davadaki taleplerin reddinin gerektiğini ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili cevaplarında özetle; davalının başta enerji içecekleri olmak üzere meşrubat ve sair ürünleriyle dünya çapında bilinen ve tüketiciler nezdinde yüksek tanınmışlığa ulaşmış bir şirket olduğunu, davalının tanınmış “....” ibareli ve boğa şeklinden müteşekkil markasının Türkiye de dahil olmak üzere dünya çapında 183 ülkede tescille korunmakta olduğunu, davalının enerji içecekleri sektöründe pazar lideri olarak 2023 yılı verilerine göre dünya çapında 12.1 milyar kutu enerji içeceği satmış olduğunu ve dünyada bu pazarın yarısından fazlasını elinde bulundurduğunu, 2023 yılı için Türkiye’deki %60.6 pazar payı ile Türkiye enerji içeceği piyasasında da lider konumda olduğunu, 2023 yılında Türkiye’de 390 milyon .... ürününün satışını gerçekleştirdiğini ve aynı yıl içinde ürünlerinin Türkiye’de tanıtımı için 6 milyon Euro, pazarlaması için ise 24 milyon Euro harcama yaptığını, davalının Türkiye’de tescilli onlarca markası bulunduğu gibi, T/00740, T/02334 ve T/02906 sayı tahtında tescilli tanınmış markalarının da bulunduğunu, davacının markasında geçen “...” ibaresinin büyükbaş bir hayvan olan erkek sığır, yani “boğa” ile aynı hayvan familyası olan boynuzlugillere (bovidae) mensup bir sığır türü olduğunu, Amerika ve Afrika kıtasına özgü bir sığır türü olması sebebiyle Türkiye’deki ortalama bir tüketici tarafından “boğa” türünden ayırt edilemeyeceğini, ayrıca dava konusu edilen markada davalının markalarında kullanılmış olan kırmızı rengin de baskın olduğunu, dolayısıyla taraf markalarının hem kullanılan hayvan şekli hem de şekilde kullanılan stil ve renk yönünden benzer olduğunu, nitekim ...’in daha önce de “...” kelimesini ve bir .../boğa benzeri hayvan şeklini içeren marka başvurularını, davalının markalarına benzer bularak reddettiğini, bu kararların somut uyuşmazlık açısından emsal nitelikte olduklarını, bu tür markaların yalnızca ... tarafından değil diğer ülkelerdeki yargı çevreleri tarafından da davalının markalarına benzer bulunuyor olduğunu, ayrıca taraf markalarının birebir aynı emtialarda kullanılacağını, davalının enerji içeceği ürünleri üzerinde çok uzun yıllardır “boğa” şeklini marka olarak kullanmakta olduğunu, bu şeklin bu emtialar özelinde doğrudan davalıyı akla getirdiğini, davalının “boğa” şeklini ihtiva eden markalarının bu özelliği itibariyle de taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin arttığını, ayrıca davacının dava konusu edilen markayı bu emtialarda kullanması halinde davalının markalarının tanınmışlığından haksız bir fayda sağlayacağını ve davalının markalarının itibarına zarar vereceğini, bu nedenlerle davadaki taleplerin reddinin gerektiğini ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE :Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir. Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, YİDK kararının yerinde olup olmadığı, davalının tanınmışlık itirazının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davacının .....sayılı "..." ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır. Davaya konu.... sayılı "..." ibareli marka için davacı tarafından 29/04/2022 tarihinde 32.Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu, Marka başvurusu,....07.07.2022 tarih ve .... sayılı kararı ile 6769 sayılı SMK’nın 5/1(ç) maddesi uyarınca kısmen reddedilmiş olup, marka başvurusu kapsamından “Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.” mallarının çıkartılmasına karar verildiği, Dava konusu marka başvurusu, kapsamında kalan emtia bakımından 13.06.2022 tarih ve 398 sayılı..... Bülteni’nde yayımlandığı, Davalı şirket tarafından dava konusu markanın yayımına ..... sayılı markalarına ve “benzerlik/karıştırılma ihtimali”, “tanınmışlık” ve “kötü niyet” gerekçeleri ile itirazda bulunulduğu, Davalı şirket itirazı,....’nın 26.05.2023 tarih ve ..... sayılı kararı ile kabul edildiği, Davacının, .... kararına itiraz ederek marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep ettiği, .......’nın 19/12/2023 tarih ve ....sayılı kararı ile nihai olarak reddine karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Toplanan delillere, birbirini destekler nitelikteki bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; Davacıya ait dava konusu marka başvurusu, 32. Sınıfta yer alan “Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.” bakımından reddedilmiştir. Dolayısıyla, işbu davanın konusunu, kısmi redde konu emtia oluşturmaktadır. Davalı şirkete ait redde mesnet kabul edilen 2019/16953 sayılı marka ise, hali hazırda 32. Sınıf emtia bakımından tescillidir. Neticede, dava konusu marka kapsamında yer alan ve işbu davanın konusunu oluşturan tüm emtia bakımından, taraf markaları arasında “emtiaların aynı/aynı tür veya benzer olması” şartının sağlandığı anlaşılmıştır.Dava konusu marka başvurusu, "..." ibaresi ile bu ibarenin üzerinde yer alan hayvan figüründen oluşan karma nitelikte bir markadır. Markanın hem kelime hem de şekil unsurları, alevler içinde, siyah arka plan üzerinde kırmızı ve sarı renklerle tasvir edilmiştir. Markada yer alan hayvan figürü, ön ayakları havada ve saldırı pozisyonunda bulunan, öfkeli bir duruş sergileyen bir hayvan şeklindedir. Hem "..." ibaresi hem de hayvan figürü, markanın ön plandaki ayırt edici unsurlarını oluşturmaktadır. Kelime unsurunu oluşturan "...", Kuzey Amerika’ya özgü bir manda türüdür ve bu hayvanın boynuzları yana doğru uzanır. Dava konusu markada yer alan “hayvan” şeklinin ... şekli olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirketin redde mesnet kabul edilen markası ise, herhangi bir kelime unsuru içermemekte olup, karşılıklı saldırı pozisyonunda bulunan iki adet kırmızı renkli boğa figüründen oluşmaktadır. Bu figürlerin arka planında ise sarı renkte bir daire yer almaktadır. Davalı şirket markasının esas unsuru, markayı oluşturan “şekil” unsurudur. Dava konusu markada yer alan şekil unsuru ile davalı şirkete ait redde mesnet marka değerlendirildiğinde, dava konusu markada “...” ibaresine yer verilmiş olması, şekil unsurunun ... figürüne atıf yaptığı izlenimini doğurmaktadır. Ancak, boğa ve ... hayvanlarının morfolojik açıdan benzer yapılar sergilemeleri, her iki hayvanın da iri cüsseli, boynuzlu ve güçlü yapılarıyla tanınmaları nedeniyle, dava konusu markada “...” ibaresine yer verilmiş olması, markalar arasındaki “şekil” unsurlarının benzerliğini ortadan kaldırmaya yeterli değildir. Nitekim, davalı şirkete ait markada olduğu gibi, dava konusu markada da hayvan figürü saldırı pozisyonunda ve öfkeli bir duruşla tasvir edilmiştir. Bu görsel anlatım, ortalama dikkat düzeyine sahip bir tüketicinin söz konusu figürü boğa olarak algılamasına yol açmaktadır. Özellikle, bufaloların doğası gereği daha sakin yapılı olmaları ile boğaların genellikle saldırganlık ve güç temsiliyle ilişkilendirilmeleri arasındaki zıtlık dikkate alındığında, alevler içinde ve agresif pozisyonda resmedilmiş figürün, tüketicide boğa çağrışımı yaratması doğaldır. Ayrıca dava konusu markada kullanılan kırmızı ve sarı renklerin, davalı şirkete ait markada da temel renk unsurları olarak yer alması, markalar arasındaki görsel benzerliği pekiştirmektedir. Her iki markada da dikkat çekici renklerle oluşturulan saldırgan figürler yer almakta olup, bu durum tüketici nezdinde aynı veya bağlantılı ticari kaynağa ait oldukları izlenimini güçlendirmektedir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu markada yer alan hayvan figürünün ... olarak nitelenmesi, görsel, kavramsal ve algısal düzeyde davalı markasından doğan karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmamaktadır. Aksine, figürün duruşu, kullanılan renkler ve genel tasarım itibarıyla davalı markasına yüksek düzeyde benzerlik taşıdığı sonucuna varılmaktadır. Dava konusu markada yer alan “...” ibaresinin yer alması, markanın ayırt ediciliğini sağlamak ya da mevcut benzerliği ortadan kaldırmak bakımından yeterli değildir. Zira, kelime unsurunun farklı olması tek başına markalar arasındaki benzerliği bertaraf etmez. Özellikle dava konusu markada, şekil unsurunun, saldırgan ve dinamik bir izlenim yaratacak biçimde kurgulanmış olması, ortalama tüketici nezdinde bu ibarenin “boğa” figürüyle özdeşleşmesine engel olamamaktadır. Dava konusu markada kelime unsurunun “...” olması, görsel ve kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlikleri ortadan kaldırmamakta, aksine şekil unsuruyla birlikte davalı markasını çağrıştıran bir bütünlük