Ankara Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi, terlik tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasfı ile ilgili tescil iptali davasını karara bağladı.
Özet: Bu hukuki evrak, kurdele motifli bir terlik tasarımının tescilinin, benzerlik iddiasıyla kısmen iptal edilmesi üzerine açılan bir davayı konu almakta; davacı, tasarımının özgün ve ayırt edici olduğunu, benzerlik iddialarının asılsız olduğunu ileri sürerken, davalılar ise tasarımın yenilik ve ayırt edicilikten yoksun olduğunu, sundukları eski tasarımlarla birebir benzerlik gösterdiğini savunarak iptal kararının yerindeliğini vurgulamakta, bilirkişi raporunun da belirli bir "pembe terlik" görseli ile davaya konu tasarım arasında tam benzerlik tespit ettiği karmaşık bir sınai mülkiyet uyuşmazlığına işaret etmektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/96 Esas - 2026/185
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A RESAS NO : 2025/96KARAR NO : 2026/185DAVA : Tasarım ... sayılı ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 23/01/2020KARAR TARİHİ : 27/04/2026 Yazım Tarihi: 07/05/2026İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE:Müvekkilinin ... sayılı tasarım başvurusuna karşı davalı tarafın itirazları sonucunda müvekkili başvurusunun .... nolu tasarım bakımından iptal edildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkili tasarımına benzer olduğu iddia edilen tasarımların, müvekkili tasarımları ile en ufak bir benzerliğinin dahi bulunmadığını, tasarımlarda ortak olan kurdele figürünün mutat ve kimsenin tekeline bırakılabilir olmadığını, müvekkili tasarımının bu nedenle ayırt edici olduğunu, tasarımların renk ve tertip tarzlarının farklı olduklarını, terlik tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcılarının bilinçli tüketiciler olduklarını, bu kişilerin tercihlerini rastgele ve bilinçsiz olarak gerçekleştirmediklerini, seçenek özgürlüğünün kısıtlı olduğunu, davalı firmanın, ... kararı sonrasında kendilerinin ... tasarıma başvuruda bulunduklarını, iddia ederek ... sayılı tasarım yönünden verilen ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı Firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edici nitelik kriterlerine haiz olmadığını, itirazlarına dayanak gösterdikleri 2012-2013 sezon katalogunda yer alan tasarımların dava konusu tasarımın aynısı olduğunu, terliğin taban kısmının üst yüzeyindeki tırtıklı yapı, topuk yanlarından başlayıp öne doğru yükselerek gelen örgülü yapıdaki yan saya kısımları, terliğin ön tarafındaki kurdele şeklindeki ön saya kısmının birebir ... olduğunu, aralarında kesinlikle bir fark bulunmadığını, sundukları delillerin dava konusu tasarımlardan daha önceki tarihli olduklarını, yine ayrıca müvekkilinin ... Katalogundaki ... nolu ürünün de dava konusu tasarım ile çok yakın benzerlikte olduğunu, farkların yalnızca detaylarda olduğunu, savunarak davanın reddini talep etmiştir.ÖNCEKİ YARGILAMA ;Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın ... sıra sayılı başvuru tasarımının ... kararında belirtilen ürünler açısından bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunup bulunmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 22/11/2019 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 23/01/2020 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun ... sayılı kararında; ''... sıra numaralı tasarım ile itiraz ekinde sunulan ve 25/09/2016 tarihini içeren İnternet çıktısında yer alıp itiraza gerekçe gösterilen pembe renkli terklik ''...'', ''...'' markalı terlik ise genel izlenim itibariyle benzer görülmüş olup söz konusu tasarımın yenilik ve ayırt edici nitelikten yoksun olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca ... sıra numaralı tasarım ile söz konusu belgede yer alıp itiraza gerekçe gösterilen ürün genel izlenim itibariyle farklı görüldüğü gibi, ... ve .... sıra numaralı tasarımlar ile itiraza gerekçe gösterilen ürünler de genel izlenim itibariyle farklı görülmüştür. İtiraz ekinde sunulan ... 