Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin trafik kazası sonucu meydana gelen iş gücü kaybı, destekten yoksunluk ve manevi tazminat taleplerini inceleyen istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu yaya olarak ağır yaralanan bir şahıs ile eşi ve çocuklarının, kaza nedeniyle uğradıkları iş gücü kaybı, destekten yoksunluk, bakım giderleri ve manevi zararların tazmini talebiyle açtıkları maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesidir; davacılar, kaza mağduru müvekkillerinin %97 bedensel hasar nedeniyle sürekli bakıma muhtaç hale gelmesi sonucu tüm ailenin yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için çeşitli maddi ve manevi tazminat kalemleri talep ederken, davalılar davanın reddini veya sorumluluklarının poliçe limitleri ve kusur oranına göre sınırlandırılmasını savunmaktadır.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:30/01/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:17/06/2020ASIL DOSYA YÖNÜNDENDAVA:Maddi ve Manevi TazminatBİRLEŞEN DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... Esas ... Karar SAYILI DOSYASI YÖNÜNDENDAVA:Maddi TazminatGEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:28/02/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl Dosya Yönünden;DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin 26/12/2014 günü Denizli İli ... İlçesi, ... Mahallesi ... Caddesi üzerinden ... Sokak istikametinde yaya kaldırımında yürümekte iken davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç tarafından çarpılmak suretiyle maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının mağduru olduğunu, davacı müvekkillerinden ...'in trafik kazası mağduru ...'nin eşi olduğunu, bundan sonraki yaşamında sürekli hayat arkadaşı ve eşi ...nin bakıcısı ve yardımcısı gibi hayatına devam edeceğini, ömür boyu bu şekilde yaşamasının maddi ve manevi karşılığını telafuz etmenin mümkün olmadığını, beyan ederek davalılar ... ve diğer davalı ...'tan 150.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen, davacı müvekkilin iş gücü kaybı nedeniyle 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ... için davalılar ... ve diğer davalı ...'tan 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen, davacı müvekkilin destekten yoksun kalması nedeniyle 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, davacı müvekkili ... için, davalılar ... ve diğer davalı ...tan 40.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı müvekkilinin destekten yoksun kalması nedeniyle 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı müvekkili küçük ... için, davalılar ... ve diğer davalı ...tan 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen, davacı müvekkilinin destekten yoksun kalması nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen maddi tazminat talepleri yönünden davalılardan müştereken ve müteselsilen dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, davacı müvekkiller lehine hükmedilecek manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve dayanaksız davacı taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; şirket aleyhine açılmış davanın reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar Sayılı Dosyası Yönünden; DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 26/12/2014 günü Denizli İli ... İlçesi, ... Mahallesi ... Caddesi üzerinden ... Sokak istikametinde yaya kaldırımında yürümekte iken davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç tarafından çarpılmak suretiyle maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının mağduru olduğunu, davacı müvekkili adına davalılara karşı Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davanın halen derdest olduğunu, bu davanın davacı müvekkilinin geçirdiği trafik kazası sonucu uğradığı zarar nedeniyle oluşan destekten yoksunluk ve davacı müvekkili ve eşi ile müşterek çocukları adına açılmış manevi tazminat davası konulu olduğunu, bu nedenle davacı müvekkilinin davaya konu trafik kazası nedeni ile oluşan %97 oranındaki bedeni hasara dayalı oluşan bakıma muhtaçlıktan kaynaklanan bakım gideri olarak oluşan zarar için şimdilik 101.845,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyerek yasal faizi ile birlikte; tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılmış aynı nitelikteki Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan davanın henüz neticelenmediğini, halen sürmekte olan derdest dosya söz konusu olduğundan bu davayı açmanın hukuki hiçbir yararının olmadığını, davacı tarafın dava değeri olarak belirlemiş olduğu hayat boyu bakım giderinin fahiş olup müvekkili davalıların ekonomik durumunu dikkate alınarak belirlenmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olacağını, beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket hakkındaki davanın reddine, aksinin kabulü halinde sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmediğini ve dava açılmasına sebebiyet vermediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacılar ..., ... ve ...