KHK ile kamu görevinden çıkarılan komiser yardımcısının OHAL Komisyonu ret kararına karşı açtığı davada Danıştayın temyiz incelemesi sonucu alt derece mahkemesi kararını onaması.
Özet: 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının, OHAL Komisyonunun göreve iade başvurusunu reddetmesi üzerine açtığı ve ilk derece ile bölge idare mahkemelerince reddedilen davasında, eksik inceleme, yetersiz gerekçe, Bylock ve ankesörlü hat kullanımının bulunmaması ile aleyhindeki delillerin hukuka aykırılığı ve adil yargılanma hakkı ihlali iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunu inceleyen yüksek mahkeme, bölge idare mahkemesi kararını hukuka uygun bularak temyiz istemini oybirliğiyle reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/7563Karar No : 2025/10295 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...'a vesayeten ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Av. ... -E-Tebligat-İstemin Özeti : Ankara İli, Yenimahalle İlçe Emniyet Müdürlüğü ... Büro Amirliği'nde komiser yardımcısı olarak görev yapmakta iken 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali hakların ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin sebepler irdelenmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle davanın reddine karar verildiği, ByLock kullanıcısı olmadığı, ankesörlü hatlardan aramasının bulunmadığı ve 11/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda FETÖ/PDY terör örgütü ile ilgili olabilecek herhangi bir veriye rastlanılmadığı belirtilmesine rağmen lehine olan hususların kararda tartışılmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakını göstermeye yeterli bir tespit yapılmadığı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesiyle kabul edilen resen araştırma ilkesi uyarınca herhangi bir araştırmaya gidilmeksizin sadece komisyon kararındaki delillerin değerlendirilmesi suretiyle karar verildiği, gizli tanık beyanının gerçekliğinin araştırılmadığı, sınav sorularını önceden gördüğü, menfaat karşılığı temin ettiği veya bu sorularla sınava hazırlandığı yönünde bir delil bulunmadığı, kodlama verisinin hukuken delil olarak kabul edilemeyeceği, adil yargılanma hakkının, gerekçeli karar hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesi'nce müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, 07/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.