2012/2013 kataloğu ilgili Yönetmeliğe uygun olmadığı için dikkate alınmamıştır. Karar: İtirazın kısmen kabulüne ve ... sıra numaralı tasarımın tescillinin iptaline ve ... sıra numaralı tasarımın tescillinin devamına oybirliği ile karar verilmiştir. " ifade edilmiştir. 18/02/2021 tarihli raporda ÖZETLE:" Dava konusu tasarımın siyah beyaz olarak başvuru konusu edildiği, tasarımın üst, alt ve yan profil detaylarını gösterir görsellerinden ürünün terlik/sandalet modelinde tabanı bulunan,ayağa kordon ve kayışla bağlanan açık yapılı olduğu, taban kısmının hasır yapılı olduğu, yine topuktan ön kısma doğru uzanan örgü yapılı kayışının bulunduğu,bu örgü yapının ayak uç kısmında yer alan ve üzerine kurdela motifi bulunan bir banta bağlandığı görülmektedir.Redde gerekçe tutulan ve 25.09.2016 tarihinde kamuya sunulduğu iddia edilmekle birlikte ilgili görselin hangi kaynaktan alındığı noktasında heyetimizce bir teyit gerçekleştirilememiş olan Çince dokümandaki pembe terlik görselinin dikkate alınması halinde, ilgili terliğin de taban, topuktan ön kısma doğru uzanan örgü yapı ve ayak uç kısmındaki kurdele yapısının, dava konusu tasarım ile birebir ... olduğu görülmektedir. Tablodaki görsellerden yararlanılarak bir karşılaştırma yapıldığında, taraf tasarımlarında, tasarımın bütününe hakim hasır görünümlü desen yapısının ... olduğu, yine taraf tasarımlarındaki örgü yapılı kayış ve kurdele bağlantısının ... şekilde olduğu, bu şekildeki bağlantı nedeniyle yan profilde oluşan boşluklu yapının her iki tasarımda da birebir ... olduğu, her iki tasarımda da kurdele yapısının orta kısmından bağcıklı standart kurdele görseli şeklinde ... olduğu, her iki tasarımda da taban üzerine konumlandırılan markaların ... bölgede ve ... formda (pena formuna benzer) yer aldıkları yine her iki tasarımda da topuk kısmını çevreleyen yan bölümlerin ... şekilde düz/tırtıksız yapıda olduğu, bununla birlikte dava konusu tasarımın yanal tabanının bir bölümünün tırtık desenli olduğu görülmekte iken ret gerekçesi tasarımda bu bölgeye ilişkin görünümün net olarak tespiti mümkün olmamıştır. Yukarıda örneklerine de yer verilen seçenek özgürlüğü gözetildiğinde, taraf tasarımları arasında mevcut olan ortak özelliklerin, farklı unsurlara nazaran çok daha güçlü bir şekilde nihai görünümü etkilediği değerlendirilmiştir.Bu tespit çerçevesinde dava konusu tasarımın, 25.09.2016 tarihli olduğu iddia edilen dokümanın değerlendirmede dikkate alınması karşısında, bu doküman karşısında, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde, seçenek özgürlüğünün genişliği de gözetildiğinde yeni ve ayırt edici olmadığı görülmüştür.Yine tabloda yer verilen mor renkli terliğin (üzerinde ... etiketi bulunan) ise hangi tarihte kamuya sunulmuş olduğuna ilişkin bir bilgi görselde yer almamakta olup değerlendirmede dikkate alınmamıştır.SONUÇ; • Dava konusu ... sayılı tasarımın, dosya kapsamına sunulan ve 25.09.2016 olduğu görselinden görülebilmekle birlikte başkaca bir belge ile teyit edilememiş dokümana konu terlik tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı,• Sair dokümanların, dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt ediciliğini etkilemediği, " şeklinde ifade edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 14.04.2021 tarih ve .... sayı ile " dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda bilgilenmiş kullanıcı nazarında dava konusu.... sayılı tasarımın, redde mesnet 25.09.2016 tarihli görsel karşısında yeni ve ayırt edici olmadığının açıklandığı, buna göre dava konusu ... kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine ," şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından İSTİNAF yoluna gidilmiş olup .....nin 22.11.2023 tarih ve .... sayı ile " dava konusu tasarımın yeniliğini kırıcı 25.09.2016 tarihini içeren