Hırsızlık suçunda bozma sonrası bölge adliye mahkemesinin kurduğu yeni hükme karşı sanık müdafii temyizinin reddedilerek Yargıtayca onanması.
Özet: Sanık müdafiinin hırsızlık suçundan verilen hükmü temyiz etmesi üzerine, temyiz nedenlerinin (bozma ilamındaki hususların yerine getirilmemesi, akıl hastalığı iddialarının değerlendirilmemesi, zararı karşılama isteğinin göz ardı edilmesi ve lehe olan hükümlerin tartışılmaması) incelenmesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak yeni hüküm tesis eden bölge adliye mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığına karar verilerek temyiz talebinin reddedilip hükmün onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2026/6372 E.  ,  2026/9421 K.
"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2867 E., 2026/74 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1 maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin ''bozma ilamında açıkça belirtilen hususlar yerine getirilmeden, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu raporu alınmaksızın hüküm kurulduğuna, akıl hastalığı iddialarının değerlendirilmediğine, sanığın yargılama sırasında zararı karşılamak istediğini açıkça ifade ederek iyi niyetini ortaya koyduğuna, lehine olan hükümler hiç tartışılmadan, zarar olgusunun yalnızca aracın niteliği üzerinden değerlendirilmesi suretiyle hüküm kurulduğuna, ve lehine olan hususların gereği gibi değerlendirilmediğine '' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 32. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.