Danıştay 5. Daire, 375 sayılı KHK ile FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle kamu görevinden çıkarılma davasında ankesörlü hat aramalarını değerlendirerek temyizi reddetti.
Özet: Danıştay, FETÖ/PDY ile iltisakı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan davacının, sabit ve ankesörlü hatlardan yapılan aramaların örgütsel nitelikte olmadığı, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet bulunmadığı ve terör örgütü kabul tarihinden önceki faaliyetlerden sorumlu tutulamayacağı yönündeki iddialarına karşın, ceza yargılaması neticesinde davacının FETÖ/PDY mensuplarınca haberleşmede kullanıldığı belirlenen sabit hatlardan ardışık olarak askeri kişilerle arandığı, bu kişilerin de örgütle iltisaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, kamu görevinden çıkarma işleminin iptali isteminin reddine yönelik alt derece mahkemesi kararını onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/14953Karar No : 2025/8696 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... -E Tebligat-İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı KHK'nın Geçici 35-B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı sosyal haklarının iadesine, parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, sabit ve ankesörlü hatlardan yapılan aramaların örgütsel bir arama olmadığı, söz konusu aramaların ardışık veya periyodik arama olarak nitelendirilemeyeceği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, FETÖ/PDY'nin 15 Temmuz 2016 tarihinde terör örgütü olarak kabul edildiği, bu tarihten önceki faaliyetlerden sorumlu tutulamayacağı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında yer alan; "... Sanık ...'ın son olarak Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Hava Savunma Tabur Komutanlığı'nda üstteğmen olarak görev yaptığı, Konya C.Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında yapılan inceleme sonucu düzenlenen HTS analiz raporuna göre, sanığın adına kayıtlı kendi kullanımında olan ... numaralı hattın Konya ilinde kurulu bulunan; ... ... nolu sabit hattan 24/09/2014 tarihinde saat 22:32:32, 22:32:43 ve 22:33:15'de arandığı, aynı tarihte aynı sabit hattan saat 22:31:32, 22:31:53, 22:33:23, 22:34:31 ve 22:34:39'da kaydı tespit edilemeyen şahsın, aynı tarihte aynı sabit hattan saat 22:34:05'de H.K. isimli asker şahsında arandığı, ... ... nolu sabit hattan 25/04/2015 tarihinde saat 22:48:30'da arandığı, aynı tarihte aynı sabit hattan saat 22:48:40, 22:48:41 ve 22:50:09'da kaydı tespit edilemeyen şahsın, aynı tarihte aynı sabit hattan saat 22:50:00'da M.Y. isimli asker şahsında arandığı, ... Bu haliyle 24/09/2014 ve 25/04/2015 tarihlerinde yapılan aramaların Yargıtay 16.Ceza Dairesinin belirlediği kriterlere uygun, ardışık mahiyetli olduğunun yani "aynı gün ard arda, farklı asker kişilerin aranması suretiyle" yapıldığının tespit edildiği, bu şekilde sanığın, Konya ilinde kurulu bulunan ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca haberleşmede kullanıldıkları belirlenen sabit (ankesörlü/kontörlü) hatlardan, 2014 ve 2015 yılları içinde asker şahıslarla birlikte ardışık olarak birçok kez arandığının, aranan şahısların sanık gibi üstteğmen rütbesinde bulunduğunun, H.K. ve M.Y.'ın sanığın askeri okuldan devresi olduğunun, yine Konya'da Hava Savunma Okulunda birlikte eğitim gördüklerinin, ayrıca sanığın 2014-2015 yıllarında ... ile Konya'da aynı evde birlikte kaldıklarının, hepsi hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılama yapıldığının anlaşıldığı, Ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/164168 sayılı soruşturma dosyası kapsamında Terörle Mücadele Daire Başkanlığı "ATAÇ" programı üzerinden yapılan sorgulama sonucunda, sanığın kullanımında olan 0539 611 64 06 numaralı GSM hattının; 2011, 2012, 2013 ve 2014 yılları içerisinde Ankara ve İstanbul illeri genelinde bulunan sabit ankesörlü/kontörlü hatlardan birçok kez tekil olarak arandığınında tespit edildiği, Sanığın adına kayıtlı ve kendisinin kullandığını ikrar ettiği 0539.....06 numaralı hattın, HTS kayıtları üzerinde yapılan incelemede, haklarında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçlaması ile soruşturma yürütülen şahıslarla sıkça görüştüğünün, bu kapsamda H.K. ile 508 kez, ... görüşme yaptığının belirlendiği, ... sanığa ait HTS kayıtları ile BTK'dan gönderilen sabit hatlara ilişkin arama ve aranma kayıtlarının karşılaştırılması sonucu düzenlenen 12/05/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda, sanığın ardışık olarak arandığı bildirilen 24/09/2014 ve 25/04/2015 tarihlerindeki aramaların, ankesörlerin HTS kayıtlarına göre mevcut olduğunun bildirilmesi, yine HTS analiz raporu incelendiğinde, 11/09/2014 ve 23/05/2015 tarihlerinde, sanığın kullandığı "0539....06" telefon numarası arandıktan sonra, bu numaranın başına "145" eklenmek suretiyle "..." şeklinde arama yapılması suretiyle, geri arama tuşu ile son aranan numaranın tespitinin önlenilmeye çalışılması, her kadar aranan kişinin kimliği tespit edilememiş ise de; sanığın birlikte arandığı "..." , "..." ve "..." telefon numaraların birbirine benzer olması, yine "0554.....23" numara arandıktan sonra, numaranın başına "145" eklenmek suretiyle ".......23" şeklinde arama yapılması, bu şekilde yapılan aramaların itirafçı beyanlarına göre örgütün mahrem yapılanmasında uygulanan ve en son aranan numaranın tespitini önlemek için yapılan bir uygulama olduğu ..." tespitleri dikkate alındığında, örgütün örgütsel amaçlı haberleşme metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu anlaşılan davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.