Katılma yoluyla istinaf talebinin esastan incelenmemesi üzerine bozulan, murisin vasiyetnamesinin iptali ve tenkisi davasına ilişkin yargılama süreci.
Özet: Murisin baskı ve aldatma yoluyla mirasçı davalı lehine düzenlediği vasiyetnamenin iptali ile saklı payların ihlali halinde tenkis talepleriyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin vasiyetname iptalini reddedip tenkisi kabul etmesi, tarafların istinaf başvuruları üzerine bölge adliye mahkemesince davalının katılma yoluyla istinaf talebinin usulden reddedilerek davacı taleplerinin kabulüyle ilk derece kararının kaldırılması, temyiz sonucunda Yargıtayın davalı tarafın katılma yoluyla istinaf başvurusunun esastan incelenmesi gerektiği yönündeki bozma kararı sonrası bölge adliye mahkemesinin bozmaya uyarak yeniden karar vermesi süreci ele alınmıştır.
7. Hukuk Dairesi         2026/419 E.  ,  2026/1144 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1388 E., 2025/1887 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/210 E., 2021/93 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin muris ...'ın torunları olduğunu, işlem tarihinde 85 yaşında olan murisin kendisine bakan kızı .....'nın ölümünden sonra davalı olan oğlu ... tarafından notere götürülerek vasiyetname düzenlettirildiğini ve murisin tüm mal varlığını davalıya bıraktığının öğrenildiğini, vasiyetnamenin davalı tarafından murisin baskı altına alınması ve kandırılması sonucu yapıldığını, murisin vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte çok ağır ilaçlar kullandığını ileri sürerek, ...Noterliğinin 24.02.2012 tarihli ve ... yevmiye sayılı vasiyetnamesinin iptaline, Mahkemece aksi kanaate varılması hâlinde ise dava konusu ölüme bağlı tasarrufun davacıların saklı payını zedelemesi nedeniyle tenkise karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleştirilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davaya konu vasiyetnamenin düzenleme şeklinde vasiyetname koşullarına uygun olarak yapıldığını, vasiyetnamede bir eksiklik bulunmadığını, davalının ekonomik durumu ve mal varlığının iyi olduğunu ve mirastan daha fazla pay alma isteminin söz konusu olmadığını, muris Saniye'nin vasiyetnameyi kendi istek ve arzusu ile resmî bir makam olan noterin önünde yaptığını belirterek, asıl ve birleştirilen davaların ayrı ayrı reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 23.03.2021 tarihli ve 2015/210 Esas, 2021/93 Karar sayılı kararıyla; "...muris ... tarafından düzenlenen vasiyetnamenin iptali koşullarının oluşmadığı, düzenlenen vasiyetname ile murisin kendisine düşen tüm mal varlığını davalıya bırakmış olması nedeniyle davalı lehine yapılan bu tasarrufun davacıların saklı paylarını ihlal edildiğinin belirlendiği, davalının tercih hakkını davacılara ödeme yapılarak muristen kalan taşınmaz paylarının adına tescili yönünde kullandığı..." gerekçesiyle "...vasiyetnamenin iptali talebi yönünden davanın reddine, tenkis talebi yönünden davanın kabulüne, vasiyetnameye konu taşınmazların davalı adına tesciline...." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 20.09.2024 tarihli ve 2021/2475 Esas, 2024/1307 Karar sayılı kararı ile "...katılma yoluyla istinafın, hükmü süresinde istinaf etmemiş olan tarafa verilmiş ve karşı tarafın istinaf dilekçesine cevapla istinaf itirazlarının sunabilmesi için düzenlenmiş bir hak olduğu, katılma yolu ile istinaf isteğinin karşı tarafın asıl istinaf isteklerine sıkı sıkıya bağlı bulunduğu, davalının, davacının istinaf dilekçesinde bulunmayan istinaf talepleri yönünden istinaf itirazlarının incelenemeyeceği...asıl ve birleştirilen davacılar vekilinin istinaf talepleri yönünden yapılan incelemede ise dava ve talep olmadığı hâlde vasiyete konu taşınmazlardaki murise intikal edecek olan hisselerin davalı adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle "...davacılar vekili tarafından istinaf edilmeyen tenkis talebi yönünden davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf talebinin reddine, asıl ve birleştirilen davacılar vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, vasiyetnamenin iptali isteminin reddine, tenkis talebinin kabulüne..." karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte yer alan 20.09.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 26.05.2025 tarihli ve 2024/4785 Esas, 2025/2816 Karar sayılı kararı ile "...Hukuk Genel Kurulunun 2023/2-359 Esas, 2024/122 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, katılma yoluyla istinaf başvurusunun değerlendirilebilmesi koşulunun asıl başvurunun varlığı ve bu başvurunun devamı olduğu, yargılama yapan Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelendiğine göre buna karşı davalı vekilinin katılma yoluyla ileri sürmüş olduğu 04.08.2021 tarihli başvurusunda ileri sürdüğü tenkise yönelik itirazlarının da esastan incelenmesi gerektiği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilâmına uyularak yaptığı yargılama sonucu, yukarıda karar başlığında yer alan 26.11.2025 tarihli kararı ile "...mahkemece yaptırılan inceleme sonucu Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan alınan raporlarda muris ...'ın işlem tarihi olan 24.02.2012 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun bildirildiği, düzenlenen adli tıp raporunun dosya kapsamına ve bilimsel esaslara uygun olarak düzenlenmiş ve hükme esas alınmaya elverişli bulunduğu, vasiyetnamenin baskı, korku, aldatılarak yapılmış olduğuna ilişkin iddiaların kanıtlanamadığı, vasiyetnamede şekil noksanlığının bulunmadığı...davalı tarafından harcı yatırılarak açılmış vasiyetnamenin tenfizi ile tapu iptali ve tescil davası bulunmadığı halde vasiyetnameye konu taşınmazlardaki ...'dan muris ...'a intikal edecek payların davalı adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı..." gerekçesiyle "...davalı vekilinin tenkise yönelik katılma yoluyla istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı vekilinin sair istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, vasiyetnamenin iptali isteminin reddine, tenkis talebinin kabulüne..." karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde dava dilekçesinde dayanılan nedenleri tekrarla;
a. Aklı ... bir insanın kızının ölümünden hemen sonra vasiyetname düzenleyemeyeceğini,
b. Tanık ifadeleri yok sayılarak Mahkemece hüküm tesis edildiğini,
c. Müvekkiler tarafından vasiyetnameye konu taşınmazların değerlerinin araştırıldığını, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu değerlerin düşük hesaplandığını,
d. Vasiyetnamenin gizli yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Davacılar lehine tenkis bedelinin müvekkili tarafından depo edildiğini, bu işlemi yerine getiren müvekkili lehine vasiyetnameye konu taşınmazlarının müvekkili adına tescilinin gerektiğini,
b. Müvekkiline vasiyet edilen taşınmazlarının yüksek tespit edildiğini,
c. Mahkemece reddine karar verilen vasiyetnamenin iptali talebi yönünden müvekkili lehine vekâlet ücreti takdir edilmeden hüküm kurulduğunu belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; vasiyetnamenin iptali, ikinci kademede tenkis istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili ile asıl ve birleştirilen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.