Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ve ecrimisil talepli saklı tutulan bedelin tahsili davasında ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarının kesinlik sınırı ile usul yönünden temyiz incelemesi.
Özet: Temyize konu olan bu dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz için açılan bedel tahsili ve ecrimisil talepli ilk davanın ardından saklı tutulan bedellerin istenmesiyle ilgili olup, bölge adliye mahkemesinin ilk derece hükmünü düzelterek kısmen kabul ettiği karara karşı yapılan temyiz başvurusunda, ecrimisil bedelinin miktar itibarıyla temyiz kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle bu kısma ilişkin başvurular reddedilirken, kamulaştırmasız el atma bedeline ilişkin temyiz incelemesinin ise esastan yapılacağı belirtilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/11111 E.  ,  2026/1790 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3707 Esas, 2025/2006 Karar
KARAR : Esastan ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hakkari 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/522 Esas, 2023/780 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin olarak açılan ilk davada saklı tutulan bedelin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin ecrimisil talebine ilişkin istinaf dilekçesinin miktarı yönünden reddine, davalı vekilin tazminat talebine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin tazminat talebine ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri 544.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
Mahkemece davacılar lehine hükmedilen ecrimisil bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; davacılar lehine hükmedilen ecrimisil bedeli yönünden taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
Taraf vekillerinin kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkı kısıtlanan davacıların uğradıkları zararın tahsili amacıyla Hakkari Asliye Hukuk Mahkemesinde kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat ve ecrimisil davası açtıklarını, yargılama kapsamında davacıların hakkına isabet eden kamulaştırma bedelinin toplam 242.713,46 TL olduğu ve taleple bağlı kalarak 01.03.2018 tarihli ve 2016/411 Esas ve 2018/123 Karar sayılı kararı ile 250,00 TL kamulaştırma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara ödenmesine, emsal kira sözleşmesi bildirilmemesi ve Mahkemece resen yapılan araştırmalarda emsal kira sözleşmesine rastlanılmaması gerekçeleriyle ecrimisil talebinin reddine karar verildiğini, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 27.10.2020 tarihli ve 2018/3099 Esas, 2020/1166 Karar sayılı kararı ile kesin olmak üzere reddedildiğini, böylece Hakkari Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.03.2018 tarihli ve 2016/411 Esas, 2018/123 Karar sayılı kararının kesinleştiğini, davacıların hakkına isabet eden kamulaştırma bedelinin tamamının ve ecrimisilin kendilerine ödenmesi için iş bu ek davanın açıldığını, 242.463,46 TL kamulaştırma bedelinin el atma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak hisseleri oranında davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 250,00 TL ecrimisilin el atma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak hisseleri oranında davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; önceki yargılama sonunda kurulan hükmün, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayandığını, önceki yargılamada bilirkişi raporlarındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, mahkeme kararlarında olduğu gibi bilirkişi raporlarının da gerekçeli olması gerektiğini, gerekçesi olmayan ve çelişkili bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm verilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasında, ek dava kapsamında alınan bilirkişi raporunda tespit edilen kamulaştırma tazminatının, kısmi dava kapsamında alınan bilirkişi raporunda tespit edilen kamulaştırma tazminatından daha fazla olması halinde, davacının kısmi davada kapsamında alınan bilirkişi raporuna itiraz etmiş olması halinde ek davada ıslah talebinde bulunmasında hukuken bir engel bulunmadığını, kısmi davada alınan bilirkişi raporuna daha evvel itiraz ettiklerini, istinaf aşamasında bu itirazları tekrar ederek hükmün bozulmasını talep ettiklerini, bu davanın ek dava niteliğinde olduğundan bahisle ıslah talebinin reddedilmesinin mülkiyet hakkının ihlali olduğunu, ecrimisil yönünden alınan raporun objektiflikten uzak olduğunu, bilirkişilerce emsal alınan taşınmazın emsal olma özelliklerini taşımadığını, uygun emsal alınmadığını, emsal karşılaştırmasının usulüne uygun yapılmadığını, tespit edilen değerin düşük olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; faiz başlangıç tarihinin usule aykırı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, uygun emsal alınmadığını, emsal karşılaştırmasının usulüne uygun yapılmadığını, taşınmazdan belediye lehine %45 oranında terkin yapılması gerektiğini, taşınmazın yol olarak terkinine karar verilmesi gerektiğini, ecrimisile hükmedilmesi için gerekli şartların oluşmadığını, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle yalnızca davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalı idare aleyhine açılmış bulunan kısmi davanın taleple bağlı kalınarak sonuçlandığı, böylece davaya dayanak alınan hukuki ilişkinin varlığı saptanarak, davalının sorumluluğu da kesinleşen bu hükümle tespit edildiği, kararın taraflar arasında kesin hüküm oluşturduğu, sonradan açılan eldeki ek dava için mahkemenin ilk davadaki bilirkişi raporu esas alınarak karar vermesinde, ilk dava tarihinden faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarına ilişkin olarak 6100 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ilk davada saklı tutulan kısmının davalı idareden tahsili talebidir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
A. Taraf Vekillerinin Ecrimisile İlişkin Temyizi Yönünden;
Taraf vekillerinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Taraf Vekillerinin Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.