İşçi alacakları davasında fesih sonrası kıdem tazminatı, ücret tespiti, çalışma süresi, zamanaşımı ve davanın türü üzerine Yargıtay temyiz kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, işverenin, işçinin kıdem tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri, yıllık izin ve AGİ alacaklarına ilişkin davasında, ilk derece mahkemesinin işçi lehine verdiği ve bölge adliye mahkemesince onanan karara karşı yaptığı temyiz başvurusunu konu almaktadır; işveren temyiz dilekçesinde hizmet süresi, ücret tespiti, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedeni, tanık beyanlarının güvenilirliği, alacakların ödenip ödenmediği, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı ve zamanaşımı defi gibi hususlarda hatalı değerlendirme yapıldığını ileri sürmektedir.
9. Hukuk Dairesi         2026/1692 E.  ,  2026/4302 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2318 E., 2025/2009 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/886 E., 2022/413 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 15.04.2014-01.07.2019 tarihleri arasında aşçı olarak çalıştığını, alacaklarının ödenmesini talep etmesi üzerine işveren tarafından işyerinden kovulduğunu, alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi, ödenmeyen akşam yemeği, 2019 yılı Temmuz ayı ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 23.06.2015 tarihinde çalışmaya başladığını, işyerinde bildirimde bulunmadan devamsızlık yapması sonucunda iş sözleşmesinin feshedildiğini, kıdem tazinatına hak kazanmadığını, ödenmeyen alacağının bulunmadığını, 01.02.2019-01.03.2019 tarihleri arasında ücretsiz izin talebinin olduğunu ve izin hakkını kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 23.06.2015-01.08.2019 tarihleri arasında net 3.098,92 TL ücretle çalıştığı, ödenmeyen ücret alacaklarının bulunduğu, iş sözleşmesini 23.08.2019 tarihli ihtarname ile ödenmeyen işçilik alacakları sebebi ile haklı nedenle feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazandığı, tanık beyanlarına göre davacının ücretsiz izne çıkarıldığı dönemde fiilen çalıştığı, bu nedenle ödenmeyen ücret ve asgari geçim indirimi ücreti alacağının bulunduğu, kullandırılmayan yıllık izinlerinin bulunduğu, tanık beyanlarına göre fazla çalışma yapmasına, ulusal bayram ve genel tatiller ile hafta tatillerinde çalışmasına rağmen karşılıklarının ödenmediği, ispatlanamayan yemek ücreti alacağının reddi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ücret tespiti yönünden davacı tarafça dava dilekçesi ve ihtarnamede özellikle asgari ücret üzerinden bankaya yatırıdığının ifade edildiği, tanık beyanları ile ... emsal cevabının birbirini desteklediği anlaşıldığından davacının işinin niteliği ve dosya kapsamı dikkate alındığında tespit edilen ücretin yerinde olduğu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2022/649 Esas, 2022/3499 Karar sayılı, 2021/7816 Esas, 2021/12378 Karar sayılı kararlarında bahsedildiği üzere süpriz karar verme yasağı gereğince 2020 yılı Ekim ayı ilke kararı gereği eski tarihli davalarda belirsiz alacak davası açılmayacağı şeklinde değerlendirme ile hukuki yarar yokuluğundan davanın reddi kararı verilemeyeceği ve belirsiz alacak davası açılmış olması karşısında zamanaşımına uğramış alacak olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dosyadaki belgelere göre davacı 01.02.2019-01.03.2019 tarihleri arasında ücretsiz izne ayrıldığından 28 günlük bu sürenin çalışma süresine eklenmemesi gerektiğini, hizmet süresinin hatalı hesaplandığını,
2. Davacı asgari ücretle çalıştığını beyan etmesine rağmen ücretin aylık net 3.098,92 TL kabul edilmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini,
3. Davacının iş sözleşmesinin devamsızlık yapması nedeniyle feshedildiğini, kıdem tazminatına hak kazanmadığını,
4. Tanıkların davalıya karşı davaları olduğundan ve davacıyla aynı dönemle çalışmadıklarından beyanlarına itibar edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu,
5. Fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının reddi gerektiğini,
6. Yıllık ücretli izin ile asgari geçim indirimi alacaklarının ödendiğini,
7. Davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını,
8. Zamanaşımı def'inin hukuka aykırı olarak dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davanın türü, davacının aylık ücret miktarı, çalışma süresi, iş sözleşmesinin feshi, kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, 2019 yılı Temmuz aylık ücreti, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, asgari geçim indirimi alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ve bu alacakların hesaplanmasına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32/1 hükmünde genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek ünvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususların imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesini ortaya çıkarması durumunda, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve gerekirse işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek ünvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili meslek odaları, işçi ve işveren kuruluşları ile ... Başkanlığından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı hem 23.08.2019 tarihli ihtarnamede hem de dava dilekçesinde çalışma süresince asgari ücret aldığını beyan etmiştir. Her ne kadar dava dilekçesinde, sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden değil asgari ücret üzerinden yatırılmasını fesih sebebi yapmış ise de aylık ücret miktarı konusunda somut bir iddiada bulunmamıştır. Bu itibarla davacının ücret miktarını somutlaştırmamış olması karşısında, asgari ücretle çalıştığının kabul edilmesi gerekirken, brüt 4.334,70 TL ücretle çalıştığının kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3. Hafta tatili yaptığını ileri süren işçi bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Davacı 23.08.2019 tarihli ihtarnamesinde haftada 1 gün tatil yaptığını belirtmişken dava dilekçesinde 15... gün tatil yaptığını beyan etmiştir. Davacının hafta tatili kullanımına ilişkin bu çelişkili beyanları gözetilmeksizin ayda 2 hafta tatilinde çalıştığı kabul edilerek yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulması da hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.