Onbirinci Ceza Dairesi, nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararını onarken, özel belgede sahtecilik davasını zamanaşımı nedeniyle düşürmüştür.
Özet: Yüksek Mahkeme, ağır ceza mahkemesinin sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verdiği beraat kararını, suçun yasal unsurlarının oluşmaması ve gerekçeli kararın hukuka uygun bulunması gerekçesiyle onarken, özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararını ise, sanığın sorgusunun yapıldığı tarihten temyiz incelemesine kadar kanunda öngörülen olağan dava zamanaşımının dolduğu tespit edildiğinden bozarak, yeniden yargılama yapılmasına gerek kalmaksızın bu suç yönünden kamu davasının düşmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/387 E. 2016/78 K.SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilikHÜKÜMLER : BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I- Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden kurulan hükmün incelenmesinde;Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; sanığa yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II- Özel belgede sahtecilik suçu yönünden kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığa yüklenen “özel belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 27.01.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.