Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararını tanık dinleme eksikliği ve delil değerlendirme yetersizliği sebebiyle bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararını, sanığın adil yargılanma hakkını ve savunma imkanlarını ihlal eden usul eksiklikleri, özellikle kilit tanıkların duruşmada doğrudan dinlenmemesi, yeni delillerin sanık ve müdafii huzurunda tartışılmaması, sanığın örgütsel faaliyetlerine ilişkin potansiyel telefon hatları ve UYAPtaki beyanlar konusunda yeterli araştırma yapılmaması gerekçeleriyle bozarak, davanın yeniden incelenmesi için ilk derece mahkemesine göndermiştir.
3. Ceza Dairesi         2024/4891 E.  ,  2026/14976 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/838 E., 2022/2026 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/203 E., 2022/97 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 314/2 maddesi, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3 ve 58/9. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan talimat yolu ile dinlenilen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafiinin huzurunda, bunun mümkün olmaması durumunda, 5271 sayılı Kanun'un 180/1, 2 ve 5.fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan "iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek" hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181/1. fıkrası ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi,
2- Sanığın silahlı terör örgütü .../PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından, sanığın kendi kullanımında olduğunu beyan ettiği hatlar dışında kullanmış olduğu başka bir hattın olup olmadığının tespiti amacıyla ..., Bankalar, Elektrik İdaresi ve Sular İdaresi gibi ilgili kurum ve kuruluşlardan sorularak, operasyonel nitelikte ve şahsi kullanımında başka telefon hattı olup olmadığı araştırılıp tespiti halinde bu hatlara ilişkin ... kayıtlarının bulunup bulunmadığının tespitine çalışılarak bir karar verilmesi, yine UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise sanık hakkında beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri ile tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini lüzumu,
3- Hükümden sonra dosyaya gelen, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin 10.02.2023 tarihli yazısı ekindeki ... ... ...'ya ait ve Amasya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14/04/2023 tarihli yazısı ekindeki ... ...'ye ait ifade tutanaklarının 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması ve gerektiğinde sanık hakkında beyan veren kişinin bizzat huzurda veya SEGBİS marifetiyle tanık sıfatıyla dinlenilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmekle, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.