İnançlı işlem iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, dayanak belgedeki imzanın sahte olduğu tespiti ve ceza mahkemesinde sahtecilik suçundan mahkumiyet nedeniyle yazılı delil şartı sağlanamadığından davanın reddine ilişkin karara temyiz itirazı.
Özet: Davacı, ölen dayısı adına kayıtlı taşınmazın %45 hissesinin inançlı işlemle kendisine ait olduğunu ve taşınmazın iyi niyetli olmayan üçüncü kişilere devredildiğini iddia ederek tapu iptali ve tescil veya bedel talebiyle dava açmıştır; ancak ilk derece ve istinaf mahkemeleri, inançlı işleme dayanak gösterilen belgedeki imzanın dayıya ait olmadığının ve davacının bu belgede sahtecilikten mahkum edildiğinin uzman raporları ve ceza yargılamasıyla sabit olması nedeniyle, inançlı işlemin yazılı delille ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş olup; davacı vekili, alınan raporların geçerliliğine ve usule ilişkin itirazlarla kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3177 E., 2025/25 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 14. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/144 E., 2021/191 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde davacı vekili Avukat ..., diğer taraftan bir kısım davalılar vekili Av. ... ile bir kısım davalılar vekili Avukat ....geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; ...Mahallesi, 23 06... parsel sayılı taşınmazın %45 hissesinin gerçekte davacıya ait olduğu halde, inançlı işlem neticesinde davacının ölen dayısı ... adına tescil edildiğini, ... ...mirasçıları olan davalılar anılan taşınmazı el ve işbirliği içinde davalılar ..., ..., ...'a devrettikleri, devredilen davalıların inanç ilişkisinden haberdar olup, muvazaalı hareket etmeleri nedeniyle devir işleminin yolsuz olduğunu belirterek davalılar adına olan tapu kaydının davacı hissesi uyarınca iptali ile adına tesciline, tescil talebinin kabul edilmemesi halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava konusu taşınmazın %45 hissesinin bedelinin şimdilik 200.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP1. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde; usule yönelik itirazları doğrultusunda davanın mükerrir adına reddine karar verilmesini, davanın esasına girilmesi halinde özellikle imza ve yazı itirazları doğrultusunda imza, yazı ve evrak yaşı konularında adli tıp kurumunda veya uzman bilirkişiler aracılıyla inceleme yapılmasını, tüm bu hususlar kapsamında davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde; davalıların basiretli birer tacir olarak dava konusu taşınmazı satın almadan önce... onaylı değerleme firması tarafından bedelini tespit ettirip akabinde gerçek değeri 25.750.000 TL bedel üzerinden satış işlemi yaptığını, değerleme firmasına yapılan ödeme faturaları da ibraz edildiğini, iyi niyetli davalıların taşınmazı üzerinde herhangi bir takyidat ve şerhi olmaksızın 25.750.000 TL gerçek bedeli üzerinden banka nezdinde bloke çek vererek- tapu nezdinde satış suretiyle devraldığını ve 1.030.000,00 TL tapu harcı ödendiğini, davacının muvazaa iddiasının gerçeğe aykırı olduğunun ıspatlandığını, davacı tarafın, yeni malik bir kısım davalıların kentsel dönüşüm işlemlerini ve yeniden imar ve inşa işlemlerini engellemek maksadıyla kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacı iddialarına dayalı yıllarca dava açmamış olmasına karşın davalılarca tapunun iktisap edilmesi ve yeni malik olduğunun ihtar edilmesi akabinde davacının ortağı olduğu ...Madencilik tarafından keşide edilen cevabi ihtarnamede de, dava konusu iddialara yönelik herhangi bir beyanda bulunmadığını, huzurdaki davanın kurgu dahilinde açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inançlı işleme esas belgedeki imzanın ...'a ait olmaması ve inançlı işlemin ancak yazılı delille ispatının mümkün olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine davanın, dayanağı 25.12.1984 tarihli ... başlıklı belgedeki imzanın bir kısım davalılar murisi ...'