İş sözleşmesinin istifa yoluyla feshi, ihbar tazminatı ve pandemi döneminde ödenen ücret avansının iadesi taleplerine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: İşveren, istifa eden işçisinden ihbar süresine uymaması nedeniyle ihbar tazminatı ile pandemi döneminde verilen ücret avansının iadesini talep ederken; işçi, ibranameye dayanarak ve işverenin kısa çalışma ödeneği yerine avans ödemesi gibi kötü niyetli davrandığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesi avans talebini kısmen kabul edip ihbar tazminatını reddetmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi istifanın irade fesadına uğratıldığına dair delil olmadığı gerekçesiyle işverenin tüm taleplerini kabul etmiş, bunun üzerine işçi avukatı ibraname ve işverenin kötü niyet iddialarını yineleyerek kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2500 E., 2025/2364 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 2. İş MahkemesiSAYISI : 2021/120 E., 2023/164 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 01.04.2019 tarihinde çalışmaya başladığını, 07.01.2021 tarihinde davalı Şirkete e-posta göndererek işinden istifa ettiğini, müvekkili tarafından istifanın ihbar süresi sonuna kadar çalışması şartı ile kabul edildiğini, davalı tarafından ihbar öneline uyulmadığını, bu nedenle çıkışının 15.01.2021 tarihinde ... Kurumu'na (...) bildirildiğini, davalı tarafından ihbar tazminatının ödenmediğini, pandemi döneminde çalışanlara katkı sağlamak amacıyla 01.04.2020-30.11.2020 tarihleri arasında ödenen ücret avansı olduğunu, bu avansın da iadesi gerektiğini belirterek ihbar tazminatı ile avans ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 15.02.2021 tarihli ibraname olmasına rağmen davacı tarafından ihbar tazminatı talep edildiğini, işten çıkıştan bir ay sonrasında ibraname düzenlendiğini, davacının kısa çalışma ödeneğine başvurabilecekken hem...'dan ödenek temin eden hem de işçileri çalıştırarak avans adı altında ödeme yaptığını, kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işçiye Şirketin insan kaynakları müdürü.... tarafından 11.01.2021 tarihinde gönderilen e-posta ile ihbar süresinin bitiş tarihi olan 17.02.2021 tarihinde sona ereceği, bu tarihten önce ayrılması hâlinde ihbar süresinden kalan süreleri ödemesi gerektiğine dair e-posta ile ihbar tazminatı talep edildiği iddia edilmiş ise de anılan e-postanın davalı işçiye ulaştığına ve davalı işçi tarafından anılan e-postanın okunup haberdar olunduğuna ve buna rağmen ihbar suresinin doldurulmadığına dair somut delil sunulmadığı, dosyaya sunulan 04.01.2021 tarihli Yönetim Kurulu kararına göre Nisan/2020 sonrasında kısa çalışma ödeneği ile kısmen ödenen aylıkların farkının personele ücret avansı olarak ödendiği, 01.01.2021 tarihi itibarıyla normal çalışmaya geçildiği için 2021/4 döneminden itibaren 6 aylık periyotta eşit taksitler hâlinde kazançlarından düşülmesine karar verildiği, dinlenen tanık beyanlarının da anılan Yönetim Kurulu kararının içeriğini doğruladığı ve anılan dönemdeki ödemelerin ileride geri ödenmek üzere yapıldığının işçilere bildirildiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 15.01.2021 tarihi itibarıyla istifa suretiyle iş sözleşmesini feshettiği, davacı tarafından feshin anlaşma suretiyle gerçekleştirildiği ve istifa dilekçesinin iradesi fesada uğratılarak imzalatıldığı hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Müvekkiline işten çıkışı verildikten bir ay sonra ibraname imzalatıldığını, 2. Davacının kısa çalışma ödeneğine başvurabilecekken iken hem...'dan ödenek temin eden hem de işçileri çalıştırarak avans adı altında ödeme yaptığını ve kötü niyetli olduğunu, ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacı tarafından yapılan avans ödemelerinin iadesine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Somut olayda davacı, davalı işçinin 01.04.2019 tarihinde çalışmaya başladığını, 07.01.2021 tarihinde davalı Şirkete e-posta göndererek işinden istifa ettiğini, müvekkili tarafından istifanın ihbar süresi sonuna kadar çalışması şartı ile kabul edildiğini, davalı tarafından ihbar öneline uyulmadığını, bu nedenle çıkışının 15.01.2021 tarihinde SGK'ya bildirildiğini, davalı tarafından ihbar tazminatının ödenmediğini beyan ederek ihbar tazminatı ile avans ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, 15.02.2021 tarihli ibraname olmasına rağmen davacı tarafından ihbar tazminatı talep edildiğini, işten çıkıştan bir ay sonrasında ibraname düzenlendiğini, davacının kısa çalışma ödeneğine başvurabilecekken hem...'dan ödenek temin edip hem de işçileri çalıştırarak avans adı altında ödeme yaptığını belirterek davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi davacı tarafından davalı işçiye Şirketin insan kaynakları müdürü.... tarafından 11.01.2021 tarihinde gönderilen e-posta ile iş sözleşmesinin ihbar süresinin bitiş tarihi olan 17.02.2021 tarihinde sona ereceği, bu tarihten önce ayrılması hâlinde ihbar süresinden kalan süreleri ödemesi gerektiğine dair e-posta ile ihbar tazminatı talep edildiği iddia edilmiş ise de anılan e-postanın davalı işçiye ulaştığına ve davalı işçi tarafından anılan e-postanın okunup haberdar olunduğuna ve buna rağmen ihbar suresinin doldurulmadığına dair somut delil sunulmadığı, dosyaya sunulan 04.01.2021 tarihli Yönetim Kurulu kararına göre Nisan/2020 sonrasında kısa çalışma ödeneği ile kısmen ödenen aylıkların farkının personele ücret avansı olarak ödendiği, 01.01.2021 tarihi itibarıyla normal çalışmaya geçildiği için 6 aylık periyotta eşit taksitler hâlinde kazançlarından düşülmesine karar verildiği gerekçesiyle ihbar tazminatı talebinin reddine, avans ücretinin kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacının 15.01.2021 tarihi itibarıyla istifa suretiyle iş sözleşmesini feshettiği, davacı tarafından feshin anlaşma suretiyle gerçekleştirildiği ve istifa dilekçesinin iradesi fesada uğratılarak imzalatıldığı hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki verilen karar dosya kapsamı ile örtüşmemektedir. Somut olayda, Mahkemece ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesinde hata yoktur. Öte yandan, davacı işveren tarafından Covid-19 salgını döneminde kısa çalışma uygulamasının gerçekleştirildiği, bu kapsamda davalı işçiye kısa çalışma ödeneği ödendiği, davacı işverenin davalının gelir kaybını karşılamak için ek ödemede bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu işyerinde tam çalışmaya geçildikten sonra davacı işveren tarafından kısa çalışma döneminde ödenen ek ödemenin avans niteliğinde olduğu belirtilerek yapılan ödemenin iadesine ilişin Yönetim Kurulu tarafından karar alınmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, kısa çalışma döneminde yapılan ek ödemenin tam süreli çalışmaya geçildikten sonra iade edilmek üzere avans niteliğinde olduğu yönünde herhangi bir delil yoktur. Bu hâliyle, davacı işveren tarafından bu uygulamadan tek taraflı dönülmek suretiyle yapılan ödemenin avans gibi nitelendirilerek iadesi istenemez. Hâl böyle olunca söz konusu ödemenin iadesine ilişkin talebin reddi gerekirken kabulü edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.