Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde tanınmış seri markalara iltibas, kötü niyet ve haksız yararlanma iddiasıyla açılan marka kararı iptali ve hükümsüzlük davası.
Özet: Davacı, tescilli ve tanınmış "..." seri markalarının davalıya ait "..." ibareli marka başvurusu ile görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik taşıdığını, tüketicide karıştırılma ihtimali yarattığını, tanınmışlığından haksız yararlanma ve kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek başvurunun hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir; davalı ise markaların farklı olduğunu, karıştırılma ihtimali bulunmadığını, faaliyet alanlarının ve ürünlerinin ilgisiz olduğunu, başvurusunun kötü niyetli olmadığını ve "..." ibaresinin yaygın kullanıma sahip olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/117 Esas - 2026/178

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2025/117
KARAR NO : 2026/178
DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali-Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ : 21/03/2025
KARAR TARİHİ : 27/04/2026 Yazıldığı tarih : 06/05/2026
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: “Davalı Şahıs adına 02.01.2023 tarihinde 43. sınıfta bir
kısım hizmetler için yapılan ... sayılı “... ” marka
başvurusuna karşı, davacıya ait “...” esas unsurlu önceki tarihli markalara dayanılarak .... nezdinde itiraz edildiği, davacı şirketin 05, 29, 30, 31 ve 32. sınıflarda
tescilli ve uzun yıllardır kullanılan “...” ibareli çok sayıda markasının bulunduğu, söz konusu
ibarenin davacı şirket tarafından oluşturulan seri marka ailesinin esas unsurunu teşkil ettiği, dava
konusu marka başvurusunun da esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, “....” ve “....” ibarelerinin ise hizmetin niteliğini belirten ve ayırt edici niteliği zayıf tali unsurlar olduğu,
bu nedenle taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, başvurunun
tüketici nezdinde davacı şirketin seri markalarından biri olduğu veya davacı şirket ile ekonomik ya
da ticari bağlantı bulunduğu yönünde algı oluşturacağı, ayrıca başvuru kapsamında yer alan 43.
sınıftaki “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri, geçici
konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve
çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri, gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, hayvanlar
için geçici barınma sağlanması hizmetleri” ile davacı markalarının tescilli olduğu gıda emtiaları
arasında kullanım, tüketici kitlesi ve ticari bağlantı bakımından benzerlik bulunduğu, buna rağmen
... ... tarafından yapılan itirazın reddedildiği,
bu karara karşı ... nezdinde yapılan itirazın da 23.01.2025
tarih ve ... sayılı karar ile reddedildiği, oysa davacı şirketin “...” markasının uzun
yıllardır kullanılan ve ... nezdinde tanınmış marka siciline kayıtlı bir marka olduğu,
davalı başvurusunun bu markanın ayırt edici karakterinden ve itibarından haksız yarar sağlayacağı,
markanın itibarına zarar vereceği ve ayırt edici gücünü zayıflatacağı, ayrıca başvurunun davacı
markalarının tanınmışlığından yararlanma amacı taşıdığı ve kötü niyetli olduğu” ileri sürülerek,
... ...’nın 23.01.2025 tarih ve ... sayılı kararının iptali ile
... sayılı “... ” markasının hükümsüzlüğüne ve
sicilden terkinine, ayrıca marka başvurusunun üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla
sicile teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Şahıs Vekilinin dilekçe ve beyanında ÖZETLE: “Davacı Şirket tarafından açılan
davanın haksız olduğu ileri sürülerek davanın reddinin talep edildiği, davaya konu edilen
.... sayılı “... ” marka başvurusunun davacıya ait
“...” markası ile karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davalı şahsın söz konusu marka ile “... ”
adı altında pilav satışı yaptığı ve bu faaliyetinin davacı şirketin ... marketlerde satışını yaptığı
“...” markalı ürünlerle herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, bu nedenle marka başvurusunun
tüketicileri yanıltma veya davacı markasından haksız yararlanma amacı taşımadığı, davacı şirket
tarafından ... nezdinde yapılan itirazların ...
tarafından 23.01.2024 tarihli karar ile reddedildiği, bu karara karşı yapılan itirazın da ....tarafından 23.01.2025 tarih ve ... sayılı karar ile
reddedildiği, Kurum kararlarında da belirtildiği üzere başvuru markasının yalnızca “...”
