Yargıtay 7. Hukuk Dairesinden, tapulu taşınmazın harici satış sözleşmesiyle devrinin geçersiz olduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddi kararının onanması.
Özet: Davacı tarafın harici satış sözleşmesine dayanarak tapu iptali ve tescil talebiyle açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, tapulu taşınmazların satışının resmi şekilde yapılması gerekliliği nedeniyle harici sözleşmenin geçersiz olduğuna hükmederek davayı reddetmiş; davacının temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin, tarafların iddia ve savunmaları, belgelere, uygulanacak hukuk kurallarına ve yargılama usullerine uygun olan bu kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1403 E., 2025/2424 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/375 E., 2023/89 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazı davacıya aralarındaki harici satış sözleşmesi ile sattığını, davalının müvekkiline tapuyu devir etmediği gibi oyaladığını ileri sürerek, 1 02... parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı 1/2 hissesinin tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı harici satış sözleşmesi ile satmadığını, böyle bir sözleşme var ise de buradaki imzanın davalı müvekkiline ait olmadığını, davalı müvekkili tarafından imza edilmemiş bir sözleşmeye dayanarak dava açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı ihale ile satın alan iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları tamamlanmış taşınmaz olduğunu, kadastro çalışması tamamlanmış taşınmazlarla ilgili tapu dışı sözleşmelerin resmî şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğunu, dava konusu taşınmazın 06.05.2019 tarihinde icra müdürlüğünde yapılan ihale ile satılmış olup satış tarihinden sonra tapu maliki olan davalının mülkiyet hakkı sona erdiğinden taşınmazı hukuken satmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tapuda kayıtlı taşınmazların satışının tapu memuru huzurunda resmî şekilde yapılması gerektiği, bu durum geçerlilik şartı olduğu, davacı tarafın davasını harici satış sözleşmesine dayandırdığı, bu şekilde yapılan sözleşmenin geçerliliği bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili adli yardım talepli temyiz dilekçesinde: davalının dava konusu taşınmazı müvekkiline aralarındaki harici satış sözleşmesi ile satmış olduğunu, davalının, müvekkiline satış ve devri vermediğini ve bugüne kadar vereceğine dair oyaladığını, mahkeme tarafından yemin delili ve bilirkişi incelemesinin yerine getirilmediğini, tanıkların dinlenmediğini, Mahkemece deliller toplanmadan eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin adli yardım talebinin KABULÜNE,2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.