Danıştay 5. Daire, 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan polis memurunun göreve iade başvurusunun reddi kararının temyiz incelemesinde Anayasa ve insan hakları ihlali iddialarını ele alıyor.
Özet: Olağanüstü hal (OHAL) kapsamında kanun hükmünde kararname (KHK) ile kamu görevinden çıkarılan bir polis memurunun, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun göreve iade başvurusunu reddetmesi üzerine açtığı iptal davasının, ilk derece ve bölge idare mahkemelerince reddedilmesi sonrasında yapılan temyiz başvurusunu inceleyen yüksek yargı organı, davacının savunma hakkı ihlali, somut gerekçe yokluğu, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırılık ve KHKnın anayasaya aykırılığı iddialarını ciddi bulmayarak ve alt mahkeme kararını hukuka uygun görerek temyiz istemini reddederek kararı onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/1782Karar No : 2025/10320 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... -E Tebligat-Karşı Taraf (Davalı) :... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... -E Tebligat-İstemin Özeti : Afyonkarahisar İli, Dazkırı Polis Merkezi Amirliği'nde polis memuru olarak görev yapmakta iken 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren hesaplanacak en yüksek banka mevduat faiziyle ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Meslek hayatı boyunca özveriyle çalışmasına ve devleti aleyhine herhangi bir davranışta bulunmamasına rağmen hakkında herhangi bir soruşturma açılmadan, savunma hakkı tanınmadan ve herhangi bir somut bir gerekçe gösterilmeden yalnızca kanun hükmünde kararname eki listesinde ismine yer verilmesi suretiyle Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı şekilde kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiği, dava konusu işlem ile Anayasa'da ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin, özellikle de adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, özel hayata saygı hakkının, ayrımcılık yasağının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, mülkiyet hakkının ve eğitim hakkının ihlal edildiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 126. maddesinde disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar açıkça belirtilmiş iken hakkında yetkisiz makamca işlem tesis edildiği ve bu hususun OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'nca göz ardı edildiği, dava konusu işlem tesis edilirken savunma hakkının tanınmamış olmasının hakkında tesis edilen işlemi şekil unsuru yönünden sakatladığı, kamu görevinden çıkarılmasına esas kanun hükmünde kararnamenin Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren otuz gün içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından görüşülüp onaylanmaması nedeniyle dava konusu işlemin dayanağının kalmadığı, dava konusu işlemin gerekçesi olarak "EA" olarak kodlandığı ileri sürülmüş ise de söz konusu iddianın gerçeği yansıtmadığı, hayatının hiçbir döneminde söz konusu örgütün içerisinde yer almadığı gibi örgüt adına hiçbir para yardımında da bulunmadığı, kim tarafından nasıl kodlama yapıldığı belli olmadığı gibi nasıl ele geçirildiği de belli olmayan bir fişleme listesine dayalı olarak hakkında işlem tesis edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, dava konusu işlemin dayanağı olan 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasaya aykırı olduğu belirtilerek iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesi'nce müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, 07/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.