İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin, KOBİ paket sigortalı işyerinin sel baskını kaynaklı hasarlarından doğan tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporu ve inceleme eksikliklerine dair istinaf değerlendirmesi.
Özet: Davacı sigorta ettiren, işyerinin aşırı yağış nedeniyle kanalizasyon pisliğiyle dolup taşarak uğradığı sel hasarı sonrası, sigorta şirketinden makine, ekipman ve emtiadaki zararların tazminini talep etmiş, ilk derece mahkemesi meteoroloji uzman raporları ile yağış ve hasar arasında illiyet bağı kurarak toplam hasarı 369.392,95 TL olarak belirlemiş, poliçedeki tenzili muafiyeti uygulayıp sigortacının yaptığı kısmi ödemeyi mahsup ettikten sonra davacının bakiye 226.993,99 TL maddi zararının sigorta şirketi tarafından karşılanmasına karar verirken, gelir kaybı talebini reddetmiş; sigorta şirketi ise bilirkişi raporlarının eksik incelemeye ve beyana dayalı kalemleri içermesine rağmen hüküm kurulduğunu, itirazların dikkate alınmadığını ve hasarın somut olarak ispatlanmadığını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2024/297 KARAR NO : 2026/1314T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 28/11/2023NUMARASI : 2021/723 E. 2023/860 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11.09.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 11.09.2026 İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.11.2023 tarih 2021/723 E. 2023/860 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı sigorta şirketi tarafından Kobi Paket Sigorta Poliçesi ile sel, su baskını dahil olmak üzere pek çok riske karşı sigortalandığını, 02.02.2021 tarihinde yağmur nedeniyle müvekkiline ait iş yerinin kanalizasyon pisliği altında kaldığını, davalı sigorta şirketine hasar ihbarında bulunulduğu, eksper incelemesinin geciktiğini, İzmir İtfaiyesinin ancak 08.02.2021 tarihinde rapor tutmak için işyerine gelebildiğini, bu esnada içerideki kanalizasyon atıklarının davacı tarafından boşaltıldığını, İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/27 D. İş sayılı dosyasında yaptırdıkları tespitte 43 parça makine ve teçhizatta zarar tespit edildiğini, 282.401,01 TL makine ve ekipman zararı, 6.350,00 TL inşaat zararı olmak üzere toplam 288.751,01 TL zarar tespit edildiğini; davalı şirket tarafından 67.444,00 TL ödeme yapıldığını iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere, 4.000,00 TL parça, malzeme , onarım vb bedeli ve 1.000,00 TL iş yerinin çalışmamasından kaynaklı gelir kaybı bedeli olmak üzere 5.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketinden tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 22.11.2023 tarihli dilekçesi ıslah dilekçesi ile parça, malzeme ve onarım bedeli alacağını 226.993,97 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı vekili, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklı sorumluluklarının tümünü yerine getirdiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacıya 19.07.2021 tarihinde 67.440,00 TL ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, Meteoroloji Genel Müdürlüğü Meteorolojik Veri İşlem Dairesi Başkanlığının 08.08.2022 tarihli müzekkere cevabı ve mahkemece görevlendirilen meteoroloji uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre, olay tarihinde Güzelyalı'da gerçekleşen yağışın aşırı şiddetli yağış olarak tanımlandığı, Konak'daki yağış ölçümünün değerlendirilmesinde ise İzmir'de olağan yağış içinde görülebilecek bir yağış olduğu sonucunun çıktığı, Meteorolojik Veri Dairesi Başkanlığından gelen yazı ekindeki fevk (hasar) raporunda da görüleceği gibi bu iki istasyon arasındaki yağış şiddet ve miktar farklılığı, il genelinde ve şehir merkezinde ölçülen yağış miktarları farklılıklar göstermesinden kaynaklandığı; davacının işyerindeki sel su baskını ile meydana gelen yağış arasında illiyet bağı olduğu; davacı tarafından sel su baskını sonrası makinelerin tamiri için gerçekleştirilen işlemleri gösterir bakım formları ve faturaların ibraz edildiği, toplam makina teçhizat hasarının 246.409,95 TL, inşai hasarların 6.350,00 TL, matbaa emtia muhtelif kağıt hasarının 116.633,00 TL olduğu, toplam hasar miktarının 369.392,95 TL olduğu; poliçenin her bir sel hasarı için sigorta bedelinin %2 tenzili muafiyet içerdiği, davacının başvurusu neticesinde davalı şirketin davacıya 19.07.2021 tarihinde 67.444,00 TL hasar ödemesi yaptığı, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme mahsup edildikten sonra davacının bakiye 226.993,97 TL karşılanmayan zararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 226.993,99 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının gelir kaybı tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, bilirkişi raporlarında, görülmeyen beyana dayalı kalemlerin hasara dahil edildiğini, poliçede bu hususta özel şart olmasına rağmen bu hususların dikkate alınmadığını, bilirkişi raporlarına yapılan esaslı itirazların giderilmediğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, mahkemece alınan her iki raporun da yalnızca delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporu dayanak alınarak hazırlandığını, ancak delil tespiti dosyasında mevcut rapor içeriğinde de bazı makine ve ekipmanların bilirkişi tarafından görülmeden, beyana dayalı olarak hesaplamaya dahil edildiğinin yazılı olduğunu, davacının hasara uğradığını iddia ettiği emtia ve makinelerinin zarar gördüğünü somut olarak ispatlaması gerektiğini, heyete sonradan matbaa bilirkişi eklendiğini, olay tarihi itibariyle hasar gören muhtelif cins ve kalitedeki kağıt emtia bedelinin riziko tarihi itibariyle toplam değerinin 116.633,00 TL olduğunun belirtildiğini, raporda sunulmuş olan listenin neye göre hazırlandığının belirsiz olduğunu, poliçede hasarla ilgili özel şart bulunduğunu, taraflar arasında düzenlenen sigorta sözleşmesi kobi paket sigorta poliçesi olduğundan, poliçe özel şartlarının uygulanması gerekirken bu savunmalarının hiç değerlendirilmediğini, poliçenin 16. sayfasının ''Hasarla İlgili Özel Şart'' başlıklı klozunda açıkça ''Hasar gerçekleştiğinde tazminat, ancak giriş çıkış ve envanter kayıtları ile diğer bütün evrakın inceleme ve saptanması sonucunda ödenebilecektir. Sigortalı, varlığını belge ile ispat edemediği emtia veya demirbaşlar için herhangi bir tazminat talebinde bulunmayacaktır. Bu konu taraflar arasında kararlaştırılmıştır.'' denildiğini, davacının bu poliçe hükmüne bir itirazının olmadığını, TTK'nın 1423. maddesinde, sözleşmenin yapılmasından itibaren 14 günlük süre içerisinde itiraz edilmezse, sözleşmenin poliçede yazılı şartlarda yapılmış olacağının düzenlendiğini, davacı tarafça 14 gün içerisinde poliçe içeriğine itiraz edildiğine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığını, hasar dosyası açılarak sigorta eksperi tarafından bazı makine ve teçhizatlardaki hasarın bakım-onarım onarım ile giderilebileceği tespit edilmiş iken bilirkişi raporlarında ise aynı hasarların parça değişimine tabi tutulduğunu, ekspertiz raporu ile bilirkişi raporu arasında çelişki oluştuğunu, müvekkilinin poliçe gereğince üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, kobi paket sigortası poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan davacıya ait iş yerinde, şiddetli yağışlar yüzünden su basması sonucu meydana gelen zararların poliçeye dayanarak tahsili istemine istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 15.505,96-TL'den peşin alınan 3.877,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 11.628,96-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/09/2026