oluşturmaktadır. Benzer bir uyuşmazlıkta, “.....” ibaresinin, “şekil” unsurunun neden olduğu benzerliği ortadan kaldırmadığı yönünde hüküm kurulmuştur; “Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, tarafların markalarının 32/4. sınıf enerji ve sporcu içecekleri yönünden aynı malları kapsadığı, davacının itiraza mesnet markalarının asıl unsuru olan boğa figürünün aynısının, davalının başvurusunda da asıl unsurlardan birisi olarak kullanıldığı, davalının birçok seçenek özgürlüğü varken, davacının markalarındaki boğa şeklinin aynısını, başvurusunun asıl unsurlarından birisi olarak kullanıp, bu boğa figürüne bir matador eklemesinin ve "Rodeo Star" asıl unsuru ile diğer bir takım tali ibareleri yazmasının, davalı başvurusunun davacı markalarından ayırt edilmesini sağlamaya yeterli olmadığı, sonuçta davalının marka tescil başvurusunda, davacının markalarında yer alan boğa şeklinin aynısının, asıl unsurlardan birisi olarak kullanılmasının, tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesine yol açtığı, ..... sayılı ilamlarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.” (..... sayılı onama ilamı) ..... Genel Kurulu’nun ..... kararında, markaların sözcük unsurunun farklı olmasına rağmen, markalarda yer alan ve tüketicinin gözünde ayırt edici unsur olarak değerlendirilen “yaşlı adam şekli”nden kaynaklanan görsel benzerlik nedeniyle karıştırma ihtimalinin varlığı kabul edilmiştir. [1] ..... sayılı kararında, bu husus şu şekilde ifade edilmiştir; “Bir markayı oluşturan unsur, o markanın başka markalardan ayırt edilebilmesini sağlayan kelime, harf, sayı, şekil vb. işaretlerden oluşup, marka birden ziyade unsuru ihtiva ediyorsa, asıl unsuru markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hakim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajda aramak lazımdır. Davacı adına..... no.lu marka salt "kazan ve yaşlı adam" asıl unsurlu şekil markasıdır. Davalının markalarında yer alan kelime unsuru, davacı markasından farklı ise de, davacı markasında yer alan şekil unsuruna benzer şeklin dava konusu başvurularda da markanın asli unsuru olarak yer alması mahkemenin kabulünün aksine, markalar arasında 556 sayılı KHK'nin 8/1- (b) bendi anlamında iltibas veya iltibas tehlikesine yol açacak derecede benzerlik oluşturmaktadır. Çünkü, markalarda kullanılan "kazan ve yaşlı adam", "terazi ve yaşlı adam" unsurları nedeniyle markayı oluşturan işaretleri bir bütün olarak algılayan, ancak markalardaki "yaşlı adam" şekillerinin detaylarındaki farklılıkları hatırda tutamayacak olan orta düzeydeki tüketiciler nezdinde markalar arasında bir irtibat kurulması ve davacının markaları ile aynı seri içinde bir marka olarak algılanması dolayısıyla da karıştırma ihtimali mevcuttur. O halde mahkemece, davalı tarafın tescilini istediği markaların, davacının tescilli markaları ile iltibas tehlikesi yaratacağı tartışmasızdır. Ancak davalının önceden dava konusu markada yer alan şekil unsurunun davalı adına aynı/aynı tür emtialar için1996 yılından itibaren tescilli olduğu belirtildiğine göre davalının seri marka yaratma çabası içerisinde bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek hâsıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmekle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir...” Neticede, dava konusu marka başvurusu ile davalı şirkete ait redde mesnet markanın görsel ve kavramsal olarak benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus; ortalama düzeydeki halk nezdinde bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurulmasıdır. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından umumi intiba olmasa bile halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir. Tüketicinin iki işaret arasında doğrudan ya da kaynakları bakımından idari – iktisadi bir ilişki kurma yanılgısına düşmesi iltibas ihtimalinin kabulü için yeterli olacaktır. Karıştırılma olasılığının değerlendirmesi, inceleme konusu markaların görsel, işitsel veya kavramsal benzerliği bakımından, markaların ayırt edici ve baskın unsurları özellikle göz önüne alınarak, markaların bütünsel olarak ortaya çıkardıkları izlenim esasında yapılmalıdır. İnceleme konusu malların veya hizmetlerin ortalama tüketicilerinin markaları algılayış biçimi, karıştırılma olasılığına yönelik genel değerlendirmede belirleyici rol oynar. Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları ve davanın koşullarıyla ilgili tüm faktörleri dikkate alarak global olarak yapılmalıdır. Karıştırılma ihtimali değerlendirilirken araştırılması gereken bir diğer husus da hedef tüketici kitlesidir. Tüketici kitlesi, her bir mal ve hizmet türü için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Davanın konusunu oluşturan enerji içecekleri bakımından ilgili tüketicinin, ortalama dikkat düzeyine sahip, makul ölçüde bilgilendirilmiş bir kitle olduğu değerlendirilmiştir. Enerji içeceklerinin hedef kitlesi özellikle genç yetişkinler, aktif yaşam süren bireyler, spor yapanlar ve uzun süre çalışan kişiler gibi belirli yaşam tarzlarına sahip bireylerden oluşur. Enerji içecekleri, süpermarket, büfe veya otomat gibi yerlerden ani kararlarla satın alınabilen ürünlerdir. Bu nedenle, bu alandaki ilgili tüketicinin dikkat seviyesi, özellikle yüksek değerli ürünlere kıyasla nispeten daha düşük kabul edilmelidir. Bu bağlamda, markalar arasındaki benzerliklerin değerlendirilmesinde, enerji içecekleri için ilgili tüketicinin ortalama bir dikkatle hareket edeceği göz önünde bulundurulmalıdır. Netice itibariyle de; dava konusu marka ile davalı şirkete ait redde mesnet marka arasında, aynı veya aynı tür malları kapsayan emtia benzerliği bulunduğu, dava konusu markanın kelime ve şekil unsurlarını içeren karma nitelikte bir marka olduğu, her ne kadar “...” ibaresiyle şeklin bir ... olduğu algısı yaratılmışsa da, söz konusu şeklin alevler içinde saldırı pozisyonunda tasvir edilmesi nedeniyle ortalama tüketicide boğa çağrışımı yarattığı, boğanın genel olarak öfke ve saldırganlıkla özdeşleştirilmesi, ayrıca markada kırmızı-sarı renk kombinasyonunun tercih edilmesinin davalı markasıyla olan görsel benzerliği artırdığı, bu sebeplerle tüketicinin markaları aynı veya ekonomik olarak bağlantılı işletmelere ait olarak algılayabileceği ve markalar arasında ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğu dikkate alındığında, somut olay bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1 maddesinde düzenlenen nispi tescil engeline ilişkin şartların oluştuğu kanaatine varılmıştır. Davalı Markasının Tanınmış Olup Olmadığı, Davacının Başvuruya Konu Markasının Davalının Tescilli Markasından Haksız Yararlanma Sağlayıp Sağlamadığı, Davalı Markasının İtibarına Zarar Verip Veremeyeceği, Ayırt Ediciliğini Zedeleyip Zedelemeyeceği Hususları Bakımından Değerlendirme; 6769 sayılı SMK 6/5 maddesi; “Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.” hükmünü amirdir. Bu madde kapsamında koruma elde edilebilmesi için önceki tarihli markanın tanınmış olması, önceki tarihli marka ile sonraki tarihli başvurunun aynı veya benzer olması ve maddede öngörülen üç şarttan birinin gerçekleşmesi gerekmektedir. “Tanınmış marka” kavramı Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım” olarak tarif edilmiştir (.....). Bunun yanında tanınmış marka kavramı; bir markanın tanınmışlığının belirlenmesi için ....Ortak Tavsiye Kararı" adı altında bazı ölçütler getirmiştir. Bu suretle bir markanın tanınmışlığında kendisinden yararlanılabilecek bazı kriterler oluşturulmuştur. Bağlayıcılığı olmamakla birlikte uygulamada da kabul gören bu kriterler şunlardır; Toplumun ilgili kesiminde markanın tanınma derecesi, Markanın kullanıldığı coğrafi alan, kullanım süresi ve yoğunluğu, Marka promosyonlarının hedef aldığı coğrafi alan, promosyon süresi ve yoğunluğu, Markanın tesciller veya tescil başvuruları ile korunduğu coğrafi alanın büyüklüğü, Markanın resmi makamlarca tanınmışlığına delalet eden karar ve uygulamaları, Markanın ekonomik değeri. Bu kıstaslardan birisinin, birkaçının veya tamamının varlığı tanınmışlığı gösterebilecektir. Yukarıda yapılan açıklamalardan çıkan sonuç; bir hizmet ya da ticaret markasının tanınmışlığından söz edilebilmesi için; toplumun ilgili sektöründe tanınmış olması, başka bir anlatımla o marka telaffuz edildiğinde ilgili sektördekilerin hiç düşünmeden refleks halinde hatırlamaları gerektiğidir. 