Danıştay, hakimlikten ayrıldıktan sonra avukatlık yapmaya başlayan kişinin, meslek değişikliğini süresinde bildirmemesi nedeniyle silah taşıma ruhsatı başvurusunun reddini hukuka uygun buldu.
Özet: Eski bir hakimin, avukatlık mesleğine geçiş yaptıktan sonra yaptığı silah taşıma ruhsatı başvurusunun reddine ilişkin dava, başvurucunun hakimlik görevi nedeniyle sahip olduğu ruhsatın dayanağı ortadan kalktığı halde durumu altı ay içinde bildirmemesi gerekçesiyle değerlendirilmiştir. Alt mahkeme, her ne kadar avukatların silah ruhsatı alabileceği belirtilse de, davacının eski ruhsatın verilme sebebinin ortadan kalktığını süresi içinde bildirmemesinden dolayı yeni başvurusunun reddedilmesini hukuka uygun bulmuştur. Davacı, kanun değişikliği ve avukatlık vasfının devam etmesi nedeniyle ruhsat alabilmesi gerektiğini ileri sürerek karara itiraz etmiş, davalılar ise kararın onanmasını talep etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No : 2024/1773Karar No : 2025/1114 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... VEKİLİ: Huk. Müş....2- ... Bakanlığı VEKİLİ: Huk. Müş. Yrd. ... 3- ... Valiliği VEKİLİ: Av. ...İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onuncu Dairesinin 04/10/2023 tarih ve E:2019/7133, K:2023/5068 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜREC :Dava konusu istem: Hakimlik mesleğinden istifa ederek avukatlık yapmaya başlayan davacı tarafından, avukatlık mesleğinden dolayı tarafına silah taşıma ruhsatı verilmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin Ankara Valiliği'nin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinin iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 04/10/2023 tarih ve E:2019/7133, K:2023/5068 sayılı kararıyla; Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince verilen dava konusu Yönetmeliğin 16. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi yönünden davanın reddi, davacının silah taşıma ruhsatı verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Ankara Valiliği'nin ... tarih ve ... sayılı işlemi yönünden dava konusu işlemin iptali yolundaki ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın iptale ilişkin kısmının davalı idarelerden Ankara Valiliğince temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/10/2017 tarih ve E:2016/2301, K:2017/2894 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak; Dava konusu Ankara Valiliği'nin ... tarih ve ... sayılı işlemi yönünden; Davacının Edirne İdare Mahkemesi'nde hakim olarak görev yapmaktayken 18/02/1994 tarihli onayla meslekten çekilerek 16/03/1994 tarihi itibarıyla avukat olarak çalışmaya başladığı, 31/03/2011 tarihli dilekçesiyle, .../... silah defter numarasına kayden aldığı silah taşıma izin belgesini unutkanlık ve iş yoğunluğu nedeniyle o tarihe kadar yenileyemediğini belirterek, avukatlık mesleğini yapması nedeniyle kendisine silah taşıma ruhsatı verilmesi istemiyle Ankara Valiliği'ne başvurduğu, Valilik tarafından Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 09/05/2012 tarih ve E:2011/12557, K:2012/2739 sayılı kararına istinaden yetki yönünden düzeltilerek tesis edilen ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemle, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik'in 16. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi uyarınca ruhsat verilme nedeni ortadan kalktığı halde durumun 6 ay içinde ruhsat veren makama bildirilmediği gerekçesiyle isteminin reddedildiği, davacı tarafından bu işlemin ve Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin, uygulama işleminin iptali, Yönetmelik kuralının iptali istemi yönünden davanın reddi yolundaki kararının, davanın reddine ilişkin kısmının temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşıldığı,Uyuşmazlıkta, davacının hakimlik mesleğinden ayrıldıktan sonra altı aylık süre içerisinde avukat olarak çalışmaya başladığı ve Yönetmeliğin 9. maddesine göre avukatların silah taşıma ruhsatı verilebilecek diğer meslek mensupları arasında sayılmış olsa bile, davacıya hakimlik mesleğinden dolayı verilen silah taşıma ruhsatının görevinden ayrılmakla verilme sebebi ortadan kalktığından ve davacının bu durumu altı aylık süre içerisinde idareye bildirmediği anlaşıldığından, anılan Kanun ve Yönetmelik hükmü uyarınca tesis edilen silah taşıma ruhsatı başvurusunun reddine ilişkin uygulama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 6. maddesinin dava tarihinden sonra değiştiği ve silah taşıma ruhsatı alma şartlarını taşıyan kişilerin başvurması halinde ruhsat alabilme imkanı tanındığı, avukatlık sıfatının halen devam ettiği ve diğer şartları da taşıdığı için yasal değişiklik uyarınca silah taşıma ruhsatı verilebileceği, bir daha silah taşıma ruhsatı verilemeyeceği yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı ve Ankara Valiliği tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş olup, İçişleri Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/10/2017 tarih ve E:2016/2301, K:2017/2894 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 04/10/2023 tarih ve E:2019/7133, K:2023/5068 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.