Paylı mülkiyete tabi taşınmazda haksız işgal nedeniyle açılan ecrimisil davasında intifadan men koşulu, faiz ve vekalet ücreti hesaplamalarına ilişkin temyiz taleplerinin değerlendirilmesi.
Özet: Paylı mülkiyete tabi bir taşınmazda, davacının müşterek maliki olduğu arsanın davalı tarafından narenciye bahçesi, petrol istasyonu, lokanta ve market olarak münhasıran kullanılmasına dayalı ecrimisil talebiyle açılan davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri davacının intifadan men edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermişken, davalının önceki malik olan davacının babasıyla fiili kullanım anlaşması bulunduğu, davacının iyiniyetli olmadığı, ecrimisil miktarının fahiş olduğu ve faiz uygulamasının hatalı olduğu iddialarıyla, davacının ise vekalet ücretine yönelik itirazıyla temyiz başvuruları üzerine Yargıtayın, ecrimisilin haksız işgal tazminatı niteliğinde olup hesaplamanın uzmanlık gerektirdiğine dair değerlendirmesi söz konusu olmuştur.
7. Hukuk Dairesi         2025/932 E.  ,  2026/1660 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2072 E., 2024/363 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/409 E., 2023/300 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli, davacı vekili tarafından duruşma istemsiz temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 31.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı vekilleri Avukat ...ile Avukat ... ve karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 428 parsel sayılı tarla niteliğindeki taşınmazın 14.08.2018 tarihinden beri 1/2 oranda müşterek maliki olduğunu, satın alındığından beri taşınmazın bir kısmının narenciye bahçesi olarak, bir kısının ise petrol istasyonu, lokanta ve market olarak davalı tarafından kullanıldığını belirterek ecrimisil talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından 1979 yılında alındığını ve davacının babası Hikmet Sümer tarafından hiçbir bedel ödenmemesine rağmen kardeşi olması hasebiyle taşınmazda hissedar yaptığını, müvekkilinin 04.06.1980 yılında petrol istasyonunu inşa ederek ruhsatını aldığını, davacının babası tarafından kullanımına dair hiçbir itirazının bulunmadığını, ön alım hakkının kullanılmasının önüne geçebilmek için önceki malikin payını davacıya bağış yapmış gibi göstererek muvazaalı bir şekilde devrettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davalı tarafından kullanıldığı ve davacının kullanabileceği bir alan bulunmadığı, davacı paydaş yönünden intifadan men koşulunun oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 1.869.840,51 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava değerinin 1.869.840,51 TL olduğunu, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre lehlerine hükmedilmesi gereken vekâlet ücretinin 221.587,24 TL olmasına rağmen 35.897,35 TL’ye hükmedildiğini belirterek kararın düzeltilerek onanmasını veya bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; önceki malik olan davacının babası ile müvekkili arasında kullanım alanlarının fiilen belirlendiğini, bu duruma babasının muvafakat ettiğini, davacının mevcut durumu bilerek taşınmazı bağış adı altında üzerine aldığını, dava açmakta iyiniyetli olmadığını, ecrimisil hesabının fahiş olduğunu, dava dilekçesinde talep edilen 50.000,00 TL'ye dava tarihinden, ıslah edilen kısım yönünden ise ıslah dilekçesi tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken tüm bedele dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, paylı mülkiyete tâbi taşınmazda ecrimisil istemine ilişkindir.
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat türüdür. Nitekim, 08.03.1950 gün ve 1949/22 Esas, 1950/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır.
Hemen belirtilmeli ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hâkimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun şekilde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hâl müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
Somut olayda; dava konusu taşınmazın tarla vasfında olduğu, bir kısmının portakal bahçesi, bir kısmının petrol istasyonu olarak kullanıldığı, petrol istasyonunun davacı tarafından meydana getirildiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, portakal bahçesi konusunda tarafların herhangi bir iddiasının olmadığı anlaşılmaktadır. Dosyada hükme esas alınan bilirkişi raporunun içeriğine göre, petrol istasyonu olan kısmın çevre şartlarına göre belirlenen değerinin %15’i üzerinden ecrimisil hesaplandığı, portakal bahçesi olan kısım için ilçe gıda tarım verilerine başvurularak ecrimisil hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Ne var ki, petrol istasyonunun davacı tarafından meydana getirildiğinin kabulü karşısında taşınmazın tapudaki vasfının tarla olduğu gözetilerek ecrimisil hesabı yapılması gerekirken yazılı şekildeki bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.