6769 sayılı SMK madde 6/5 hükmüne göre, toplumda belirli bir tanınmışlık düzeyine ulaşan önceki bir tarihte tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markadan, Tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarara sağlayabilecek, Markanın itibarına zarar verebilecek, Markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabilecek durumda olan sonraki başvuru, farklı mal ve hizmetlerde kullanılacak olsa bile reddedilecektir. Yukarıda da belirtildiği üzere, tanınmış markalar sadece tescil kapsamındaki aynı tür mal ve hizmetler yönünden değil, ayrıca farklı türden mal ve hizmetler yönünden de sahibine koruma sağlar. Tanınmış markalara sağlanan koruma önlemleri sayesinde, sonraki markanın tescili yoluyla marka sahibinin, tanınmış markanın itibarına ve ayırt edicilik düzeyine zarar verme, bu markadan imaj transfer etme ve böylelikle haksız yarar sağlama çabalarının önüne geçilmek istenmiştir. Böylece, önceki ve tanınmış nitelikteki markanın ayırt edicilik karakterine ve tanınmışlığına zarar verebilecek, tüketicinin daha önce tanınmış markayı gördüğünde, refleks halinde tek bir işletmeyi algısında canlandıracakken, yeni durum nedeniyle eskiden olduğu gibi kişilerin aklına sadece tek bir ticari işletme gelmeyecektir. Bunun sonucunda ise, büyük emek, çaba, zaman ve masrafla tanınmış hale getirilen markanın ayırt edicilik gücü zaafa uğratılmış olabilecektir.Davalı taraf, “şekil” markasının tanınmışlığına ilişkin olarak gerek dava dosyasına, gerekse marka işlem dosyasına herhangi bir delil sunmamıştır. Ayrıca, her ne kadar davalının “şekil” markasının ... tarafından T/02906 sayı tahtında “tanınmış marka” statüsüne alındığı anlaşılıyor ise de; Yargıtay’ın yeni tarihli içtihatlarında isabetli bir şekilde vurgulandığı üzere; bir markanın tanınmışlık özelliği sabit bir olgu değildir ve herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığı ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanması gerekir. Somut olayda ise, davalı taraf “şekil” markasının tanınmışlığını dosya kapsamında ispatlayamamıştır. ..., “şekil” markasının enerji içecekleri sektöründe tanınmışlığı, dosya içeriğinde yeterli delil olmasa dahi, herkes tarafından bilinen fiili bir olgu olduğundan, bu tanınmışlık göz ardı edilerek somut uyuşmazlığın ele alınması da mümkün görülmemektedir. Bu halde ve dahi somut uyuşmazlıkta değerlendirilen taraf markaların benzer olması nedeniyle, davacının boğa/... figüründen ve “.....” ibaresinden müteşekkil bir işareti, davalının markasının tanınmış olduğu sektörle ilintili emtialarda kullanması halinde, haksız bir yararın sağlanması, tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi veya tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi şartlarının gerçekleşebileceği, bu nedenle davacının aynı sektörde bu markasal kullanımının davalı ile ilişkilendirilebileceği göz önüne alındığında, “enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri” emtiaları özelinde, davacının davaya konu markasının, davalının “boğa figürü” markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlaması, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi ve ayırt ediciliğini zedelemesi durumlarından birinin oluşabileceği değerlendirilmiş olup, netice itibariyle de, davalının tanınmışlıkla ilgili iddiasının, davacının markasının, kapsamına alınmak istenilen emtialar yönünden tesciline engel olabileceği kanaatine varılmıştır. Neticede, bilirkişi raporu, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından; Dava konusu marka kapsamında yer alan ve işbu davanın konusunu oluşturan emtianın, davalı şirketin redde mesnet kabul edilen markası kapsamında yer alan emtialar ile aynı/aynı tür olduğu, taraf markaları arasında görsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davalının tanınmışlıkla ilgili iddiasının, davacının markasının, kapsamına alınmak istenilen emtialar yönünden tesciline engel olabileceği, ..... kararının yerinde olduğu ve iptali şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M :Davanın Reddine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 187,80.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,Davalı kurum ve davalı şirket kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı asil ve taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.10/07/2025 Kâtip Hâkim ..... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır