KHK 696 ile belediye bünyesine geçen işçilerin alt işverenlikte geçen hizmet sürelerinin başlangıç tespiti ve tüm özlük haklarına etkisinin belirlenmesi talebiyle açılan davanın bozma sonrası reddine ilişkin temyiz.
Özet: Bu hukuki evrak, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile belediye iştiraklerinde istihdam edilmeye başlanan işçilerin tüm özlük hakları için hizmet sürelerinin ilk işe giriş tarihlerinden itibaren alt işverenlik dönemleri de dahil edilerek toplu bir şekilde belirlenmesi talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin başlangıçta davanın kabulüne yönelik kararının istinafça onanmasına rağmen, temyiz incelemesinde davalı işverenin eksik hesaplama yaptığına dair yeterli kanıt sunulmadığı gerekçesiyle bozularak davanın reddedilmesi üzerine, davacı vekilinin bu ret kararına itirazlarını değerlendirmeden ve yeterli inceleme yapmadan davanın reddedilmesinin hatalı olduğu iddiasıyla yaptığı temyiz başvurusu hakkındaki değerlendirmeyi içermektedir.
9. Hukuk Dairesi         2026/5055 E.  ,  2026/4317 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2025/565 E., 2026/33 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; belediyelerin iştiraklerinde istihdam edilen işçilerin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında tüm özlük hakları korunarak belediye bünyesine çalışmaya başladıklarını, belediyece istihdam edilen işçilerin tamamının hizmet sürelerinin tespitinde alt işveren şirketler bünyesindeki çalışmaların dikkate alınması ve hizmet süresine konu tüm özlük haklarının işbu hizmet süresi esas alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, ilgili kanun ile ...Hizmetleri AŞ bünyesinde istihdam edilen işçilerin hizmet sürelerinin, Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığının alt işvereni yanında ilk defa işe giriş yaptığı tarih esas alınmak suretiyle belirlenmesi ve özlük haklarının tespitinde işbu hizmet süresinin esas alınması gerektiğini belirterek aksi yöndeki işverenlik uygulanmasının hukuka aykırılığının tespiti ile taraflar arasındaki hizmet süresine ilişkin muarazanın giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin bünyesinde çalışan, kıdem tazminatını hak edecek şekilde iş sözleşmeleri sona ermiş olan işçilere kıdem tazminatlarının toplam hizmet süresi esas alınarak ödendiğini, davacının iddia ettiği şekilde giderilmesi gereken bir hukuka aykırılık olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Şehir Hizmetleri AŞ vekili cevap dilekçesinde; müvekkillinin Konya Büyükşehir Belediyesine ait bir kamu şirketi olduğunu, alt işverenlerde çalışan personelin 01.04.2018 tarihi itibarıyla müvekkili ...Hizmetleri AŞ bünyesinde tüm özlük hakları korunmak suretiyle istihdam edildiğini, ... Belediyesi tarafından işçilerin hizmet sürelerinin eksiksiz şekilde hesaplandığını, önceki dönemlerdeki hizmet sürelerinin kıdem tazminatı hesabında dikkate alındığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2025 tarihli kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2024 tarihli ortadan kaldırma kararı uyarınca, hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işveren işçisi olarak çalışmakta iken 02.04.2018 tarihi itibarıyla kamu bünyesinde sürekli işçi kadrosuna geçirilen kişiler yönünden, geçiş sırasında iş sözleşmelerinin feshedilmediği, sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler bakımından alt işveren ile asıl işveren arasında kanun hükmüne dayalı bir devir işlemi bulunduğunun kabulü gerekeceği, bu hâlde iş sözleşmesinin feshinden söz edilemeyeceğinden işçinin feshe bağlı alacaklar olan kıdem ve ihbar tazminatı ile sözleşmenin sona ermesine bağlı yıllık ücretli izin hakkının doğmadığı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 23... . maddelerinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarındaki çalışmalarının sürekli işçi kadrosuna geçtikten sonraki çalışmaları ile birlikte değerlendirilmesi ve sözleşmenin sona ermesine bağlı haklar bakımından önceki dönem çalışma süresi de dikkate alınarak çalışma süresinin belirlenmesi gerekeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2025 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 30.06.2025 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2025 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalılar tarafından sendika üyesi işçilerin özlük haklarının hesaplanması ve ödenmesinde kıdem süresinin eksik hesaplandığı ya da bu husustan dolayı alacakların eksik ödendiğine dair bir işlem yapıldığı ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Daire bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Mahkemece itirazlarının değerlendirilmediğini,
2. Yeterli inceleme yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 696 sayılı KHK ile belediye bünyesinde çalışmaya başlayan işçilerin hizmet sürelerinin başlangıç tarihlerinin tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.