Tır şoförünün iş sözleşmesinin alkol kullanımı iddiasıyla haklı feshinde ispat yükü, tanık beyanları ve takograf kayıtlarının delil değeri ile temyiz kesinlik sınırı değerlendirmesi.
Özet: Kamyon şoförünün iş sözleşmesinin alkol tüketimi gerekçesiyle feshedilmesi ve işçilik alacakları davasında, ilk derece mahkemesi feshin haklı olduğuna hükmetse de, bölgesel adliye mahkemesi işverenin feshe konu alkol kullanımını somut delillerle ispatlayamadığını, görgüye dayalı tanık beyanları ve alkol tespitinin eksik olduğunu belirterek feshin haklılığını sorgulamış; ayrıca fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti gibi alacakların hesaplanmasında tanık ifadeleri yerine takograf kayıtlarının esas alınması gerektiğini vurgulamıştır.
9. Hukuk Dairesi         2026/1460 E.  ,  2026/4329 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1831 E., 2025/1985 K.
DAVA TARİHİ : 04.11.2019
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/71 E., 2022/415 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre reddedilen ve davacı tarafça temyize konu edilen toplam miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 22.10.2010 tarihinden iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği 19.12.2018 tarihine kadar davalı işyerinde tır şoförü olarak çalıştığını, son ücretinin asgari ücret ve primlerle net 4.500,00 TL olduğunu, davacının son 19 günlük ücretinin ödenmediğini, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediğini, davacının çalıştığı sürece fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izinlerini kullanmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, iş sözleşmesinin davacının çalışma saatleri içerisinde alkol aldığı gerekçesi ile haklı olarak feshedildiğini, Karayolları Trafik Yönetmeliği’ne göre davacının günde 9 saatten fazla çalışmasının mevzuata aykırı olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin davalı tarafından, davacının kullandığı tır içinde alkol alması nedeniyle sona erdirildiği, davacı tanıklarının feshe dair bir görgüleri olmadığı, davalı tanıklarının davacının kullandığı araç içerisinde alkol şişelerinin bulunduğunu ve bundan dolayı iş sözleşmesinin sona erdirildiğini beyan ettikleri, şoför olarak çalışan davacının kullanımına tahsis edilen araç içinde alkol tükettiğinin davalı tanık beyanları ile ispatlandığı, bu hâliyle yapılan feshin haklı fesih şartlarını taşıdığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiği, karşılığı ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil çalışma ücretlerinin tanık beyanları ve takograf kayıtlarına göre belirlendiği ve hüküm altına alındığı, kullandırıldığı veya karşılığı ücretlerin ödendiği ispatlanamayan yıllık ücretli izin ile son aylık ücret alacağının da kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çalışma şekli ve yaptığı iş nazara alındığında tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığı, tanık beyanlarının hesaplamaya elverişli olmadığı, bu hâlde fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin sadece takograf kayıtları esas alınarak kabul edilmesi gerektiği, davalı tarafından, davacının 14.02.2018 tarihinde işyeri sınırları dâhilinde araç içinde alkol kullanması nedeniyle ihtar edildiği, 14.12.2018 tarihinde ise amir .... tarafından araçta uyuyakaldığı ve araç içinde boş alkol şişelerinin bulunduğu gerekçesiyle 19.12.2018 tarihinde iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin savunulduğu, davalı tarafından, alkol şişelerini gören...nin tanık olarak dinletilmediği, davalı tanıklarının fesih nedeni olan olaya ilişkin görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı, davacıya yapılan bir alkol tespiti bulunmadığı, davacının bu yönde kabulünü gösteren savunması bulunmadığı, davalının davacının fesih konusu yapılan olay tarihinde alkol kullandığını ispat edemediği, bu nedenle feshin geçersiz olduğu, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerektiği, buna göre davacının brüt 44.330,23 TL kıdem tazminatı, brüt 11.749,73 TL ihbar tazminatı alacağının kabulü gerektiği ancak taleple bağlı kalınarak karar verildiği gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Alacakların zamanaşımına uğradığını,
b. Davacıya yola çıktığında ödenen harcırahın ücretin bir parçası olmadığını, ücret tespitinin hatalı olduğunu,
c. Davacının fazla çalışma yaptığında, tatil günleri çalıştığında bordrolarında karşılığı ücretlerin tahakkuk ettirilerek ödendiğini, davacının ücret bordrolarının aksi yönündeki ücret alacakları ile ilgili iddialarını ispatlayabilmesi için yazılı delile dayanması gerektiğini, davacının iddialarını yazılı delille ispat edemediğini,
d. Takograf kayıtlarına itirazları kabul edilerek takograf kayıtlarına dayalı Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ettiklerini,
e. Davacının tüm yıllık izinlerini kullandığını, ödenmeyen ücret alacağı da bulunmadığını,
f. Davacının aracında alkol şişesi ve bardağı bulunduğunu, davacının savunmasında bu durumu kabul ettiğini, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesince hatalı bilirkişi raporuna dayalı ücret tespitine ve bu hesaplara ilişkin hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiğini ileri sürmüştür.
2. Davacı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin davalı tarafından feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, ücret miktarı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile zamanaşımına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
B. Davalı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.