Paydaşlar arasındaki taşınmazın haksız kullanımından kaynaklanan ecrimisil davasında, Yargıtay bozma kararı sonrası talep edilen bilirkişi raporu için delil avansı yatırılmaması üzerine davanın reddine karşı temyiz başvurusu.
Özet: Ortak paylaşılan bir taşınmazda ecrimisil talebiyle açılan davada, yerel mahkeme başlangıçta bilirkişi raporuna göre ecrimisil ödenmesine karar vermiş, ancak Yargıtay, davacının ihtarnameyle talep ettiği miktara bağlı kalınması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur; bozma sonrası yargılamada ise yerel mahkeme, yeniden alınan bilirkişi raporlarının Yargıtayın bozma gerekçesine uygun olmaması ve davacının gerekli delil avansını yatırmaması nedeniyle davasını ispat edemediği kanaatine vararak davayı reddetmiş, bu ret kararı davacı tarafından, davanın esasına girilmeden ve mevcut deliller yeterince değerlendirilmeden sırf avans yatırılmaması gerekçesiyle hukuka aykırı olduğu iddiasıyla temyiz edilmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/5240 E.  ,  2026/1161 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/185 E., 2024/167 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların dava konusu 8 37... parsel sayılı taşınmazda 1/2 oranında paydaş olduklarını, davalının taşınmazı 8 yılı aşkın süredir fiilen kullandığını ve ... isimli şahsa kiraya verdiğini, ...Noterliğinin 15.05.2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya gönderildiğini, ihtarnamenin tebliğine rağmen davalının kira gelirinden müvekkilin payına düşen kısmı ödemediğini ileri sürerek dava tarihinden geriye dönük beş yıl için 5.000,00 TL ecrimisilin 15.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu bu sebeple görevsizlik kararı verilmesi gerektiği, davacının alacağının zamanaşımına uğradığını, devamla 16.04.1998 keşide tarihli lehtarı ..., keşidecisi ... olan senedin arka yüzünde "senedin teminat senedi olduğu, binanın 1/2 hissesini ... SSK ile diğer tüm masraflar ...'ya ait olmak üzere hiçbir hak talep etmeden devredecektir" ifadesinin yer aldığını, bu nedenle davacının ecrimisil talep etmesinde hukuki menfaati bulunmadığını ve davalı müvekkilin temerrüde düşürülüp düşürülmediği hususunun araştırılması gerektiğini müvekkile çekilmiş bir ihtarname bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.05.2015 tarihli ve 2015/7 Esas, 2015/251 Karar sayılı tarihli karar ile "davacı ve davalı davaya konu yerde paydaş olup, davaya konu yer kira getirisi getirdiğinden ecrimisil talebi için intifadan men olgusuna gerek yoktur .Davalı beyanı dosyaya sunulan üçüncü kişi kira kontratı ve dosya kapsamına göre davaya konu yeri davalının tam olarak kullanıp (belli anlaşmaya göre kullanımın davacıya bırakıldığı davalı beyanlarının, ihtaratlı delil bildirme ön inceleme duruşmasına rağmen bu yönde, anlaşma, senet vs. ibraz edilmeyerek geçerli ispat vasıtalarıyla ispat edilmemiştir) kiraya verdiği mahkememizce kabul edilmiş, yukarıda zikredilen Yargıtay kararlarındaki prensipler uyarınca ecrimisi tazminatı açısından, re'sen emsallerde araştırılarak rapor alınmış, bilimsel ve yargısal denetime elverişli kabul edilen bu rapordaki davalının sorumlu olduğu toplam ecrimisil miktarının, (18.493,00 TL), ihtar tarihine kadar işlemiş ecrimisil miktarına da temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilerek, bu miktarların davacı lehine, davalıdan tahsiline" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 27.05.2025 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 21.02.2019 tarihli ve 2018/2912 Esas, 2019/1826 Karar sayılı kararı ile emsal araştırması da yapılmak suretiyle, davacı yanın ihtarname keşide etmek suretiyle aylık 200,00 Euro talep ettiği ve bu bahisle taleple bağlılık kuralı gözetilerek hesaplanacak ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru görülmediği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararı sonrası tanzim ettirilen ek bilirkişi raporları ve kök bilirkişi raporu uyarınca bozma ilamına uygun rapor tanzim edilmediği, hazırlanan raporun taraflar arasındaki ihtarname gözetilmeden hazırlandığı, hazırlanan rapora dayalı olarak hüküm kurulamayacağı, davacı vekiline bilirkişi incelemesi yapılması amacı ile delil avansı yönünden kesin süreli ihtaratlı bildirimde bulunulduğu ancak bu bildirime rağmen ara kararın yerine getirilmediği, hükme esas alınabilir nitelikte bir rapor aldırılamadığı ve davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkeme tarafından davanın esasına girilmeden ve yeterli değerlendirilme yapılmadan, delil avansı yatırılmadığı gerekçesi ile ret kararı verilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mevcut raporlar ve dosyadaki önceki mahkeme kararı ile sabit hususlar dikkate alınmadan, yalnızca delil avansının yatırılmamış olması gerekçesiyle dosyanın esası hakkında hüküm kurulmadan ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, temerrüt şartının sağlandığını, dava konusu taşınmazın davalının kullanımında olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; ecrimisil isteğine ilişkindir.
Somut olayda davacı 06.01.20 10... .01.2015 tarihleri arasında toplam 60 aya tekabül eden miktarda haksız işgal tazminatını dava etmiştir.
Dosyada bulunan kira başlangıç tarihi 01.01.2007 olan kira sözleşmesi gereğince davalı taşınmazı dava dışı üçüncü kişiye aylık 200,00 Euro bedelle kiralamıştır. Davacının payı dava konusu taşınmazda ½ olduğuna göre dava konusu yapılan dönem için davacının elde etmesi gereken 6.000,00 Euro davalı tarafından elde edilmiştir. 6.000,00 Euro'nun dava tarihindeki (06.01.2015) Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden karşılığı 16.696,80 TL olduğuna göre yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması gerekmemektedir. Mahkemece davanın yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/3 hükmünün 1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.