ün davalılar aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı adı altında maddi tazminat davası açmışlardır. Destekten yoksun kalma tazminatı; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinin 3. bendinde düzenlenmiş olup, “Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların tazmini gerekmektedir”. Bu maddeye göre, haksız fiilin doğrudan doğruya muhatabı olmayan, ancak bu haksız fiil nedeniyle ortaya çıkan ölüm olayından zarar gören ya da ileride zarar görmesi güçlü olasılık içinde bulunan kimselere tazminat hakkı tanınmıştır. Somut olayda, davacıların desteği olan ... hayatta olup, ölüm olayı gerçekleşmediğinden; davacıların destek zararlarının oluşmadığı, davacı ... ...ün bakım giderleri hesaplanmış olup, 762.321,28 TL tazminat hesabı yapılmıştır. Davacıya sigorta şirketi tarafından 07/04/2016 tarihinde 166.157,37 TL bakıcı gideri tazminatı ödenmiştir. Yerleşik Yargıtay İçtihatları uyarınca yasal faizler ölçüsünde yapılan ödeme güncellenerek 219.442,09 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiş olup, bu bedel hesaplanan toplam tazminat tutarı olan 762.321,28 TL den mahsup edildiğinde davacının bakiye zararının 542.879,19 TL olduğu anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketinin kaza tarihindeki bakıcı giderleri yönünden sigorta limitinin 268.000,00 TL olduğu, sigorta şirketi tarafından yapılan 166.157,37 TL mahsup edildiğinde davalı sigorta şirketinin 101.842,63 TL zarardan sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında bakıcı giderleri yönünden 04/03/2016 tarihinde "Sulh Protokolü-İbraname" başlıklı belge düzenlenmiş olup, bu belge uyarınca davalı sigorta şirketi tarafından 166.157,37 TL bakıcı gideri ödenmiştir. Bakıcı giderlerine ilişkin maluliyet tazminatı öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanmış olup, ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında KTK'nın 111. maddesinde belirtildiği şekilde fahiş bir fark olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davacı tarafından daha önce verilen ibranamenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilerek, rapor tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminat tutarından, davalı tarafından yapılan ödemelerin güncellenerek düşülmesi sonucunda sigorta poliçesi kapsamında davacının bakiye bakıcı gideri zararının 101.842,63 TL olduğu anlaşılmakla; ibranamenin iptali gerekmiştir." gerekçesiyle "davacı ... 'ün sürekli iş görmezlik tazminatı nedeniyle davalı sigorta şirketi aleyhine açtığı davadan feragat etmiş olması nedeniyle davanın reddine, davacılar ..., ... ve ...'ün davalılar aleyhine açtıkları maddi tazminat istemli davalarının reddine, davacı ... 'ün davalılar ... ve ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasının kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile, davacı ... için 25.000,00 TL , davacı ... için 20.000,00 TL davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bu dosya ile birleşen mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında açılan davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 101.845,00 TL (davalı sigorta şirketi poliçe bakiye limiti olan 101.842,63 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, asıl ve birleşen dosya davacılar vekili ile asıl ve birleşen dava davalısı ... vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Asıl ve birleşen dosya davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ... 'ün kazada kusursuz olduğunu, ve davalı sürücü ...'ın tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkili ... 