internet çıktısının hangi kaynaktan alındığı belli olmadığının ve bu hususta mahkemece de bir araştırma yapılmadığının anlaşıldığı, anılan hususun tespiti için duruşma açılarak davalı şirket vekiline 25.09.2016 tarihini içerir internet çıktısını hangi kaynaktan aldığı hususunda açıklama yapması ve buna ilişkin delillerini sunması için kesin süre verildiği, süresi içinde delillerin sunulmaması halinde bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ihtar edildiği, davalı vekiline anılan hususları içeren tensip tutanağı usulünce tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir açıklama yapılmadığı gibi herhangi bir delil de sunulmadığı, bu durumda ispat yükü üzerinde olan davalı şirketin dava konusu tasarımın yeniliğini kıran ve 25.09.2016 tarihini içeren internet çıktısının kamuya sunulma tarihini ispat edemediğinden anılan belgenin delil olarak kabulünün mümkün görülmediği, davalı tarafça sunulan diğer görseller karşısında da dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunun dosya kapsamında alınmış bilirkişi raporundan anlaşıldığı, bu nedenlerle söz konusu ... kararının yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak sureti ile davanın kabulüne, ...'in 20.11.2019 tarih ve ... sayılı kararının iptaline, tescil başvurusunun kabulüne ilişkin talebin idari nitelikte bulunması nedeniyle reddine" şeklinde karar verilmiştir.Bu karar davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine ..... HD.nin 24.12.2024 tarih ve .... sayı ile ÖZETLE ;" Dava, ... kararı iptali istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince yayına itiraz eden davalı tarafından ibraz edilen bilgisayar çıktısı görselleri üzerinden inceleme yaptırılarak dava konusu tasarımın redde mesnet görsel karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu tasarımın yeniliğini kırıcı 25.09.2016 tarihini içeren internet çıktısının hangi kaynaktan alındığının belli olmadığı, bu hususta mahkemece de bir araştırma yapılmadığı, anılan hususun tespiti için duruşma açılarak davalı şirket vekiline 25.09.2016 tarihini içerir internet çıktısını hangi kaynaktan aldığı hususunda açıklama yapması ve buna ilişkin delillerini sunması için kesin süre verildiği, ispat yükü üzerinde olan davalı şirketin dava konusu tasarımın yeniliğini kıran ve 25.09.2016 tarihini içeren internet çıktısının kamuya sunulma tarihini ispat edemediğinden anılan belgenin delil olarak kabulünün mümkün görülmediği, davalı tarafça sunulan diğer görseller karşısında da dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca tasarımın yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla Kanunda sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş olup anılan hükümde tasarım için mutlak yenilik benimsenmiştir. Dairemizce de yenilik unsurunun bulunup bulunmadığı hususunun mahkemelerce resen araştırılması gerektiği kabul edilmektedir.Hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gereken işin, İlk Derece Mahkemesinde yapılan yenilik incelemesinin yeterli olmadığı saptanmış olduğuna göre yenilik kırıcı olarak dayanılan görselin internet ortamına yüklenmiş olduğu log tarihinin alanında uzman bir bilgisayar mühendisi bilirkişi marifeti ile araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesinden ibaret olduğu halde yenilik kırıcı olarak dayanılan internet çıktısının hangi kaynaktan aldığı hususunda açıklama yapılması ve buna ilişkin delillerini sunulması için davalıya süre verilmesi yeterli görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA," şeklinde karar verilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU";( 10/01/2017 yürürlük )Madde 55'te ( Tasarım ve ürün ) ; konusu düzenlenmiştir. Buna göre;Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür.Tasarım konusu ürün, (bilgisayar programları hariç) endüstriyel (makineler ) yoluyla veya elle üretilen herhangi bir nesne , birleşik bir ürün veya bu ürünü