Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde tanınmış marka iddiasıyla açılan iltibas kaynaklı kısmi hükümsüzlük ve kararın kısmen iptali davası.
Özet: Tanınmış "..." markasının sahibi davacı, davalının "..." ibaresini ve deve figürünü içeren marka başvurusuna yaptığı itirazın Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından reddedilmesi üzerine, markalar arasında tüketicide karışıklık ve davacının tanınmış markasının itibarına zarar verme potansiyeli bulunduğunu, özellikle 24. sınıftaki emtialar için haksız menfaat sağlanacağını iddia ederek, Kurum kararının 24. sınıfın tamamı yönünden kısmen iptalini ve davalı markasının tescil edilmesi halinde kısmen hükümsüzlüğünü talep etmiş; davalılar ise markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak belirgin farklılıklar taşıdığını ve tescil şartlarını karşıladığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/115 Esas - 2026/152

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/115
KARAR NO : 2026/152
DAVA : Marka ... Kararı Kısmi İptali - Kısmi Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ : 21/03/2025
KARAR TARİHİ : 06/04/2026 Yazım Tarihi: 20/04/2026
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: "Davacı vekili dava dilekçesinde ve diğer beyanlarında özetle; Müvekkili sirketin ilk olarak ... markasını 15.05.1992 tarihinde 11/20/21 sınıflarda tescil ettirdiğini, Müvekkili adına ... ibaresini içeren birçok marka tescili olduğunu, ... tarafından .... sayı ile “...” markasının tanınmış statüsüne alındığını, ... markasının .... gibi ülkelerde de tescilli olduğunu, yurt dışında da pek çok bayisi bulunduğunu, ....’da düzenlenen "....” tasarım yarışmasında birincilik ödülü aldığını, markanın ....’de de tescilli olduğunu, ... isimli derginin “....” araştırmasında mobilya sektöründe ilk üçe girdiğini, Bu davanın konusu olan 24.sınıfta bulunan emtiaların satışı faaliyetini de 35.sınıf özelinde yürüttüklerini, 24.sınıftaki satışlarının çok yoğun olduğunu, Davalının, müvekkili markası ile benzer olan “...” ibaresinin tescili için başvuruda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın kısmen kabul edilerek davalı başvurusundan 24.sınıfta yer alan “...." mallarının çıkarılmasına karar verildiğini, kararın eksik olduğunu, müvekkili markasının tanınmışlığının dikkate alınmadığını, Davaya konu başvuru ile müvekkili markalarının karıştırılmaya yol açacak derecede benzer olduğunu, 24.sınıfta yer alan emtiaların tüketicisinin orta düzeyde dikkat ve algı seviyesine sahip olduğunu, davalı markasının, davacıya ait markaların serisi olduğu düşüncesiyle tercih yapabileceklerini, ...’in verdiği karar ile markaların benzer olduğunun kabul edildiğini, Müvekkilinin 35.sınıfta marka tescil kapsamında, 24.sınıfta yer alan emtiaların satışının aynen yer aldığını, sınıflar arasında benzerlik bulunduğunu, Müvekkili markasının toplumda ulaştığı tanınmışlık nedeniyle itibarının zarar görmesi, haksız yararın sağlanması, markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi ihtimalinin yüksek olduğunu, Bu davaya emsal olabilecek Mahkeme ve Yargıtay kararları bulunduğunu ve bunları dosyaya sunduklarını, Davaya konu başvurunun kötüniyetli olduğunu beyanla ... kararının 24.sınıfın tamamı yönünden kısmen iptaline, markanın tescil edilmesi halinde kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davacı taraf markası ile müvekkili markasının benzer olmadığını, müvekkilinin markasında “...” ibaresinin mavi arka plan üzerine baş harfi büyük olacak şekilde yazıldığını, üst kısmında kırmız renkle yerleştirilmiş bir ... figürünün yer aldığını, markada yer alan ... figürünün .... ’in devesinin adı “...” olduğu için markada yer aldığının düşünüleceğini, markaların telaffuzlarının da farklı olduğunu, Markaların tescil sınıflarının farklı olduğunu, Davacının tanınmış marka olmasına dayalı olarak SMK 6/5’te sayılan haklı sebebi ispatlaması gerektiğini, beyanla davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;
Davalı firmanın ... başvuru sayılı markasının kapsamında yer alan 24. Sınıftaki dava dilekçesinde belirtilen emtialar yönünden davacıya ait itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık ve SMK 6/6 maddesine göre unvan, isim ve diğer fikri hak iddialarına dayalı itirazlarının nihai olarak reddi konusunda verilen ...'in ... sayılı ... kararının KISMEN İPTALİNİN, davalı markasının tescili halinde ise KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNÜN gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 24/01/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 21/03/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ...., ..., ..., ... sayılı ".... +...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, ... sayılı marka ile tanınmışlık ve diğer fikri haklar gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
Başvuru ile itiraz gerekçesi markalar arasındaki belirgin görsel, işitsel ve bütünsel farklılıkları dikkate alan Kurul; "..." ibareli başvuru ile itiraza gerekçe gösterilen markaların görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olmadığı kanaatine ulaşmıştır. Başvuru ile itiraz gerekçesi markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi nedeniyle, markalar arasında karıştırılma/ ilişkilendirilme ve tanınmışlık nedeniyle karıştırılma ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna varılmıştır. Md. 6/1 gerekçeli itiraz yerinde bulunmadığından kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.