'ün %100 engelli hale geldiğini, bunun yanısıra ülkemizin ekonomik koşulları ile paranın satın alma gücü ve tarafların sosyal-ekonomik durumları manevi tazminat belirlenirken göz ardı edildiğini, ayrıca tahkikat aşamasında maddi tazminatlara ilişkin alınan raporlarda 762.321,28TL'lik işgöremezlik tazminatı ile 542.879,19TL bakıcı gideri maddi tazminatlarının hesaplandığı ve mahkemenin de itibar ettiği bu raporlar sonucunda, yani toplamda 1.305.200,47 TL tutan maddi tazminatın karşısında toplamda 70.000,00 TL'ye ulaşan manevi tazminatın hakkaniyetsiz ve tatmin duygusundan uzak olduğunu, verilen manevi tazminat toplamının müvekkili ... 'ün hak etmiş olduğu maddi tazminatın %5'ini dahi oluşturmadığını, bu durum bile verilen manevi tazminatın maddi tazminat karşısında ne kadar orantısız ve ne kadar caydırıcılıktan uzak olduğunun ispatı olduğunu, paranın karar tarihi itibariyle satın alma gücü de değerlendirildiğinde davanın ilk açıldığı 2015 yılında dava dilekçemizde ... için istenen 150.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL'nin dahi yargılamanın uzunluğu nedeniyle artık tatmin gücünü yitirmiş durumda olduğunu, manevi tazminat miktarlarının müvekkillerinin çektiği elem, ızdırap, acı ve kederi karşılayamayacağı sabit olduğundan manevi tazminatların davacılar için çok düşük miktarda ve tatmin amacını yitirmiş olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Asıl ve birleşen dosya davalısı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, çünkü müvekkilinin yavaş hızda ilerlediğini ve yağışlı hava nedeniyle temkinli hareket ettiğini, müvekkilinin gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen talihsiz kazanın meydana gelmesinde önünde durmakta olan plakasını göremediği beyaz ... marka aracın ani bir şekilde durmasının sebep olduğunu, müvekkilinin trafik kurallarını ihlal etmemiş olmasına ve kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebeple kaza meydana gelmesine rağmen tüm kusurun müvekkiline yükletilmesinin yanlış olduğunu, kusur hususunda yerel mahkemeden bilirkişi raporu aldırılmış olup dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda; müvekkilinin asli kusurlu olduğunu, yaya ... 'ün ise kusurunun olmadığı kanaatine varıldığını, aynı zamanda işbu dava dosyası kapsamında düzenlenen trafik bilirkişi raporunda; müvekkilinin %100 kusurlu olduğunu, yaya ... 'ün ise kusurunun olmadığı kanaatine varıldığını, her ne kadar yaya ... 'ün kusurunun olmadığı belirtilmişse de ... tarihli bilirkişi raporunun ekinde sunulan fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere yaya ... 'ün, yaya kaldırımında olmadığını, ayrıca karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı belirtilse de görüldüğü üzere karşıya geçmek için yaya geçidini kullanmadığını, hesaplama yapılırken 01/07/2014 - 26/06/2019 tarihleri arasındaki işlemiş dönem kazancın hesaplanmasının yanlış olduğunu, kaza tarihinin 26/12/2014 olup hesap başlangıcının bu tarih olması gerektiğini, henüz 26/06/2019 tarihinin gelmemiş dolayısıyla en azından işbu raporun düzenlendiği tarihin esas alınması gerektiğini, bu sebeple fazla hesaplama yapılmış olup bu hususun kabulünün mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesinin yukarıda numarası yazılı kararının eksik inceleme sonucu alındığını, ayrıca bilirkişi raporlarındaki çelişki ve itirazlarının değerlendirilmemesi dolayısıyla usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Asıl dava, iş göremezliğe dayalı maddi tazminat istemi ile birlikte manevi tazminat istemine ilişkin olup; birleşen dava ise bakım gideri tazminatına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Somut dosya incelendiğinde; 26/12/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında dosya davacısı ... 'ün adına kayıtlı ... plaka sayılı aracının .... sokak üzerinde bulunan yol kenarına park ettikten sonra yolun karşısına geçmek istediği esnada davalı ...'ın sevk ve idaresinde olan, yine diğer davalı ...'