ın eli ürünü olmadığı iş bu dava dosyası ile ceza yargılamasına ilişkin dosyada alınan ....raporu ile tespit edilmiş olup, ayrıca davacının ceza yargılamasında özel belgede sahtecilik suçu sabit görülerek cezalandırılmasına karar verildiği görülmekle, davacı tarafça inançlı işlem iddiasının yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karar, usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; 1984 tarihli belgedeki imza ile ilgili alınan raporlara itirazların dikkate alınmadığını, ceza dosyası ile hukuk dosyasında alınan raporların aynı kişiler tarafından verildiğini, grafoloji uzmanı olmayan kişilerce raporun düzenlendiğini, belgenin yaş tespitinin yapılması gerektiğini, raporların açıklayıcı olmadığını, taraflarca sunulan raporlar ile Adli Tıp Kurumundan verilen rapor arasındaki çelişkinin giderilmediğini, 1984 tarihli belgenin yazılı delil olmadığı düşünülürse de yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, yemin deliline dayanıldığı halde yemin delilinin hatırlatılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Davacı, davalıların murisi ... ile arasında yapılan 25.12.1984 tarihli inanç sözleşmesine dayalı olarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Buna karşılık, ... mirasçıları olan bir kısım davalılar ise anılan sözleşmedeki imza ve yazının murislerine ait olmadığını savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince iddia ve savunmalar doğrultusunda 30.09.2020 tarihli duruşmada 25.12.1984 tarihli sözleşmedeki imza ve yazının bir kısım davalılar murisi ...'a ait olup olmadığının incelenmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor düzenlenmesi istenmiş, Adli Tıp Kurumundan alınan raporlarda sözleşmedeki imzanın aidiyeti hakkında bir değerlendirme yapılmışsa da el yazısı hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır. Davacı tarafın buna yönelik itirazları dikkate alınmadan imzanın inanılana ait olmadığı tespiti ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.Bir senet, el yazısı ile yazılmış olup da yalnız imzanın sahte olduğuna karar verilmişse senedin el yazısı ile yazılmış olması nedeniyle delil başlangıcı sayılması gerekir. (Hukuk Muhakemeleri Usulü Prof. Dr. ... Kuru 6. Baskı, Cilt I 2312. syf)O hâlde, 25.12.1984 tarihli belgenin delil başlangıcı niteliğinde olup olmadığının tespiti amacıyla el yazısının inanılan eli ürünü olup olmadığı hususunda yöntemince inceleme yapıldıktan sonra sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırmayla verilen karar doğru görülmemiştir.VI KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,40.000,00 TL Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.(Karşı Oy)K A R Ş I O YDava inançlı işlem hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.İlk derece Mahkemesince, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemi reddedilmiştir. Kararın davacı tarafından temyizi üzerine Dairenin sayın çoğunluğu tarafından imzası sahte olduğu belirlenen 25.12.1984 tarihli belgedeki el yazısının davalılar murisine ait olup olmadığı açıklığa kavuşturularak buna göre delil başlangıcı sayılıp sayılmayacağının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek hüküm bozulmuştur.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 25.12.1984 tarihli "..." başlıklı inançlı işlemin belgesi olduğu iddiasıyla sunulan belgedeki "... ..." ismi altındaki imzanın bu kişiye ait olmadığı Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edilmiş, bu belgenin davada kullanılması ceza mahkemesince suç sayılarak davacıya ceza tayin edilmiştir.Bilindiği üzere, adi senetteki imzanın ismi yazılı olan kimseye ait olmadığı açığa çıkarsa bu adi senet "yok" sayılır ve o davada "delil başlangıcı" dâhi kabul edilemez (HGK'nın 06.03.2024 tarihli ve 2023/11-291 Esas, 2024/145 Karar sayılı kararı).Hâl böyle olunca, davanın reddine ilişkin hükmün onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, belgeye değer verilmek suretiyle, el yazısı yönünden bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi yönündeki bozma kararına katılmıyorum.