oluşturan parçaları, ambalaj gibi nesneler , birden çok nesnenin bir arada algılanan sunumlarını, grafik sembolleri ve tipografik karakterlerini ifade eder. Birleşik ürün denildiğinde ise , sökülüp takılma yoluyla değiştirilebilen veya yenilenebilen parçalardan oluşan üründür. Tasarım, bir ürün ya da ürün parçasının görünümüdür. Dolayısıyla görünmeyen bir ürünün tasarımının tescili olanaklı değildir. Bir tasarımın elde edilmesinde harcanan dikkat, çaba, tecrübe aktarımı gibi hususların tek başına bir önemi bulunmamaktadır. Tasarımın korunması için, kaliteli, estetik, faydalı ya da işlevsel olması gerekmemektedir. Ancak, tasarım koruması talep edilen görünümün, fikri veya zihni bir emek ve çabanın ürünü olması gerekmektedir.Tasarım düşüncesi, bir üründen bağımsız olarak hukukî korumadan yararlanamaz. Tasarımın koruma görmesi için mutlaka bir üründe tecessüm etmesi gerekir. Madde 56 'da( Yenilik ve ayırt edicilik ); konusu düzenlenmiştir. Buna göre;Tasarım, yeni ve ayırtedici ise kanun korumasından yararlanır.Şayet birleşik parçalardan oluşan bir üründe, bir veya birkaç parça tasarım sözkonusu ise o parça ürüne takıldığında görünür halde ise , yenilikle beraber ayırtediciliği de varsa tasarım olarak korunması mümkün olur.Bu maddede belirtilen normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder.Bir tasarım, diğer tasarımla mukayesesinde; Eğer mesnet alınan tesçilli tasarım ise onun başvuru veya rüçhan tarihinden daha önceki bir tarihte; Mesnet alınan tesçilsiz tasarım ise onun kamuya sunulduğu tarihten daha önceki bir tarihte kamuya sunulmamış ise YENİ kabul edilir.(Yenilik kriteri)Tasarımlar bilgilenmiş kullanıcı açısından sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa ... kabul edilir.Bilgilenmiş kullanıcı tasarımı mukayese ederken ; tesçilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden daha önceki bir tarihte; tesçilsiz tasarım için kamuya ilk sunulduğu tarihten daha önceki bir tarihte kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın ... kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarım AYIRTEDİCİ kabul edilir. ( Ayırtedicilik kriteri)Yenilik kavramı daha çok fiili bir duruma ilişkin olup her bir somut olayda ve somut ürün yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Bununla birlikte yenilik unsurunun varlığı için önceden hiç bilinmeyen bir görünümün elde edilmesi veya bilinen bir görünümün değişik yorumlarla ve yaklaşımla yeniden tasarlanması olgusunun varlığı gerekir. Fikri mülkiyet hukukunda taklidin yasak, esinlenmenin ise serbest olduğu gözden uzak tutulmamalıdır. Bu olgu öğretide “yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi” olarak ifade edilir (....). Yenilik unsurunun tespitinde önemli olan tasarımın dış görünümdür. Görünmeyen unsurların tasarımın yeniliğine etkisi bulunmamaktadır.Buradaki Bilgilenmiş kullanıcı; tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı olarak tanımlanmaktadır. Öğretide ise bilgilenmiş kullanıcı bir uzman olmayıp, tasarım konusu ürünleri daha önce görmüş ve bu ürünlerin ne olduğunu bilebilecek bir ara veya nihai tüketici olarak anlaşılması gerektiği ifade edilir.Bir tasarımın ayırt edici nitelikte olması, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenime göre belirlenir. Ayırt edicilik tespit edilirken ayrıntıya girilir ve detaylı inceleme yapılır. Bilgilenmiş kullanıcının nazarında, farklılığın belirgin olması aranır. Bu unsurun tespitinde dış görünüm esas alınır. Tasarım başvurusundaki tarifnamelerin bu anlamda önemi bulunmamaktadır. Zira tasarımda korunan işlevsellik değil görsel unsurdur." Madde 57 'de (1) Kamuya sunma) konusu düzenlenmiştir. Buna göre;Ürünü sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. (kamunun bilgi erişimine sunulması )Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz.