Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, bir karavanın uzun süreli ve sabit kullanımının imar kirliliği suçuna konu yapı niteliği kazandırmasına dair direnme kararını onaması.
Özet: Yüksek mahkeme, bir karavanın dört yılı aşkın süredir sabit olarak kullanılması nedeniyle imar kanunu kapsamında bina niteliği taşıdığı ve dolayısıyla imar kirliliğine neden olma suçu oluşturduğuna dair Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararını haklı bularak, savcı ve sanık müdafiinin taşınır araç olduğu ve suçun oluşmadığı yönündeki temyiz istemlerini oy çokluğuyla reddedip, mahkumiyet hükmünü onamıştır.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2025/2138 E. 2025/2805 K.SUÇ: İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM: Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine verilen direnme kararının temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan Bölge Adliye Mahkemesince verilen mahkumiyet kararının Dairemizce bozulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından direnme kararı verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ1.Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; suça konu karavanın tabi olduğu yasadan da açıkça anlaşılacağı üzere taşınmaz bir yapı olmadığına, taşınır tekerlekli bir araç olduğuna, ruhsat gerekmediğine, bina niteliği taşımadığına ve hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.2.Sanık müdafiinin temyiz istemi; karavanın park halindeki aracın hukuki statüsüne sahip olduğuna, taşınır tekerlekli bir araç olup bina niteliğinde bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ve hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.III. GEREKÇEBölge adliye mahkemesince "... İlçe Emniyet Müdürlüğü trafik şube görevlilerine yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen 22.06.2023 tarihli tutanakla belirlenen, "aracın römork üzerine oturtulan ev olarak göründüğü, araç üzerinde bulunan plakanın römork şasesi üzerinde değil de römork üstündeki ev olarak tabir ettiğimiz yüke monte edilmiş olduğu görülmüş, bu sebeple 35... plakalı römorkun üzerindeki ev olarak tabir ettiğimiz yük ile bir bütün olarak değerlendirildiği ve araç cinsinde değişikliğe gidilmesi gerektiği tarafımızca değerlendirilerek... 2918 sayılı Yasa 32. maddesine göre mevcut durumun trafikte seyir halinde kullanımına aykırı olduğu'' tespitine, kullanım amacına, dosya kapsamında mevcut fotoğraflar ve dört yılı aşkın süredir sabit kullanımı nazara alındığında günübirlik veya kısa süreli yerleşme niyetini aşan ve süreklilik arzeden bir yapılaşmada bulunulmasına göre İmar Kanunu’nun 5. maddesinde tanım bulan bina, "Kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılar" şeklinde tanıma uygun olduğu" gerekçesiyle verilen Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı, yerinde görülmüştür.IV. KARAR1. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 21.10.2025 gün ve 2025/2138 E. 2025/2805 K. sayılı direnme kararı yerinde görüldüğünden Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 11.03.2025 tarihli ve 2023/16008 Esas, 2025/4561 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle KALDIRILMASINA,2. Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,Cezanın, kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,28.04.2026 tarihinde karar verildi.Karşı Oy Sanık ... hakkında 16/11/1021 tarihinde işlediği iddia olunan imar kirliliğine neden olma suçundan ... Asliye Ceza Mahkemesinin 08/06/2022 tarihli ve 2022/659 E. 2022/1031 K. sayılı Kararıyla; yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmaması sebebiyle Ceza Muhakemesi Kanununun 223/2-(a) maddesi gereğince beraatine, yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. Karara karşı katılan ... vekili tarafından süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 04/07/2023 tarihli ve 2023/3265-228391 sayılı kararıyla; • Sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen hükmün kaldırılmasına, • Türk Ceza Kanununun 184/1, 62/1, 51/1 maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. Sanık ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının süresi içinde gerekçeli temyizleri üzerine Yüksek Dairenin 11/03/2025 tarihli ve 2023/16008 E. 2025/4561 K. sayılı kararıyla “yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bozulmasına ” karar verilmiştir. Bozma üzerine dosyayı ele alan ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 21/10/2025 tarihli ve 2025/2138-2805 E.K. sayılı kararıyla bozma kararına direnilmesine ve sanık hakkında Türk Ceza Kanununun 184/1, 62/1, 51/1 maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. Mezkûr kararın bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından süresi içinde gerekçeli olarak yaptığı temyiz üzerine Yüksek Dairenin 28/04/2026 tarihli ve 2025/12968 E., 2026/7785 sayılı Kararıyla direnme kararı yerinde görüldüğünden yukarıda belirtilen bozma kararının kaldırılmasına ve temyiz isteminin esastan reddiyle mahkumiyet hükmünün onanmasına oy çokluğuyla karar verilmiştir. Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlığın konusu sanığın suça konu yere koyduğu 35... plaka sayılı çekme karavanın imar kirliliği suçunu oluşturup oluşturmayacağı noktasındadır. Bilindiği üzere, Türk Ceza Kanununun 184. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun konusu, belediye sınırları veya özel imar rejimine tabi yerlerde bulunan binadır. Bu suç bakımından binanın ruhsata tabi olması yeterlidir. Maddede belirtilen "bina" kavramın ne olduğu hususunda bir açıklık bulunmamakla birlikte Yüksek Dairenin yerleşik içtihatlarında bu husus İmar Kanununun 5. maddesine göre belirlenmektedir. Buna göre bina, "Kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılar" şeklinde tanımlanmıştır. Bu çerçevede 35... plaka sayılı çekme karavanın, plaka alarak ilgili trafik kuruluşlarından da tescil gördüğü dikkate alındığında “bina” vasfında kabul edilmesi mümkün değildir. Nitekim yapı ruhsatiyesi alınabilecek eylemlerin imar kirliliği suçunu oluşturacağı nazara alındığında suça konu çekme karavan bakımından yapı ruhsatiyesi alınması da söz konusu değildir. Bu sebeple ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının yerinde olduğu düşünülmüştür. Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle sayın çoğunluğun hükmün onanmasına yönündeki görüşüne iştirak edilememiştir.