İtiraz sahibinin diğer fikri haklar gerekçeli itirazı ise, itiraz ekinde itiraz sahibinin başvuru kapsamındaki mallar için söz konusu iddiaların ispatlanamamış olması nedeniyle haklı bulunmamıştır.
Son olarak, her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi de haklı bulunmamıştır.
Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir.
KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır
Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
...+... ... (... ) (...)
20/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davacının, ... sayılı “...” ... sayılı “... international +...” ... sayılı “...” ibareli markalarının tescil kapsamında 35.sınıf mağazacılık hizmetlerinde 24.sınıfta yer alan “Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri” mallarının satışı hizmetleri mevcuttur. Esasen ticari bir mal üreten işletme bu malın satışını da gerçekleştirebilecektir. Davalının 24.sınıfta mevcut malları üretebileceğini, ancak satışını yapamayacağını söylemek mümkün değildir. Zira üretimi yapılan bir malın satışı da işin doğası ve ticari hayatın gereğidir.
davalı başvurusunda bulunan 24. Sınıfın tamamı davacının ....+...” ... sayılı “...” ibareli markalarının kapsamında yer alan 35.sınıf mağazacılık hizmetlerinde 24.sınıfta yer alan malların satışı hizmetleri ile benzer bulunmuş, davacının .... sayılı “... ...” ibareli markalarında da 24.sınıfta yer alan malların aynı/benzer olduğu görülmüştür.
davacıya ait tescilli “...” ibareli markalar ile davalı başvurusunun SMK 6/1 kapsamında benzer olduğu, benzer mal/hizmetleri kapsadığı ve halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, Başvuru kapsamında bulunan 24.sınıfta “Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri..” mallarının davacı markalarının kapsamı ile aynı/benzer bulunduğu ve başvurunun 24.sınıf yönünden tescil engeli oluştuğu, ... kararının, 24.sınıfta yer alan mallar yönünden kısmen iptali koşullarının ve bu sınıf yönünden davalı markasının kısmen hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu,
Somut olayda davacıya ait “...” esas unsurlu markaların SMK madde 6/5 hükmü anlamında mobilya ve ev tekstili sektöründe tanınmış olduğu ,
Davaya konu başvurunun kötüniyetle yapıldığı hususunun, dosyaya sunulan somut bilgilerle ispatlanamadığı, Sonuç ve kanaatine ulaşıldığı," şeklinde ifade edilmiştir.
Davalı firma vekilinin yeniden bilirkişi raporu alınması yönündeki talebi HMK 30. Maddesi kapsamında değerlendirilerek dosyaya sunulan rapor denetlenebilir olduğu, içeriğinin ise İhtisas Mahkemesi Hakimliğimizce olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir nitelikte olduğundan yargılamanın gereksiz uzamaması için bu talebin reddine karar verilmiştir.
GEREKÇE;
Daha önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka ile sonraki başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının "...+... " ibareli marka başvurusu ile davacının kullanım ispatına tabi olmayan (... ) sayılı “...” ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu;
Davacının kullanım ispatına tabi olmayan (... ) sayılı “...” ibareli markanın kapsamında olan 35/ 24 deki emtialar ile davalıya ait markanın kapsamındaki 24. Sınıftaki " Dokunmuş veya okunmamış
kumaşlar. Ev tekstil
ürünleri: perdeler,
yatak örtüleri,
nevresimler, çarşaflar,
yastık kılıfları,
battaniyeler,
yorganlar, havlular.
Tekstilden bayraklar,
flamalar, etiketler.
Bebekler için kundak
örtüleri.
" yönünden aynı/benzer/ilişkili ve bağlantılı mallar/hizmetler olduğundan KISMEN emtia benzerliği de gerçekleştiği;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yukarıda sayılan emtialarda davalının "...+... "ibareli marka başvurusunu gördüğünde davacıya ait (... ) sayılı “...” ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı ; benzerlik nedeniyle her iki markada bir yanılgı yaşayabileceği, İşaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının (... ) sayılı “...” ibareli tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşabileceği , dolayısıyla yukarıda sayılan mallar/hizmetler açısından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu;
SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı;
Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;
Ancak bu durumlar yukarıda anlatılan kısmi iltibası ortadan kaldırmadığından bilirkişi raporu da benimsenerek davanın kabulüne (kısmi dava olduğundan) karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Dava konusu .... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... sayılı markanın kapsamında yer alan 24. Sınıftaki " Dokunmuş veya
okunmamış
kumaşlar. Ev tekstil
ürünleri: perdeler,
yatak örtüleri,
nevresimler, çarşaflar,
yastık kılıfları,
battaniyeler,
yorganlar, havlular.
Tekstilden bayraklar,
flamalar, etiketler.
Bebekler için kundak
örtüleri.
" yönünden ... kararının kısmen iptaline, markanın bu mallar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... müzekkere yazılmasına,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
4-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
5-Davacının yaptığı; 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 250 TL tebligat ücreti, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 15.865,40 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 06/04/2026
Katip .... Hakim ....
E imzalıdır E imzalıdır