ibaresinden oluşmadığı, “... ” ibaresinden meydana gelen bütünsel
bir marka olduğu, bu nedenle davacı markası ile toplum nezdinde aynı marka izlenimi
oluşturmasının mümkün olmadığı, davacı tarafın başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki
iddiasını destekleyen herhangi bir somut delil sunmadığı, ayrıca “...” ibaresinin yalnızca davacıya özgülenmiş bir ibare olmadığı, anlamı itibariyle yemekleri tanımlamak amacıyla günlük dilde yaygın
olarak kullanılan bir ifade olduğu, davalı şahsın hazır yemek ve pilav satışı faaliyeti yürüttüğü, bu
faaliyetin davacı şirketin satışını yaptığı ürünlerle bağlantılı olmadığı, bu nedenle tüketicilerin
davalı şahsın işletmesi ile davacı şirket arasında ticari veya ekonomik bir bağlantı kurmasının
mümkün olmadığı” ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;
Davalı şahsın ... başvuru sayılı markasına yönelik davacı tarafın SMK 6/1 maddesine göre iltibas , SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/9 maddesine göre kötü niyetli başvuru yapıldığı iddialarına bağlı mesnet markaları dolayısıyla itirazının nihai olarak reddi konusunda verilen ... ... sayılı ... kararının iptalinin davalı markasının tescili halinde ise hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 24.01.2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 21.03.2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; "Yapılan
incelemede, başvuru kapsamında tescili talep edilen Sınıf 43'e dahil hizmetlerin itiraz gerekçesi
markaların kapsamında yer almadığı, bunun yanı sıra başvurunun ilave unsurlar ihtiva ettiği ve
başvuruya konu olan "... '' ibaresinin bütünsel izlenim ihtiva ettiği tespit ve kanaatlerine
varılmış olduğu, bu çerçevede, markaların benzerlik düzeyi ile mal/hizmetlerin benzerlik düzeyi
birlikte dikkate alındığında sayılan markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında
karıştırılma ihtimali bulunduğu kanaatine varıldığından, itirazın reddi gerektiği, 6769 s. SMK'nın
6/5 ve 6/9. maddelerine dayalı itirazın kabulüne yönelik yeterli kanaat oluşmadığından belirtilen
maddelere dayalı itirazlar kabul edilmemiş ve itirazın tüm gerekçeleriyle reddi gerektiği,
gerekçeleriyle, yapılan itirazın reddine oybirliği ile karar verildiği" ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
....
05.03.2026 tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle : ... sayılı başvuru markasının 43. sınıf kapsamındaki “Yiyecek ve içecek
sağlanması hizmetleri.” hizmetlerinin; davacının itiraza mesnet .... sayılı markalarının tescil kapsamında yer alan “Steril süt, tereyağı, kaşar peyniri,
beyaz peynir, eritme peynir, Avrupa tipi peynir, yoğurt, ayran, çikolatalı süt, kakaolu süt,
sebze suyu ve bunların konsantreleri, marmelat, pulpa, marmelat, salça, yoğurt, reçel,
mayonez, boza, sahlep, pastörize süt, sade yağlar, tereyağları, margarinler, peynirler,
kremalar, kaymaklar, dondurmalar, buz kremler, çocuk mamaları, tonikler, gazozlar, kolalı
içecekler, kakaolar, çikolatalı meşrubat, limonatalar, şuruplar, pulpalar, mayonezler,
hardallar, ketçaplar, soslar, kefirler, sebze ve meyve konserveleri ve konsantreleri, et, balık;
kümes ve av hayvanlarının etleri, et mamülleri, et hülasaları, et suları, bulyonlar, işlenmiş
su ürünleri (yumuşakçalar ve kabuklu hayvanlar), et, balık, meyve ve sebze konserveleri,
kurutulmuş, pişirilmiş (konservelenmiş), dondurulmuş sebzeler, hazır çorbalar, hazır
yemekler, zeytinler, turşular, her türlü süt, beyaz peynirler, kaşar peynirleri, yoğurt, ayran,
kaymak, krema, süttozu, kefir, süt oranı fazla sütlü içecekler, meyveli sütler, meyveli
yoğurtlar, yenilebilir sıvı ve katı yağlar, tereyağlar, margarinler, reçeller, marmelatlar,
yumurta, yumurta tozları, jöleler, jeletinler, kuruyemişler, kurutulmuş meyveler, patates
cipsleri, patates kızartmaları, kahve, kakao, suni kahve, moka (kahve), kahve yerine geçen
maddeler, kahve veya kakao esaslı içecekler, tapyoka, sago, gözlemeler, hamurlar, börekler,
ekmekler, pizzalar, pideler, lahmacunlar, sandviçler, sütlü tatlılar, sıvı tatlılar, kazandibi,
sütlaç, sup, tavuk göğsü, krem karamel, muhallebiler, aşureler, her türlü un, irmikler,
nişastalar, pudingler, krem şantiler, bitki yapraklarından elde edilen çaylar, buzlu çaylar,
ada çayı, ıhlamur, dondurmalar, buz kremler, buz, tuz, hububat (tahıl) ve undan mamül
çerezler, gevrekler, mısır gevrekleri (cornflakes), yulaf ezmeleri, kahvaltılık hububat, toz
şeker, kesme şeker, pudra şekeri, biralar, maden suları, havalandırılmış sular, sebze ve
meyve suları ile bunların hazırlanmasında kullanılan şuruplar ve diğer müstahzarlar.”
