Bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen dolandırıcılık suçunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazın reddi üzerine eksik soruşturma ve hile unsurunun yanlış değerlendirilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi.
Özet: Adalet Bakanlığının talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, bilişim sistemleri aracılığıyla gerçekleştirilen dolandırıcılık suçlamasında, müştekinin 730.000 TL zarar ettiği iddiasıyla yürütülen soruşturmada, mağdurun basit yalanlara inanarak para göndermesi gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararın ve buna yapılan itirazın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir; zira, banka kayıtlarının eksik incelenmesi, hesap ve hat sahiplerinin tespit edilmemesi ile şirket kayıtlarının araştırılmaması gibi yetersiz soruşturma nedenleriyle olayın tam olarak aydınlatılamadığı ve dolayısıyla ilgili kararın kanun yararına bozulması gerektiği vurgulanmıştır.

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2024/8576 Değişik İş SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkKARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıKayseri Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.09.2024 tarihli ve 2024/55887 Soruşturma, 2024/29487 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kayseri 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 07.11.2024 tarihli ve 2024/8576 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 07.11.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.11.2025 tarihli ve 2025/2094 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.12.2025 tarihli ve KYB-2025/136094 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMA. Kanun Yararına Bozma İstemiYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.12.2025 tarihli ve KYB-2025/136094 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin ifadesinde özetle, kendisini değişik numaralardan arayan kişilerin ... isimli yatırım hesabına para yatırması halinde yüksek kar elde edebileceğini söylediklerini, arayan kişilerin ikna edici sözlerine aldanmak suretiyle belirtilen hesaplara değişik zamanlarda parça parça paralar yatırdığını, daha sonra hesabın kötüye gittiğini ve kalan paranın kurtarılması için tekrar para yatırması gerektiğini söylediklerini, kendisinin de buna inanıp parça parça para yatırmaya devam ettiğini, daha sonra güveninin kalmadığını belirterek parasının tamamının iadesini talep etmesine rağmen talebinin yerine getirilmeyeceğini söylediklerinde dolandırıldığını anladığını, olaydan dolayı 730.000,00 Türk lirası zararı olduğunu, kar etmesinin söz konusu olmadığını, şüphelilerin kendisini dolandırdığını beyan ederek şikâyetçi olması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, müştekinin yüz yüze gelmediği, telefonla arayan kişilerin yönlendirmesi ile yatırım yaparak, para kazanacağına inanarak hiçbir araştırma yapmadan yüklü miktarda para göndermesinin basit yalan niteliğinde kabul edildiği, yasal olarak yatırım yapılan ve yatırımlara aracılık eden kurum ve kuruluşların ... Kurulu tarafından tek tek belirlendiği, müştekinin internet üzerinden gördüğü sahte ... lisanlarına hemen inanmak yerine bu lisansın doğruluğunu araştırabileceği, dolandırıcılık suçunun yasal unsuru olan hilenin söz konusu olmadığı, bu nedenle dolandırıcılık suçunun oluşmayacağından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Müştekinin kolluk ifadesi sırasında sunduğu dekontlar gereği bir kısım bankalarla yazışma yapıldığı gözetilerek dosya arasına alınmamış para transferlerine ilişkin kayıtların ilgili bankalardan istenilmesi ve hesap sahiplerinin gerçek kişi olması halinde bu kişilerin, hesabın şirkete ait olması halinde söz konusu şirketleri temsile yetkili kişilerin tespit edilerek ifadelerinin alınması, yine bir kısım şüphelilerin müşteki ile telefon üzerinden iletişime geçtiğinin bildirilmiş olması sebebiyle şikayet dilekçesinde belirtilen telefon hatlarının kimlere ait olduğunun tespiti amacıyla kolluk tarafından yapılan araştırmada hat sahipleri ile ilgili bilgi temin edilememiş olduğu gözetilerek bu hususta yeniden ilgili kurumlarla yazışma yapıldıktan sonra belirlenen kişilerin şüpheli olarak ifadelerinin alınması, müşteki tarafça havale yapıldığı bildirilen şirketlerin ticaret sicil kayıtlarının dosya arasına alınarak ticari faaliyet alanlarının, ticari faaliyetlerine devam edip etmediklerinin araştırılması, şüpheliler haklarında benzer şekilde dolandırıcılık suçundan soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması; bunların yanı sıra olayın aydınlatılmasına yarar diğer delillerin toplanmasının ardından yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi;“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir....“Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir....“Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, telefonla arayarak kendilerini finans uzmanı ve yatırım danışmanı olarak tanıtan şüphelilerin yönlendirmesi üzerine, ... isimli uygulamadaki hesabına eklenmek üzere kendisine bildirilen hesap numaralarına farklı zamanlarda toplam 730.000,00 TL para yatırdığının, bir süre sonra hesabından para çekmek istediğinde şüphelilerin kendisini oyalayarak çeşitli bahanelerle para istediklerinin ve bu şekilde dolandırıldığını anladığının iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; şikâyetçinin olayla ilgili olarak ayrıntılı şekilde beyanına başvurulması, paranın gönderildiği banka hesaplarının ve şikâyetçiyi arayan tüm GSM hatlarının sahipleri ile ... Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., ...Ltd. Şti. ve ... Danışmanlık Reklam ... Ticaret Ltd. Şti. yetkililerinin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek şüpheli sıfatıyla ifadelerine başvurulması, adı geçen şirketlerin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca yatırım danışmanlığı yapma hususunda herhangi bir yetkinliğe sahip olup olmadıklarının belirlenmesi, ... isimli uygulama kullanılarak benzer şekilde gerçekleştirilen dolandırıcılık eylemlerine ilişkin başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığının araştırılmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...bu kapsamda müştekinin ifadesinden de anlaşılacağı üzere müştekinin yüz yüze gelmediği arayan kişinin yönlendirmesi ile yatırım yaparak para kazanacağına inanarak hiçbir araştırma yapmadan, görüştüğü şahısların gerçekten var olup olmadığını hususunda emin bile olmadan, İnternet üzerinden görüştüğü kişiler ile fizik olarak görüşmeden yüklü miktarda para göndermesi olayının "basit yalan" niteliğinde kabul edildiği, yasal olarak yatırım yapılan ve yatırımlara aracılık eden kurum ve kuruluşların sermaye piyasası kurulu tarafından tek tek belirlendiği hatta buna ilişkin olarak resmi İnternet sayfasında ilanlar yapıldığı, dolayısıyla vatandaşların İnternet üzerinden görmüş oldukları sahte ... lisanslarına hemen inanmak yerine bu lisansın doğru olup olmadığı hususunda Sermaye Piyasası Kurulundan bilgi alabilecekleri, resmi kurumların sürekli olarak vatandaşları İnternet üzerinden görmüş oldukları reklamlara aldanarak yetkisiz kişi ve kurumları aracı kılmak suretiyle yatırım yapmamaları hususunda uyardığı, hatta bu uyarıların kamu spotu şeklinde reklamlarla da yapıldığı, tüm bu açıklamalar ışığında "... Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık" suçunun yasal unsuru olan "hile" durumundan söz etmenin mümkün olmayacağı, aksine bu durumun "basit yalan" niteliğinde olduğu, bu durumunda "... Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık" suçunun yasal unsurlarını oluşturmadığı anlaşılmakla..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Kayseri 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 07.11.2024 tarihli ve 2024/8576 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.