2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda zorunlu müdafii atanmaması nedeniyle savunma hakkı kısıtlanan sanık hakkındaki hükmü bozarken, mala zarar verme temyizini itiraz olarak değerlendirip iade etti.
Özet: Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen 2.000 TL adli para cezasının kesin nitelikte olması sebebiyle istinaf istemi reddedilerek kanun yolu başvurusu itiraz olarak kabul edilip incelenmek üzere iade edilirken; hırsızlık suçundan kurulan hükümde ise, 5 yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçta sanığa zorunlu müdafii atanmaması ve savunmasının müdafii huzurunda alınmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/16450 E.  ,  2026/7555 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/926 E. 2020/514 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf isteminin reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
5271 sayılı CMK’nın 272/3-a maddesine göre istinaf yoluna başvurulamayacak olan kesin nitelikteki 2.000,00 TL adlî para cezası ile ilgili olarak verilen istinaf isteminin reddine dair kararına karşı aynı Kanun’un 279/1-b maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulabileceğinden, sanığın mala zarar verme suçu ile ilgili kanun yolu başvurusu itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenerek karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin "beraat kararı verilmesi gerektiğine, yaptığı eylemden pişman olduğuna, cezanın kaldırılmasını istediğine" yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması ve müdafii huzurunda savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.