emtiaları ile BENZER/İLİŞKİLİ mal ve hizmet niteliğinde olduğu,
Davacının itiraza mesnet “...” ibareli markaları ile davalının ... sayılı "... ” ibareli başvuru markası arasında görsel, işitsel
ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı,
Bu nedenle taraf markalar arasında 6769 S. SMK m.6/1 anlamında iltibas tehlikesinin
oluşmayacağı,
Markalar arasında iltibasın oluşmayacağı ve uyuşmazlığın çözümü SMK 6/1 maddesi
anlamında yapılmış olduğundan SMK m. 6/5 maddesinin uygulanma koşullarının
oluşmadığı,
Sayın Mahkemece taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas tehlikesi oluşacağına dair
kanaat oluşması halinde; davacının mesnet olan markalarının özellikle “süt ve süt ürünleri”
emtiası bakımından belirli bir bilinirliğinin olduğunun kabulü halinde, davacı markalarının
tescil kapsamında yer alan “süt ve süt ürünleri, et ve et ürünleri, hazır yemekler, hamur
işleri ve unlu mamuller, sütlü tatlılar ve çeşitli içecekler” gibi gıda emtialarının, yiyecek ve
içeceklerin hazırlanmasında doğrudan kullanılabilen ürün gruplarını oluşturması; bu
nedenle içerik, kullanım amacı ve hitap ettikleri tüketici kitlesi bakımından dava konusu
başvuru markasının başvurusunun yapıldığı 02.01.2023 itibarıyla özellikle 43. sınıf
kapsamında yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” bakımından tescil ve
kullanımı halinde, ilgili tüketici kitlesinin taraf markaları arasında bağlantı/ilinti kurarak
ekonomik davranışları ve satın alma tercihlerinde değişiklik olabileceğin ve SMK m.6/5
kapsamında öngörülen sonuçların doğabileceği,
Davacının SMK md. 6/9 Kötü niyet iddialarına ilişkin Takdirin Sayın mahkemeye ait olduğu,
... ... sayılı kararının iptali koşullarının oluşmadığı,
Hükümsüzlüğü talep edilen marka başvurusunun tescile bağlanmamış olması nedeniyle
hükümsüzlük istemi hakkında değerlendirme yapılmasına ihtiyaç bulunmadığı" şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı taraf vekilinin yeni bilirkişiden rapor alınması yönündeki talebi HMK 30. Maddesi kapsamında değerlendirilerek dosyaya sunulan rapor denetlenebilir olduğu, içeriğinin ise İhtisas Mahkemesi Hakimliğimizce olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir nitelikte olduğundan yargılamanın gereksiz uzamaması için bu talebin reddine karar verilmiştir.
GEREKÇE;
Daha önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka ile sonraki başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının ".... " ibareli marka başvurusu ile davacının " ... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu;
Diğer yönden davacının markasının kapsamında olan 29 ve 30.ncu sınıftaki tüm mal ve hizmetler ile davalıya ait markanın kapsamında yer alan 43/1 " yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden aynı/benzer/ilişkili ve bağlantılı mallar/hizmetler olduğundan KISMEN emtia benzerliği de gerçekleştiği;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yukarıda sayılan emtialarda davalının ".... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde davacıya ait "..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı ; benzerlik nedeniyle her iki markada bir yanılgı yaşayabileceği, İşaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceği , dolayısıyla yukarıda sayılan hizmetler açısından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu;
( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih .... sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.)
Bunun dışında kalan emtialarda ise SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı;
SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;
Ancak bu durumlar yukarıda anlatılan kısmi iltibası ortadan kaldırmadığından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1- Davanın KISMEN KABULÜNE,
2- Dava konusu ...'nın ... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... sayılı başvuru markasının kapsamında yer alan 43/1 " yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden ... kararının KISMEN İPTALİNE, marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına, ( kabul kısmı)
3- Diğer kısımlar yönünden davanın REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine,
6-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
7-Davacının yaptığı; 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 505,00 TL tebligat gideri, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 17.120,40 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 8.560,20 TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 27/04/2026
Katip .... Hakim ....
E imza E imza