ın araç işleteni olduğu ... plaka sayılı aracının yağışlı havada aracının kontrolünü kaybederek önce davacı ...'ye daha sonra ise davacının aracına çarpması ile olayın meydana geldiği, ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen dosya kapsamında yapılan yargılama sonucunda asıl davada davacı ...'nin sigorta şirketine yönelik iş göremezliğe bağlı maddi tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine, diğer davacıların ise maddi tazminat isteminin esas yönünden reddine, davacı ...'nin davalılar ... ve ...'ye yönelik maddi tazminat isteminin kabulüne, davacıların manevi tazminat isteminin davalılar ... ve ... bakımından kısmen kabulüne ve birleşen davada davacının bakım giderine yönelik tazminat isteminin kabulüne karar verilmiş, karara karşı asıl dosya davacıları tarafından asıl dosyada yer alan manevi tazminata dair karar bakımından yukarıda belirtilen gerekçeler ile istinaf isteminde bulunulmuş, yine davalı ... tarafından ise hem asıl hem de birleşen dava bakımından yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır. Dosyada yer alan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun 06/06/2018 tarihli bilirkişi raporu dikkate alındığında kaza tarihi olan 26/12/2014 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği dışında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacı ...'nin kaza nedeniyle %100 oranında malul olarak kabul edilmiş ve yine aynı raporda başka birisinin sürekli bakımına muhtaç olduğu tespit edilmiştir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Eldeki dosyada; kaza sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan 06/06/2018 tarihli Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporunun, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamına göre hazırlandığı ve davacının kazadan kaynaklı maluliyet oranının %100 olduğu rapor edilmiştir. 26/12/2014 kaza tarihi itibari ile “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” yürürlükte olup; davacının maluliyetinin, bu yönetmelik hükümleri ile ancak %60’ın altında olması halinde gerekçeleri yazılmak suretiyle kıyas yoluyla 2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ekindeki cetvellere göre belirlenmesi gerekmekte olup, davacının maluliyetinin %100 olduğu belirlenmesine rağmen maluliyet tespiti işlemleri yönetmeliği hükümlerine göre raporun tanzim edilmemiş olması doğru görülmemiştir. Bu durumda ilk derece mahkemesi tarafından; yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” hükümlerine göre, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı ile bakım gideri tazminatı bakımından sürekli bakıma ihtiyacının bulunup bulunmadığı yönünde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi asıl ve birleşen dosya yönünden usul ve yasaya uygun bulunmamıştır. Diğer taraftan asıl dava dosyası bakımından dosyada yer alan ... tarihli aktüerya bilirkişi raporunda sürekli maluliyet zararı hesabı bölümünde işlemiş dönem kazancı başlangıcının haksız fiil tarihi 26/12/2014 olmasına rağmen 01/07/2014 tarihi esas alınarak hesaplama yapılması hatalı olup, buna göre sürekli maluliyete dair bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun asıl dosya bakımından hükme esas alınması doğru görülmemiştir.6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi uyarınca hakimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.Somut olaya gelince; davacı ... ' ün meydana gelen trafik kazası sonrasında başka birinin sürekli bakımına sürekli muhtaç kalacak nitelikte malul kaldığı mahkemece belirlenmesine ve davalı araç sürücüsünün olayın meydana gelmesinde tam kusur olduğu bilirkişi raporu ile belirlendiği halde tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile paranın alım gücü ve haksız fiilin davacılar üzerinde bıraktığı etki ile yukarıda anılan ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat tutarları çok azdır. Asıl dava yönünden davacılar vekilinin istinaf isteminin bu yönden yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.Müzekkere yazılarak dosya kapsamına alındığı anlaşılan Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının dosya içresinde yer almaması ve UYAP sistemi üzerinden belge ve kayıtlarının da eklenmemiş olması doğru görülmemiş olup, tüm bu anlatılanlar gereği ilk derece mahkemesince yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra asıl ve birleşen dava bakımından toplanan deliller nazara alınarak taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış haklar dikkate alınmak kaydı ile bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenlerden dolayı davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Asıl ve birleşen dosya davacılar vekili ile asıl ve birleşen dava davalısı ... vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin ayrı ayrı istinaf başvurularının ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2020 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde yatıran taraflara İADESİNE, 5-İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi....