Danıştay, 375 sayılı KHK ile FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle kamu görevinden çıkarılma kararını, kesinleşmiş mahkumiyet ve tanık ifadeleriyle onadı.
Özet: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacının, işlemin iptali talebiyle açtığı davanın istinaf yoluyla reddedilmesi üzerine yaptığı temyiz başvurusu değerlendirilmiştir; davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu ve ceza yargılamasındaki tanık beyanları ile diğer delillerin, davacının FETÖ/PDY ile güçlü iltisak ve irtibatını ortaya koyduğu tespit edilmiştir; bu çerçevede, bölge idare mahkemesinin davacının kamu görevinden çıkarılma işlemine karşı açtığı davanın reddi yönündeki kararının hukuka uygun olduğu kabul edilerek, temyiz istemi reddedilmiş ve kararın belirtilen ek gerekçelerle birlikte onanmasına kesin olarak karar verilmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/14476 E.  ,  2025/8694 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/14476
Karar No : 2025/8694
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
-E-Tebligat-
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
-E-Tebligat-
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, sabit ve ankesörlü hatlardan yapılan aramaların örgütsel bir arama olmadığı, söz konusu aramaların ardışık veya periyodik arama olarak nitelendirilemeyeceği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında hapis cezası verildiği ve anılan cezanın Yargıtayca onanarak kesinleştiği, hükümlü olarak cezaevinde bulunan davacının 15/03/2024 tarihinde tahliye edildiği, bu nedenle hali hazırda kısıtlılık halinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... Dosya kapsamında tanık olarak dinlenen B.Ö.'in uzun, ayrıntılı ve tutarlı beyanlarından da anlaşılacağı üzere sanığın askeri okul dönemindeyken takibini kendisinin yaptığı, sanığın takibinin Tokat ilinden gerçekleştirildiği, örgüt içerisinde sanığın ... Kod adı kullandığı, sanıkla okul döneminde buluştuğu, bu buluşmalarda örgüt lider Fetullah Gülen'in kitaplarının da okunduğu, videolarının izlendiği, sanığın takibi ile ilgili örgüt içerisinde "doktor"u konumundaki ... Kod M.İ.'ye rapor verildiği, Elazığ'da ve Ankara'da sanığın takibini yaptığı, Elazığ'da yaz izinlerinin üçte ikisinin örgüt tarafından takip edilerek ailesine gitmeden geçirildiği ve bu sürecin kendisi tarafından yönetildiği, Ankara'daki buluşmalar için evi M.İ.'nin ayarladığı, evlerin büyük bir gizlilik içerisinde seçildiği, önceden kendisinin de evleri bilmediği, sanığı buluşma öncesinde ankesörlü telefondan aradığı anlaşılmıştır. ... Tanık M.Z.'in beyanlarından da anlaşılacağı üzere sanığın kendisiyle ve M.E.Ç. ile birlikte 2015-2016 yıllarında Bando Okulu eğitiminde örgüte müzahir evde kaldığını, evde sivil bir şahıs tarafından takip yapıldığı, evde sohbetler düzenlediğini, sohbet düzenleyenin örgüt lideri Fetullah Gülen'in kitaplarını okuduğunu, sohbet düzenleyenin sohbetlere gelmeden önce sanık Cemal'e haber verdiğini beyan etmiştir. ..." şeklindeki tanık beyanları, dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.