Şayet tasarım, başvuru veya rüçhan tarihinden önceki 12 ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile 3.ncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez. "hükümleri yer almaktadır.YENİDEN DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE;Mahkemece taraf teşkili sağlanılarak bozma ilamına uyulmuştur.Bozma gerekçesi kapsamında" önceki bilirkişi heyetine 1 bilgisayar mühendisi ilave edilerek "yenilik kırıcı olarak dayanılan görselin internet ortamına yüklenmiş olduğu, log tarihi ne olduğu konusunda " bilgisayar mühendisi aracılığıyla inceleme yapılarak duruşmada tespit edilen uyuşmazlık, ... ve Yargıtay kararı kapsamında başvuru tasarımına yönelik yenilik kırıcı (mutlak yenilik dahil) bir unsur olup olmadığı, davacı başvurusunun yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunup bulunmadığı konularında inceleme yapılıp heyetten ek rapor alınmasına," karar verilerek heyetten ek rapor alınmıştır.26/03/2026 tarihli EK raporda ÖZETLE " İncelemeye konu internet görselinin teknik olarak bir ekran görüntüsü niteliğinde olduğu, görselin hangi internet sitesinde yayınlandığına ilişkin doğrulanabilir teknik veri bulunmadığı, görselin internet ortamına yüklenme tarihine (log tarihi) ilişkin teknik tespit yapılmasına imkân veren veri bulunmadığı, görselde yer alan ürünün üretici, marka ve model açısından teknik olarak tanımlanamadığı, hususları tespit edilmiştir. " şeklinde ifade edilmiştir.Tarafların iddia ve savunmaları , sunulan deliller, ... kararı , Yargıtay bozma ilamı, bilirkişi heyeti ek raporu ve dosya bütünü ile incelendiğinde;Davalı kurum tarafından tesis edilen ... kararı ile davacı tarafın ... sıra sayılı başvuru tasarımının ... kararında belirtilen başvuru tasarımından daha önce internet ortamına (kamuya) sunulduğu belirtilen görsel ürün nedeniyle başvuru tasarımının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunmadığı ileri sürülmüş ise de;Yargıtay bozma ilamı sonrası heyete dahil edilen bilgisayar mühendisinin de yer aldığı bilirkişi heyeti ek raporundaki " İncelemeye konu internet görselinin teknik olarak bir ekran görüntüsü niteliğinde olduğu, görselin hangi internet sitesinde yayınlandığına ilişkin doğrulanabilir teknik veri bulunmadığı, görselin internet ortamına yüklenme tarihine (log tarihi) ilişkin teknik tespit yapılmasına imkân veren veri bulunmadığı, görselde yer alan ürünün üretici, marka ve model açısından teknik olarak tanımlanamadığı, .... " şeklindeki tespitlere aynen iştirak edilerek dava konusu ... sıra sayılı başvuru tasarımının yeniliğini kırdığı ileri sürülen internet çıktısındaki ürün görselinin internet ortamına yüklenmiş olduğu log tarihi belirlenemediğinden ve bu açıdan davaya konu olan tasarımdan daha önce kamuya sunulma tarihi ispat edilemediğinden başvuru tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliği taşıdığı değerlendirilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1- Davanın KABULÜNE,2- ...'nın ... sayılı ... kararının davalı itirazının kabulü yönünden verilen kısım açısından iptaline,3- Tescil başvurusunun kabulü idari nitelikte olduğundan bu talebin ise reddine,4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin düşümü ile bakiye 561,00 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,6-Tescil başvurusunun kabulü talebi ayrı bir dava olmadığından (HGK 22/03/2026 tarih ve ....) bu talebin reddi nedeniyle davalılar lehine vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,7-Davacının bozmadan önce yaptığı; 1.800,00 TL bilirkişi ücreti, bozma sonra yapılan 10.500,00 TL bilirkişi ücreti ve bozma öncesi ve sonrası yapılan 524,50 TL yargılama gideri ve 54,40 TL harç masrafı olmak üzere toplam 12.878,90 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 Sayılı HMK'nın Geçici 3/2 madde yollaması ile, HUMK 427 vd.m. uyarınca, tebliğden itibaren 15 günlük yasal süre içinde Yargıtay’da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/04/2026 Katip .... Hakim ....E imzalıdır E imzalıdır