Bilişim Sistemleri Aracılığıyla İşlenen Kripto Para Dolandırıcılığı Suçunda Yetersiz Soruşturma ve KYC Eksikliği Nedeniyle Verilen Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına Kanun Yararına Bozma İsteminin İncelenmesi.
Özet: Adalet Bakanlığı, bilişim sistemleri ve banka/kredi kurumları aracılığıyla gerçekleştirilen dolandırıcılık suçuna ilişkin soruşturmada, cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 160. maddesindeki soruşturma görevini eksik bıraktığı, özellikle kripto para transferleri ve dijital yazışmalara dair detaylı inceleme, uzman bilirkişi raporu ve yurt dışı istinabe gibi adli imkanların yeterince değerlendirilmediği gerekçesiyle, şüpheli tespiti yapılamadığı bahanesiyle verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı ve bu karara yapılan itirazın reddi kararının kanun yararına bozulmasını talep etmektedir.
11. Ceza Dairesi         2025/5763 E.  ,  2026/4543 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI : 2024/7874 Değişik İş
SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılanitirazın reddiriyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Akyazı Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve 2024/533 Soruşturma, 2024/2659 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Sakarya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 25.11.2024 tarihli ve 2024/7874 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.11.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.11.2025 tarihli ve 2025/16840 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.12.2025 tarihli ve KYB-2025/135630 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.12.2025 tarihli ve KYB-2025/135630 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun'un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi hâlde ise anılan Kanun'un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun'un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun'un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müşteki ... ve vekili tarafından sunulan şikayet ve beyan dilekçelerinde özetle, müştekinin "Whatsapp" isimli uygulama vasıtasıyla iletişime geçtiği yabancı uyruklu kadın şahsın "..." isimli internet sitesine ait link göndererek söz konusu siteye ait kripto para hesaplarına para yatırmak suretiyle yatırım yapabileceğini ve kazanç sağlayabileceğini kendisine ilettiği, şahsın bu konuda güven sağlaması üzerine müştekinin açtırmış olduğu hesap üzerinden bir miktar para yatırıp işlemler yaptığı, bir süre sonra para çekimi yapmak istediğinde hesabının donması üzerine yeniden iletişime geçtiği şahıslar tarafından sistemle ilgili sorunlar olduğunun ve bunun çözümü için para yatırması gerektiğinin iletilmesi üzerine yaklaşık iki haftalık süreç içerisinde belirtilen hesaplara muhtelif miktarlarda yeniden para yatırdığı ancak bu paraların iadesini alamadığı gibi sorunun çözülmediği, bundan sonra söz konusu yatırılan paraların iadesini almak için "..." isimli uygulama üzerinden iletişime geçtiği "..." isimli şahsa da Binance hesabı üzerinden para yatırdığı ancak şahısla yeniden iletişim kuramadığı, bu şekilde hileli hareketlerle para yatırması sağlanan müştekinin meçhul şüpheli şahıs ya da şahıslarca dolandırıldığı iddiası ile ilgili olarak başlatılan soruşturma kapsamında, "temin edilen siber araştırma raporuna ve ilgili şirketlerden alınan yazı cevaplarına göre şüpheli şahsın tespiti mümkün olmadığından ve yurtdışı makamlarının da istinabe taleplerini reddetmesi sebebiyle kovuşturma imkansızlığı bulunduğundan" bahisle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Müştekinin 10.01.2024 tarihli ve müşteki vekilinin 31.01.2024 tarihli dilekçelerinde yer alan açıklamalar ile müşteki vekilinin anılan dilekçesine ekli yazışmalar, dekont örnekleri ve teknik veri değerlendirmesi konulu raporda yer alan bilgiler yeniden değerlendirilerek, "..." isimli internet sitesinde gerçekleştirildiği belirtilen eylemlere ilişkin olarak, müşteki tarafından para gönderimi yapılan kripto para cüzdanlarından kimlik doğrulama yöntemi (KYC) ile para transferi gerçekleştirildiği tespit edilen ve merkezi borsa olarak nitelendirilen kuruluşlardan (... vs.) yapılan işlemler hakkında doğrudan veya yurt dışı istinabe yoluyla detaylı bilgi istenilmesi ve bilişim ve kripto para piyasası konusunda uzman bilirkişiden teknik rapor aldırılması, "..." isimli uygulama üzerinden gerçekleştiği belirtilen ikinci olaya ilişkin ise, müşteki vekilinin dilekçesine ekli teknik veri değerlendirmesi konulu raporda yer alan cep telefonu numarası (...) üzerinden müştekinin iletişime geçtiği ve yönlendirmesi sonucu para yatırdığı şahsın açık kimlik bilgilerinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu aracılığıyla ve iletişim kurulan platformları (, ...) işleten kuruluşlardan gerekirse yurt dışı istinabe yoluyla temin edilmesi, ardından tespiti yapılacak ilgili şahsın ayrıntılı olarak ifadesine başvurularak sonucuna göre değerlendirme yapılması yerine, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, Whatsapp üzerinden görüştüğü ve kendisini e-ticaret uzmanı olarak tanıtan, aynı zamanda kripto para işleriyle uğraştığını söyleyen şüphelinin yönlendirmesi üzerine, ... isimli platforma üye olduğunun, farklı zamanlarda değişik bahanelerle bu sitedeki hesabına para yatırdığının, bir süre sonra yatırdığı parayı çekememesi nedeniyle internet üzerinden araştırma yaparken benzer bir durumla karşılaştığını söyleyen ve kendisini ... ismiyle tanıtan kişiyle ... uygulaması aracılığıyla konuştuğunun, bu kişinin verdiği mail adresleriyle iletişim kurduğunun ve bir miktar daha para gönderdikten sonra dolandırıldığını anladığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şikâyetçinin olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısı tarafından ayrıntılı şekilde beyanına başvurulması, şikâyetçi ve vekilinin dosyadaki dilekçeleri ile bu dilekçelere ekli yazışmalar, dekont örnekleri ve teknik veri değerlendirmesi konulu raporda yer alan bilgiler yeniden değerlendirilerek, şikâyetçi tarafından para gönderimi yapılan kripto para cüzdanlarından kimlik doğrulama yöntemi (KYC) ile para transferi gerçekleştirildiği tespit edilen ve merkezi borsa olarak nitelendirilen kuruluşlar nezdinde yapılan işlemler hakkında doğrudan veya yurt dışı istinabe yoluyla detaylı bilgi istenilmesi, bilişim ve kripto para piyasası konusunda uzman bilirkişiden teknik rapor aldırılması, görüşme yapılan Whatsapp hesabının kime ait olduğunun tespit edilmesi, ... Mücadele Daire Başkanlığından da sorulmak suretiyle, ülke çapında şikâyetçi ile iletişim kuran GSM numaraları ve ... isimli internet sitesi kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen benzer dolandırıcılık eylemleri bulunup bulunmadığının araştırılması; ... üzerinden gerçekleştiği belirtilen diğer olaya ilişkin olarak ise, şikâyetçi vekilinin dilekçesine ekli teknik veri değerlendirmesi konulu raporda yer alan cep telefonu numarası üzerinden veya ilgili internet sitesinden temin edilecek IP Port bilgilerinden şikâyetçinin iletişim kurduğu ... isimli kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin temin edilmesinden sonra, tüm şüphelilerin olayla ilgili ayrıntılı olarak ifadelerine başvurularak sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...gerek alınan siber rapora göre gerekse de şirketlerin alınan cevabi yazılarına göre şüpheli tespitinin imkansız olduğu, yurtdışı makamlarının da istinabe taleplerini reddettiği anlaşıldığından dosyada kovuşturma imkansızlığı bulunduğu, Amerika Birleşik Devletlerindeki, ... Inc. (şirketi), ... (şirketi). ve sanal ortamda faaliyet gösteren ..., kripto para vs. benzeri sosyal paylaşım sitesi şirketleri ile bunlar bünyesindeki "...", "...", "...", "gmail" gibi hizmet sağlayıcıların, nadiren sadece terör olayları, cinayet, kayıp şahıslar, çocukların cinsel istismarı gibi belirli suçlarda Türkiye Adli Makamlarının bilgi temini taleplerini kabul ettikleri, diğer suçlar hakkında yapılan taleplerin ise “Türkiye Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri Arasında Suçluların Geri Verilmesi ve Ceza İşlerinde Karşılıklı Adli Yardımlaşma Antlaşması”nın hükümlerine uygun olmadığı ve kendi ülkelerindeki yasal yapı ve kişisel bilgilerin gizliliğine ilişkin hükümler gerekçesi ile reddedildiği, ilgili internet sitesinin bağlı olduğu elektronik servis hizmetlerinin yurt dışı kaynaklı olduğu ve yabancı ülke serverlarının kullanıldığı, IP adreslerinin ancak ilgili şirket serverlarından temin edilebilineceği, ancak bu şirketler tarafından IP adres kayıt ve bilgilerinin Türkiye Adli Makamlarına verilmediği, bu sebeple IP adreslerinin kullanıldığı yerlerin tespit edilemediği, açıklanan sebeplerle tüm dosya kapsamı nazara alındığında bu aşamada soruşturmanın devamı halinde yeni delillere ulaşmaya teknik açıdan imkan olmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
II. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Sakarya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 25.11.2024 tarihli ve 2024/7874 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2026 tarihinde karar verildi.