Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Saros Körfezi FSRU ve Kara Boru Hattı Projesi kapsamında acele kamulaştırma kararının kamu yararı ve acelelik halleri yönünden hukuki denetimini inceliyor.
Özet: Bu hukuki metin, Saros Körfezi FSRU ve kara boru hattı projesi kapsamında Edirnedeki taşınmazların 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına dair Cumhurbaşkanı Kararının iptali talebiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin ilgili kararını özetleyerek temyiz incelemesine sunulmasını konu almakta olup, daire kararında acele kamulaştırmaya ilişkin süre aşımı itirazları reddedilmiş ve bu tür Cumhurbaşkanı Kararlarının "kamu yararı" ile "acelelik hali" ölçütleri yönünden, olağan kamulaştırma usulünden ayrılmayı gerektiren nedenlerin projenin niteliği ve ihtiyacın ivediliği gözetilerek yargı yerince somut olay bazında değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2025/427 E.  ,  2025/1146 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/427
Karar No : 2025/1146
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1-...
2-... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
3-... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
4-... Taşıma AŞ (...)
VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 09/01/2025 tarih ve E:2024/4609, K:2025/145 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Saros Körfezi FSRU ve Kara Boru Hattı Projesinin gerçekleştirilmesi amacıyla Edirne ili, Keşan ilçesi sınırları içerisinde yer alan ve ekli haritada gösterilen güzergaha isabet eden taşınmazlar ile söz konusu proje kapsamında yapılacak olan sabit tesisler, ulaşım yolları, enerji nakil hatları, katodik koruma hatları ve anot yataklarının yapımı amacıyla ihtiyaç duyulan taşınmazların, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına yönelik 04/08/2018 tarih ve 30499 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 02/08/2018 tarih ve 15 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın Edirne ili, Keşan ilçesi, ... Köyü, ... Mevkii, ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 09/01/2025 tarih ve E:2024/4609, K:2025/145 sayılı kararıyla; Davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazları yerinde görülmemiş,
Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3., 5., 6. ve 27. maddeleri; 4646 Sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun (Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılması ve Doğal Gaz Piyasası Hakkında Kanun) "Diğer hükümler" başlıklı 12/a maddesi; 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 13. maddesine yer verilerek,
Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmelerinin mümkün olduğu,
Olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisinin bulunmadığı,
Acele kamulaştırma usulünün ise 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, o taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir usul olarak öngörüldüğü,
2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller” bakımından, Kanun'da açık bir acelelik haline yer verilmediğinden, maddede öngörülen diğer iki koşuldan bağımsız şekilde, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirileceği,
Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararlarının da kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin; diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği,
Yer verilen açıklamalar çerçevesinde, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın "kamu yararı" ve "acelelik hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerektiği,
Dosyanın incelenmesinden; BOTAŞ'ın acele kamulaştırma talebi gerekçe raporunda, Edirne ili, Keşan ilçesi sınırları içerisinde LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) depolama ve gazlaştırma terminali kurulmak üzere çalışmalara başlanıldığı, ithal edilecek LNG'nin gazlaştırıldıktan sonra BOTAŞ'ın yüksek basınçlı ana iletim şebekesine entegre edilerek ülke piyasasına kazandırılacağı belirtilerek, Saros Körfezi FSRU ve Kara Boru Hattı Projesi hattının isabet ettiği taşınmazlarda tapu maliklerinin çok sayıda olduğu ve tapuda intikallerin yapılmamış olması nedeniyle, Kamulaştırma Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca taşınmaz maliklerinin tamamı ile uzlaşma ihtimalinin düşük olduğu ve aynı Kanun'un 10. maddesi uyarınca açılacak davaların çok uzun süreceği, bu nedenle zamanında yer teslimi yapılamayacağından projenin yapımına da başlanamayacağı, ülkemizin gaz arzı çeşitliliğine ihtiyacının olduğu ve bu proje ile birlikte yeni bir doğal gaz noktası kazandırıldığı, ülkenin arz güvenliğine katkıda bulunulduğu, doğal gaz alım kontratları çerçevesinde BOTAŞ tarafından alımı taahhüt edilen doğal gazın yeni pazarlara ulaştırılması ile etüt çalışmaları tamamlanmak üzere olan boru hattı güzergahının, inşaat işini yapacak olan firmaya tesliminin yapılarak bir an evvel inşaat çalışmalarına başlanılması gerektiğinden güzergahın isabet ettiği parsellerde arazi edinimlerinin bir an önce tamamlanması gerektiği hususlarının belirtildiği,
Uyuşmazlıkta, ülkemizin enerji koridoru haline getirilmesi ve enerji açığının giderilmesine yönelik çalışmalar doğrultusunda yurt dışından yüksek miktarla ve bedelle ithal edilen doğalgazda arz çesitlendirilmesinin, ülkemizin arz güvenliğinin sağlanması açısından önemli olduğu ve temin edilen gazın bir an evvel tüketim noktalarına ulaştırılmasının önem arz ettiği, BOTAŞ'ın Saros Körfezi FSRU ve Kara Boru Hattı Projesi ile doğal gazın iletilmesi amacıyla inşa edilecek boru hatları için ihtiyaç duyulan arazilerin temininde, ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış göstermesi ve üretilen/satın alınan enerjinin tüketim noktalarına ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmamasının hedeflenmiş olduğu, doğal gaz alım kontratları çerçevesinde BOTAŞ tarafından alımı taahhüt edilen doğal gazın yeni pazarlara ulaştırılması ile etüt çalışmaları tamamlanmak üzere olan boru hattı güzergahının, inşaat işini yapacak olan firmaya tesliminin yapılarak bir an evvel inşaat çalışmalarına başlanılması ve güzergahın isabet ettiği parsellerde arazi edinimlerinin bir an önce tamamlanması gerektiği hususuları bir arada değerlendirildiğinde, dava konusu edilen acele kamulaştırma kararının dayanağı olan ve stratejik bakımdan büyük önem taşıyan söz konusu projede kamu yararı bulunduğu açık olup, anılan projesinin bir an önce tamamlanması amacıyla yapılacak kamulaştırmada acelelik halinin de bulunduğu sonucuna varıldığı,
Öte yandan, davacı tarafından tarım arazilerinin tarım dışı amaçla kullanılamayacağı ileri sürülmüş ise de Edirne Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün ...tarihli, ... sayılı yazısında anılan boru hattı güzergahı bakımından olumsuz görüşlerinin bulunmadığının belirtildiği,
Bu durumda 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazların acele kamulaştırmasında acelelik halinin ve kamu yararının bulunması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, acele kamulaştırma hali istisnai olarak uygulanabilecek bir yöntem olup, dava konusu işlemin tesisinde ise anılan istisnai şartların gerçekleşmediği, tuzluluk, alkalilik ve taban suyu gibi sorunları olmayan, killi-tınlı toprak bünyesine sahip, su tutma kapasitesi iyi, taşlılık sorunu bulunmayan, erozyon sorunu olmayan, toprak derinliği iyi olan, topoğrafyası makineli tarıma elverişli, verimli kuru tarım arazisi niteliğinde olan taşınmazların tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı, mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı idareler tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'UN DÜŞÜNCESİ : 5403 sayılı Kanun ile tarım arazileri koruma altına alınmış ve tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı belirtilerek tarım arazilerinin ancak 13. maddede sayılan koşulların varlığı halinde tarım dışı kullanımına olanak sağlanmıştır. Bu kapsamda tarım arazisinin amaç dışı kullanımı, ancak arazinin, tarım dışı kullanımının sosyal veya ekonomik açıdan daha fazla kamusal yarar sağlayacağının yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenerek Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığınca veya Valiliklerce tarım dışı kullanım izni verilmesi halinde mümkündür.
Olayda, uyuşmazlığa konu taşınmazların tarım arazisi olduğu anlaşılmakta olup, tarım dışı amaçla kullanılabilmeleri için 5403 sayılı Kanun hükümleri gereğince tarım dışı amaçla kullanım izni alınması gerekmektedir. Edirne Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünce acele kamulaştırmaya konu boru hattı güzergahı bakımından olumsuz görüşlerinin bulunmadığı belirtilmişse de, görüşün belirlenen güzergaha yönelik olduğu, tarım arazisi niteliğinde olan taşınmazlara ilişkin olarak parsel bazında tarım dışı amaçla kullanım izni verilmesine ilişkin olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, üretilen/satın alınan doğal gazın tüketim noktalarına kesintisiz ve gecikmeksizin ulaştırılması amacıyla BOTAŞ tarafından yapılacak doğalgaz boru hattı güzergahında kalan uyuşmazlığa konu taşınmazların acele kamulaştırılmasında kamu yararı bulunmakta ise de, tarım arazisi niteliğindeki uyuşmazlığa konu taşınmazların tarım dışı amaçla kullanım iznine yönelik olarak alınmış bir karar bulunmaması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediğinden, temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozularak dava konusu işlemin davacıya ait taşınmazlar yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 09/01/2025 tarih ve E:2024/4609, K:2025/145 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Kesin olarak, 26/05/2025 tarihinde, oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X-4646 Sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun 12/a maddesinde, kamulaştırmanın, bu Kanun'da öngörülen faaliyetlerin gerektirmesi halinde, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda belirtilen esaslar dahilinde yapılacağı, bu konuda Kurulca verilecek lüzum kararının, kamu yararı kararı yerine geçeceği ve müteakip işlemlerin Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yürütüleceği hükme bağlanmıştır.
Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmeleri mümkündür.
2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.
Öte yandan, 5403 sayılı Kanun; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımının sağlanması amacıyla yürürlüğe konulmuş, arazi ve toprak kaynaklarının kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. 5403 sayılı Kanun ile tarım arazileri koruma altına alınmış ve tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı belirtilerek tarım arazilerinin ancak 13. maddede sayılan koşulların varlığı halinde tarım dışı kullanımına olanak sağlanmıştır. Bu kapsamda tarım arazisinin amaç dışı kullanımı, ancak arazinin, tarım dışı kullanımının sosyal veya ekonomik açıdan daha fazla kamusal yarar sağlayacağının yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenerek Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığınca veya Valiliklerce tarım dışı kullanım izni verilmesi halinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmazların tarım arazisi olduğu anlaşılmakta olup, Edirne Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünce acele kamulaştırmaya konu boru hattı güzergahı bakımından olumsuz görüşlerinin bulunmadığı belirtilmişse de, görüşün belirlenen güzergaha yönelik olduğu, tarım arazisi niteliğinde olan taşınmazlara ilişkin olarak parsel bazında tarım dışı amaçla kullanım izni verilmesine ilişkin olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, üretilen/satın alınan doğal gazın tüketim noktalarına kesintisiz ve gecikmeksizin ulaştırılması amacıyla BOTAŞ tarafından yapılacak doğalgaz boru hattı güzergahında kalan uyuşmazlığa konu taşınmazların acele kamulaştırılmasında kamu yararı bulunmakta ise de, tarım arazisi niteliğindeki bu taşınmazların tarım dışı amaçla kullanım iznine yönelik olarak alınmış bir karar bulunmadığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu Daire kararının bozularak, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının, uyuşmazlığa konu taşınmazlar yönünden, iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.